İllerimize Göre Yöresel Kelimeler

'Türkçe Sözlük' forumunda HazaN tarafından 1 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. yöresel kelimeler, yöresel ilginç kelimeler, ilginç bölgelere ait kelimeler

    Konya (Beyşehir yöresinden):
    Böğrülçe : Fasulye
    Enteri : Entari
    Yimenneri : Ayakkabıları
    Terezi : Terazi
    Mektep : Okul
    Döşşek : Yatak
    Musandra : Merdiven boşluğu
    Cuk cuk : Sürahi
    Gennana : Amca hanımı (gelin ana)
    İleğen : Leğen
    Ibrık : İbrik
    Pates : Patates
    Tomata : Domates
    Davar iti : Koyun köpeği
    Ne uçu : Niçin
    Garpız : Karpuz
    Teker : Tekerlek
    Gocuna : Babaanne
    Gocubba : Dede
    Sayıt : Saat
    Dakka : Dakika
    Pontul : Pantolon
    Beldenat : Diğren
    Gonne : Konya
    Tomafil : Otomobil
    Otobos : Otobüs
    Teyyare : Uçak
    Garı : Karı – kadın
    İni : Gelinin kayın biraderi
    Görümce : Damadın kız kardeşi
    Hayır : Sadaka
    Pençire : Pencere
    Aşevi : Mutfak
    Çardak : Salon
    Öndam : Balkon
    Forumdaş:forumdas
    Hanaydam : Teras
    Dam ardı : Evin arkası
    Suya gatınmak : Banyo yapmak
    Angara : Ankara
    Gelin gızgil : Dünürgil
    Viili : Şaşırmak
    İradiyo : Radyo
    İlahana : Lahana
    Keşir : Havuç
    Desdi : Testi
    Desdilik : Testi konulan yer
    Apdaslık : Banyo yapılan yer
    Samannık : Saman koyulan ter
    Zıkkım : Zakkum
    Ulen : Lan (erkekler için kullanılır)
    Leen : Kadının,kocasına hitap şekli
    Bakale : Eşlerin birbirine hitap şekli
    Bakale sana derin : Eşlerin birbirine hitabı
    Gannidere : Kanlıdere mevki
    Mezer : Mezar
    Ezen : Ezan
    Hubba : Hutbe okunan yer
    Böcü : Böcek
    Gayfe : Kahve
    Gavak : Kavak
    Dağ armudu : Ahlat
    İncir : Yemiş
    Goyun : Koyun
    Guzu : Kuzu
    Geçi : Keçi
    Goç : Koç
    Şişek : Bir yaşında kuzu
    Seyis : Bir yaşında keçi
    Düğe : Bir yaşında dişi dana
    Dana : Tana
    Celep : Öküz adayı tosun
    Garim : Gayri
    Cebel : Düğünlerde kadınları koruyan bey
    Hamırlı ekmek : Mayalı ekmek
    Şebit : Yufka ekmek
    Mıkla : Soğan yemeği
    Musagga : Domates,bulgur vs. yemek
    Haşgaş : Haşhaş
    Camız : Manda
    Dastar : Baş örtüsü
    Fes :Bayan takkesi
    Zoba : Soba
    Muharı : Baca
    Yunğ çorap : Yünden yapılmış çorap
    Boğaşşalı : Boyun atkısı
    Elcek : Eldiven
    Oyma : Duvarın oyulmasıyla içine eşya konulan yer
    Gümrük : Kulakları kısa olan koyun
    Galbır gulak : İri kulaklı koyun
    Tızzık : Koş (seğit)= koş
    Güççük : Küçük
    Böyük : Büyük
    Zübüyde : Zübeyde
    Habiybe : Habibe
    Fadimana : Fatma
    Urkuya : Rukiye
    İbreem : İbrahim
    Değmen : Değirmen
    Zini : Sini
    Grevet : Kravat
    Gillemek : Yuvarlamak
    Sumsuk : Yumruk
    Toyuk : Tavuk
    Gasi : Kayısı
    Alma : Elma
    Tesbik : Tesbih
    Çırpı : Ev sıvama toprağı
    Motur : Traktör
    Ganel : Kanal
    Çencire : Tencere
    Gupa : Bardak
    Zabah : Sabah
    Serpin : Zahre Sandığı
    Holus : Gözer (tahıl eleme aleti)
    Gardaş : Kardeş
    Ağnamak : Anlamak
    Harım : Bahçe
    Şavk : Işık
    Bekitmek : Kapatmak
    Geri : (saman çekmeye yarayan kıl çarşaf)
    Kepenek : Yünden yapma çoban örtüsü
    Urgan : İp,halat
    Alettirik : Elektrik
    Aporle : Hoparlör
    Talebe : Öğrenci
    Fenar : Fener
    Bucak : Köşe
    Göpcük : Köşe
    Çalgı süpürge : Kürt çalısından yapılan süpürge
    İramazan : Ramazan
    İrecep : Recep
    Al : Kırmızı
    Mavı : Mavi (gök)
    Gayfirengi : Kahverengi
    Mendiram : Merdiven
    Ganat: Merdiven
    İplik : Makara
    Gillingeç : Makara
    Uşak : Çocuk
    Seccada : Seccade
    Bellemek : Öğrenmek
    Buzağı : İnek yavrusu
    Bodi : Manda yavrusu
    Uşkur : Bel bağlama ipi (şalvar için)
    Atlaz : Atlas
    Gutni : Gelin şalvarı
    Saya : Gelin entarisi
    Yüzük : Yüksük
    Bilerzik : Bilezik
    Gapak guşağı : Gelinin beline takılan süslük
    Peşkir : Havlu
    Pelit : Palamut
    Furuncu : Fırıncı
    Yumak : Yıkamak
    Akarcık : Ufak su akan yer
    Patla : Balta
    Bekmez : Pekmez
    İreçel : Reçel
    Garannık : Karanlık
    Göğe bakmak : Gökyüzüne bakmak
    Güveyi : Damat
    Tefder : Defter
    İkitap : Kitap
    Asvat : Asfalt
    Canavar : Kurt
    Dikli : Tilki
    Ataş : Ateş
    Alav : Alev
    Nesnet : Senit
    Meleksi : Hamur bezesi
    Sufra : Sofra
    Musafir : Misafir (konuk)
    Yüklük : Yatak koyma yeri
    Bancar : Pancar
    Yapı : İnşaat yapmak (yapı yapmak gibi)
    Fıçı : Varil
    Batan tarlası : Avar ekilen yer
    Suvacı : Sıvacı
    Yuvağaç : Dam yuvağını çeken ağaç
    Tokaş : Elbise dövmeye yarayan alet
    Asbab : Elbise
    Freng gömleği : Yakalı gömlek
    Göynek : Atlet yerine iç çamaşırı
    Gamçı : Gırbaç
    Aşam : Akşam
    Öylen : Öğle
    Fakıt : Vakit (zaman)
    Teelemek : Bakmak,gözetmek
    Çente : Çanta
    Davar : Koyun sürüsü
    Mıh : Çivi
    Per : Küçük çivi
    Gabara : İri başlı çivi
    Cedde : Cadde
    Sandelle : Sandalye
    Zabahdaşı : Aynı derse çalışan çok arkadaş
    Muylu : Manile
    Külüng : Balyoz
    Kekiş : Çekiç
    Bışkı : Testere
    Lastık : Lastik
    Lambalık : Lamba konulan yer
    HAAAY : Çağırma ünlemi
    Sümsük : Pısırık

    Trabzon yöresi
    Çelpesuk : Bozukkarısıksıkıntılı
    Yöresel Kelimeler...Trabzon...Faroz... Garmagudal : Bırbırıne Karıstırmak
    Habu : Tekıl Sahısbu Kısı
    Hav : Tekıl Sahıso
    Golva : Pısmıs Mısır Rogesı
    Roge : Tanelerı Ayrılmıs Mısır
    Lavuz : Mısır
    Gudus : Mısırı Saran Koçan
    Kutur : Tanelerı Alınmıs Mısırın Odunsu Kısmı
    Kumul : Katı Maddenın Yıgılmıs Halı
    Kumus : Kestane Koçanı
    Gagart : Zıncır Kancasıayarı
    Zon : Sepet Yapılan Fındık Dalı
    Kerman : Fındık Zulufuyesıl Çotanagı
    Zuluf : Tanelerı Ayrılmamıs Yapısık Yesıl Fındık
    Çotanak : Fındık Koruyucusuıçınde Büyüdü?Ü Yer
    Den : Fındık Tanelerı
    Merek : Otçayır Konulan Yer
    Temlı : Fındık Dalı
    Eskın : Fındık Fıdanı
    Bılekder : Orta Büyüklükte Sepet
    Termas : Kıymetsızyaramaz
    Mınzı : Peynırın Ince Kısmı
    Lor : Peynırın Durmus Kısmı
    Dıranı : Çatı
    Daun : Cınlerperıler Insanı Uyuyunca Rahatsız Eder
    Davara : Görünmez Bır Varlıktırınsanı Bogmaya Çalısır
    Tırıl : Bır Gıysı (Gömlek)
    Ketan : Kendırden Yapılan Gıysıye Verılen Isımdır
    Zıpka : Körüklü Pantalon
    Kapara : Ayakkabının Eskı Ismı
    Çapıla : Ayak Gıysısı
    Yemenı : Kadın Ayakkabısı
    Laksın : Mantar Çesıdı
    Kongoros : Tursusu Yapılan Sebze
    Horbol : Yemegı Yapılan Ot
    Tandır : Ekmek Pısırılen Yer
    Kete : Sütlü Ekmek
    Lavas : Ince Ekmek
    Bılegı : Ekmek Pısırılen Kap
    Bazarıse : Kuru Fasulye Yemegı
    Abanıye : Basa Sarılan Gıysı
    Hemençe : Kola Takılan Çanta
    Cecım : Yere Serılen Yün Dokuma
    Tamarıza : Bır Bıtkı Ismı
    Guguvak : Bır Tür Mantar
    Kurut : Sızdırılmıs Yo?Urttan Yapılırhunı Seklındedır.
    Kuymak : Mısır Unundan Yapılan Yıyecek
    Galandar : Yenı Yıl Baslangıcı (Ocak Ayı)
    Agırlık : Gelın Hazırlıgı Yapılan Esyanın Tümü.
    Urba : Gelıne Yapılan Esya
    Ahan : Iste Burada
    Alaf : Ineklere Yedırılen Ot
    Buldur : Gecen Sene Degıloncekı Sene
    Bılama : Azazıcık
    Ayam : Gokyuzuhava
    Ahbın : Inek Gubresı
    Bakrac : Yemek Kabı
    Masrapa : Su Icme Kabı
    Pesko : Ates Yakılanısınılan Soba
    Burda : Burada
    Dosurmek : Fındıkmeyve Toplamak.Dalından Almak
    Evlek : Hendek
    Eza : Kıbrıt
    Zango : Fındık Ismı
    Zagar : Yaslı Kopek
    Zanga : Kapı Kılıtı
    Saga : Sana
    Sınor : Arazı Hududu
    Soromıl : El Degırmenı
    Talas : Karısık
    Bayır : Egımlıyokus Yer
    Ula : Erkeklere Seslenılır
    Vol : Tarla Belemede Belın Cıkardıgı Toprak
    Yal : Inek Yemegıkopek Yıyecegı
    Yurek Agrısı : Mıdenın Bosalması Ve Acıkmak
    Reyha : Bır Seyın Koku Vermesı
    Purcuk : Kucuk Bez Parcası
    Tara : Oraktan Buyukce Odun Kesme Aletı
    Gaybana : Bır Seyın Olumsuzkucuk Gosterılmesı
    Gırnap : Gunluk Kullanılan Iplıkkendırden Yapılır
    Mıdar Tel : Pamuktan Yapılmıs Iplık
    Goklız : Salyangoz
    Godes : Kapalı Yercezaevı
    Gorbagor : Kotu Insan
    Guduk : Kus Gagası Veya Uc Kısmı
    Gugul : Bas Fesı
    Gulıya : Lahanadan Yapılan Yemek
    Felı : Dılımparca
    Fol : Tavugun Yumurtladıgı Yer
    Gazel : Kuru Fındık Veya Meyva Yapragı
    Hacan : Mademkı
    Herek : Asmalı Bıtkılerın Sarıldıgı Sırık
    Gazep : Bela Çıle
    Gogol : Bahçede Yetıstırılen Butun Bıtkıler Otlar
    Istemlı : Buyuk Gugum
    Kabot : Pardesu
    Gıdak : Kecı Yavrusuoglak
    Gadan Almak : Feda Etmek
    Kaful : Fındık Ocagıyabanı Dıkenlık
    Kelıf : Yayla Evı
    Got : Dort Kılo Karsılıgı Bır Olcu Bırımıdır
    Gogıza : Bogmaca
    Tenesur : Tabut
    Lazut : Mısır
    Mamula : Dıken Meyvesı
    Gugar : Fındık Dalını Asagıya Cekmek Içın Kullanılan Araç
    Lenger : Buyuk Legen
    Munzır : Agız Kısmı
    Pınes : Kumes
    Mocot : Sakatkuçuk
    Paska : Serandermısırmeyve Gıbı Yıyecekler Konur
    Mayhos : Tatlıeksı Araısı Tat
    Goloksa : Kuluçka Cıvcıvlerının Anası
    Calpara : Kucuk Tencere
    Emıce : Amca
    Hırsız : Hırhız

    Sinop/Gerze

    İmanım gevredi - Çok yoruldum
    Töresi başına - Darısı başına
    Ugada Güzel - Çok Güzel
    Dadından Yinmeyi - Çok Lezzetli
    Yama yukarı - Yokuş Yukarı
    Depeen Üstü Git Emi - Geber anlamında
    Eletivermek- Götürmek
    Ağzım şap şap ediyi - Çok susadım
    Hava adam arayı - Hava Çok Soğuk
    Hasmideysin - Gerçekmi söylüyorsun
    Deyda - Orada, Karşıda
    Hazettim - Hoşlandım, Memnun kaldım
    Goynüm dönüyü - Midem bulanıyor
    Madam Almayı - İştahım yok
    Ahacuk - Burada
    Şakınıyı -Azarlamak, kızmak
    Taa gelmeyi - Daha gelmiyor
    Caru - Çalışkan
    Ferasetsüz - Beceriksiz
    Bodoslamana - Ortadan Çarpma
    Tertenüs - Temiz, titiz
    Dındızlamak - İnce Eleyip Sık Dokumak
    Sozari - Konuşmayan, suskun
    Dağnamak - Kötülemek
    İlazım - Lazım
    Eynini Giy - Üstünü Giyin
    Terek - Raf
    Taa laa - Hala
     



  2. Cevap: İllerimize Göre Yöresel Kelimeler

    Adana yöresi

    Gece – Ver-geç
    Domuz – Donuz
    Cahil – Cahal
    Kuzu – Guzu
    Kölge – Gölge
    Otobüs – Otobos
    Koyun – Goyun
    Gazete – Gazata
    Tatlı – Datlı
    Zerdali – Zerdeli
    Sabah – Zabah
    Karpuz – Garpız
    Köfte – Köhte
    Çamur – Çamır
    Kibrit – Girbit


    Gaziantep

    mahmil: (buzdolabı benzeri tel dolap)
    süllüm: merdiven
    kürsü: tabure
    sako: ceket
    temetos:domates
    balcan: patlıcan,
    bahteniz: maydanoz
    pirpirim:semizotu
    enik:çocuk : (küçük)
    saksı: faraş
    yüklü: hamile
    tağa: balkon
    zembil: sepet
    hayat: bahçe
    habbab:takunya

    MUĞLA-Bodrum

    adıbatasıca= beddua
    alama=orta boy taş
    alaca=sofra bezi
    bıla=abla
    berenagrı=şöyle böyle
    cırık =piliç
    cıvıldrak=serçe
    çukale=toprak tencere
    çanak=taba
    çıfıt=çok gezen
    dolim =deve yavrusu
    elleçalla=gökkuşağı
    fıta=başörtüsü
    kanelle=su kanalı
    gale=sincap
    hellik =küçük taş
    hırlı=iyi
    harım=tarla
    ımkız=bayat ekmek
    irme =dağ yolu
    ısran ateş küreği
    lidırga=çubuk
    kıstır=pantalon
    lobya=fasulye
    lapse=hamur gibi
    gamit=zayıf
    mangir=un çorbası
    mızgırmak=caymak
    piron=çatal
    pısat=elbise
    selne =kereviz
    şatır=güzel
    zair =her halde
    zebella =iri yarı
     



  3. Cevap: İllerimize Göre Yöresel Kelimeler

    GIRESUN

    gosdig = patates
    pancar = kara lahana
    böğöce= fasulye
    merek = tam,ahır
    fortig = manda yavrusu
    girebi = küçük tırpan
    harar = sepet
    gıdık = sepetin bi küçüğü
    ülüzgar = rüzgar
    feşel = yaramaz
    fene = çok
    fıraktı = çit, tel örgü
    yalavu = hızlı süratli (şöför,bisiklet)
    sini = büyük tepsi
    gocug = kalın mont
    gavug = yünlü şapka (bere)
    gazel = kuru yaprak
    pe = taş duvar
    çivit = çamaşır tozu
    ilistir = süzgeç
    çangal = fasulyenin düzgün büyümesi için dikilen uzun çubuk
    yogaya = kalmamış bitmiş
    gavsuk = ham fındık kabuğu
    çotonak = fındık ağacında 4 ve daha fazla fındığın bir arada olduğu yaprak
    kemre = hayvan dışkısı
    uska=franbuaz
    rimida=mantarın bi çeşiti
    mufaga=çiğ yenen mantar
    yalozz=yanlız
    zigol=mal,tembel
    muğ=çivi

    Çorum
    A

    Abbaca : Bembeyaz.
    Abıca : Abla.
    Abuz : Çok salakça, cahilce davrananlar için söylenir.
    Afad : Afet. Afallamak : Sersemlemek.
    Aflâk : Salak.
    Afur : Damın (ahır) bir bölümü.
    Mal, davar gibi hayvanların otlarını, samanlarını yediği yer.
    Ağdırmak: Aşağı doğru indirmek, eğirmek, enginleştirmek.
    Ahababa : Şaşırma ünlemi gibi kullanılır.
    Ahtaracak : Tandırda saçın üstünde pişenleri çevirmeye yarayan uzun kıllıca benzer bir alet.
    Akıska : Akasya.
    Al : Kırmızı renkli, şifon örtü.
    Alaca gabı : Evin dış kabısına denir.
    Alav : Alev.
    Alen : Yavaşla, dur manalarında.
    Aleşme : Durma, çabuk ol.
    Amel : İsal.
    Anadut : Harmanda, ekin yığma ve patozunda kullanılan alet.
    Ananmak : Depinmek.
    Anavıl : Bahçenin ayrılan bölümlerinden her biri.
    Angut : Aptal, cahil.
    Angıtmak : Ayırmak.
    Anıyım : Kadınlar tarafından kullanılan üzülme ve sevinmeyi ifade eden bir ünlemdir.
    Anız : Tarla biçilince kalan sap.
    Apık : Ayakkabı
    Ark : Su kanalı
    Asadmak : Aksatmak. Bir işi geciktirmek.
    Atacak : Yay

    B

    Badal : Merdiven Bağ kütüğü : Bağı oluşturan ağaç kısım.
    Bakınacak : Ayna.
    Balak : Manda yavrusu.
    Baldır bacak : Açık giyinenler için söylenir.
    Baldırcan : Patlıcan
    Batal : Düzeni bozulmuş, dağınık, harab.
    Bayağ : Herkesin yaptığı gibi.
    Bayahdan : Deminden.
    Bayli : Bari.
    Bazlama : Kalınca açılıp, saçta pişirilmiş ev ekmeği
    Bedusta : Buğday.
    Berial : Beri gel. Beri bah : Bu tarafa bak.
    Beri benzer : Bir işi fazla önemsemeden elinin ucuyla yapmak.
    Beşlik : Eski giyim üç eteğin üstüne takılan para süsüne denir.
    Bıçak : Traktör bıçağı. Tarla sürmeye yarar.
    Bıçahlık : Mutvak rafı.
    Bıldır : Geçen yıl.
    Bınak : İneklerin burnunun üstüne takılan ucu sivri tasma.
    Bızağ : İnek yavrusu.
    Bızalacı : İnekler için hamileliğini ifade eder.
    Bi bişirimlik : Bir pişirmelik. Bi cimcik : Küçücük, ufacık, az.
    Bidınnak : Çok az.
    Bi hekmet : Çok iyi.
    Bi soluk : Hemen.
    Biz : Ayakkabı dikmekte kullanılan ucu sivri alet.
    Bizal : Sonra.
    Bizaleyin : Biraz sonra.
    Borana : Yumurta haşlamasının doğranarak üstüne sarımsaklı yoğurt dökülmesiyle oluşan yemektir.
    Boruculuk : Çocuk oyunu.
    Boz : Beyazımsı renk.
    Böğür : Yan taraf.
    Bölük pörçük: Parçalanmış, parça parça.
    Bukmek : Çevirmek.
    Bukturmek : Kısırlaştırmak.
    Buvalek : İnek gibi havanları ısıran ve kaçmasını sağlayan bir böcektir.
    Buymak : Üşümek.
    Bük : Diken ve çalı topluluğu.
    Büzüşmek : Küçülmek, çekilmek.

    C

    Câl : Cahil.
    Calp : Kart, koca.
    Cavmak : Kaymak, sapmak.
    Cazı : Nazlı, nazlanmak.
    Cebellenmek : Hiddetlenmek
    Cıbır : Fakir, kel.
    Cılga : Patika.
    Cıncık : Cam.
    Cızlak : Mayasız hamurun (içine yumurtada katılır) cıvık şekilde yoğrulup, açılması ve ince bir şekilde tavada pişirilmesiyle oluşur.
    Cibelik : Şımarık.
    Cicik : Meme.
    Cimbi : Üzüm salkımının küçük dalları.
    Cimciklemek : Cimdiklemek.
    Cirbit : Çapak.
    Culuk : Hindi.
    Cuvare : Sigara.

    Ç

    Çağla : Düğünlerde sergilenen bir oyun.
    Çalhalamak : Yıkamak.
    Çalı cibirgi : Etrafta bulunan çalı, ufak odun, değnek gibi şeyler için kullanılan genel bir tabir.
    Çam bardak : İçerisine su konan ve soğuk tutan içi oyuk çam ağacından yapılmış bir suluktur.
    Çam yalâğ : Çamın üzerinde bulunan yapışkan madde.
    Çantı : Çatı
    Çapak : Uyanınca göz kenarlarında oluşan sarılık.
    Çarpana : Eski giyimlerde bele dolanan sarık.
    Çatal : Orakta (Harmanda) deste taşımak için kullanılan “V” şeklindeki bir harman aletidir.
    Çatırtdak : Doğa, yansıma sestir. Değneği çatırtdak kırdı.
    Çatma : Çadır.
    Çaynık : Demlik
    Çeç : Patozda, samanından ayrılmış tahıl yığını.
    Çelikçi : Hayvan alıp satan kimse.
    Çene : Köşe.
    Çenilemek : Olur olmaz her lafa karışanlara söylenir. Köpek gibi Çenilemek. Çenteleşmek : Birisiyle ağız dalaşı yapmak.
    Çepel : Eskiden it manasında şimdi beceriksiz.
    Çepken : Eski giyim üç eteğin bir parçası, yelek.
    Çıhçene : Çok konuşan.
    Çıhım : Karşı çıkma, paylama. Tarla bölümleri. Şu çıhımı da çıkarsa bugün kurtuluyok.
    Çıhrık : İp yapmak için ip bükülen alettir.
    Çıtak : İri güçlü varlıklar için kullanılır. Çıtak inek.
    Çiğ : Pişmemiş.
    Çiğid : Kaysı, erik çekirdeği.
    Çimmek : Yıkanmak.
    Çinik : Tahıl ölçme aracıdır.
    Çipil : Göl.
    Çitin : Çetin.
    Çivi : Kozalak.
    Çomba : Erkek manda.
    Çökelik sündürmesi : Çökeliğin yağda haşlanması.
    Çölpe : Beceriksiz.
    Çöte : Uzun ucu sivri değneklere denir. Bağ, bahçe işlerinde destek amaçlı kullanılır. Aynı zamanda güçlü kuvvetli anlamına gelir.
    Çul :Kilim
    Çulluk : Bir çeşit kuş türü.

    D

    Dangır : Dalye oyunu.
    Daldaşşak : Çırıl çıplak.
    Dallama : Hakaret nitelikli bir söz.
    Dam : Ahır Damisti : Evin üstü, üst tarafı.
    Danisga : En iyi âla manasında olan söz yörede hakaret manasına kaymış. Davar : Koyun sürüsü.
    Deâl : Değil
    Deami : Değil mi?
    Deh : Şaşırma ünlemi.
    Dene : Tahıl tanesi.
    Denek : Üzüm bağlarındaki bağ kütüklerinden her biri.
    Denelemek : İnek, tavuk gibi hayvanların yediği tahılı hazmedememesidir. Dırmık : Tarla, bahçede kullanılan düzenlemeyi sağlayan bir alet.
    Didiklemek : Çekiştirerek koparıp, parçalamak.
    Dirget : Ot toplamakta, harmanda sap toplayıp yaymakta kullanılan harman aleti.
    Doluhmak : Dolmak (mecazi anlamda)
    Domatis gavurması: Domates haşlaması
    Domuşmak : Doluşmak.
    Dorutmak : Donuk şekilde, keyifsizce durmak.
    Dovah : İnekler için kullanılan bir söz.
    Döşşek : Yatak.
    Döven : Tahıl ürünlerinin sapını, tanesinden ayırmak için kullanılır. Bugün ki patozun görevini yapan eski bir alet ve hayvan gücüyle yapılırdı.
    Duğdu : Balta gibi aletlerin keskin olmayan, bir şeyi döğmeye, ezmeye gibi işe yarayan kısmına denir.
    Dünemek : Yatmak. Genelde tavuk gibi dünemek deyimi için de kullanılır.


    E

    Ebem guşağı : Gök kuşağı.
    Ecik : Az bir parça.
    Eğdişmek : Karşılıklı laflarla birbirleriyle uğraşmak.
    Eleşme : Aleşme bak.
    Elevay : Eringeç, isteksiz, beceriksiz.
    Elfene : Piknik. Elig : İp bükülen alet.
    Ellamki : Allah bilir ki, herhalde.
    Eme : Hala. Emme : Amma.
    Emmi : Amca.
    Enek : Anapara, sermaye, çocuk oyunu.
    Erişte : Yöresel kesme makarna.
    Ersin : Kesici bir hamur kesme aracı. Hamur bıçağı.
    Esik : Düzlük.
    Essahmıdiyon : Sahimi söylüyon.
    Eşelek : Bir meyvenin yenilip atılan kısmı. Elma eşeleği.
    Eşşek gibi adam : Baba yiğit adam.
    Evcimen : Evden dışarı çıkmayan, evine bağlı. Şu gelinde çok evcimen.
    Evişte : Evvelden
    Evişleyin : Evvel zaman.
    Evlek : Bir miktar, bir parça topluluk.

    F

    Fallafaş : Hal ve hareketlerinde cıvı, kendini dağıtmış kişiler için kullanılır.
    Foşur : Eskiden tek kırma, tüfek manasında.
    Fenikmek : Yorgun, bitkin hale düşmek. Açlıktan feniktim.
    Feyilsiz : Doymayan, sürekli isteyen.
    Fırtlak : Gırtlak.
    Fışkı : Kötü kadınlar için söylenen bir söz. Ama genelde kızgınlık anında söylenen bir sözdür.

    G,Ğ

    Gabardak : Balon.
    Gaçemer : Pratik.
    Gadam : Erkek kardeşim.
    Gagoz : Kakoz.
    Gahrık : Balgam, tükürük.
    Gâl : Cevizin kabuğundan ayrılması.
    Galıç : Eski orak. Biçmeye yarayan “Ç” şeklinde bir alet.
    Gallanuç : Ötürük.
    Gamga : Ufak odun parçaları.
    Ganara : Boğazi sağlam, çok yiyen.
    Gançı eşşek : Kancık, dişi eşşek.
    Ganıttırmak : Kaldırmak.
    Gap gaçak : Mutfakta bulunan (tabak, kaşık, çatal, kazan, bıçak gibi) eşyaların genel adı.
    Garı yemâğ : Düğünde kesilen ineğin karnından yapılan bir et yemeği.
    Garıg : Bağ, bahçedeki bölümlere
    Gasnah : Çember. Gatıh : Ayran.
    Gavırga : Kavurga
    Gavız : Ekinin yıkandıktan sonra kalan kabuk kısmıdır.
    Gavlık : Balon.
    Gaykıllmak : Olduğu yerden başka bir yere kaymak. Hareket etmek.
    Gayım : Sağlam.
    Gayış : Kemer.
    Gaylen : Gayli, gayrı.
    Gazayağ : Traktöre takılıp tasla sürmeye yarayan alet.
    Geceotun : Gece vakti, geceleyin.
    Gedik : Eksik.
    Get baba get : Birisine güven kalmadığını ifade eder.
    Gırık : Eşşek yavrusu.
    Gırıntı : Büsküvi, çerez gibi yiyeceklere verilen genel ad.
    Gıymık : Odun ve başka nesnelerin küçük küçük parçası. Odun gıymığı.
    Gıynak : Cevizin parçalarına denir.
    Gıypıtmak : Geri çekilmek.
    Gızan : Köpeklerin çiftleşme zamanındaki haline denir.
    Gız bellemek : Bir kızı sevmek, aşık olmak.
    Gidişmek : Kaşınmak.
    Gilik : Mayalı hamurun, yağlı, yağsız tavanda ya da saçta pişirilmesine denir. Go : Mavimsi, gök rengi, kedi gözü rengine verilen ad.
    Go bahla : Kuru fasulye.
    Gobel : Küçük erkek çocuk. Anasız babasızlara da bazı hallerde denir.
    Gocuk : Mont. Gonah : Bebeklerin kafalarındaki kepeğe denir.
    Goruk : Üzümün olgunlaşmamış haline denir.
    Goşam : Çok, kuçak. Goşam paşam. Kuçak kuçak.
    Goynek : Gecelik, gömlek. Gozer : Halburun daha büyüğüne denir.
    Göynümek : Çürümek.
    Gunnacı : Eşşek ve kedinin hamile olması haline denir.
    Gurk : Anne tavuk.
    Güğüm : Bakırdan yapılmış, itbiğin büyük şeklidir.
    Güllâp : Menteşe.
    Güvezi : Vişne çürüğü rengi.
    Güyâ : Damat

    H

    Hâbe : Heybe, çanta. At ve eşşek sırtına konan ve yük taşımaya yarayan alet.
    Hakık : Kolye.
    Hakla : Ölçek. Tahıl ölçü birimi ve araçıdır.
    Hâla : Tuvalet. Halbır : Eleğin daha seyrek örülmüş şekli, biraz daha büyüğüdür.
    Halha : Halka.
    Hamır : Hamur.
    Harar : Buğday ve arpa gibi tahılların konup saklandığı büyük kıl çullara denir. Hayat : Avlu.
    Haydi hi : Haydi çabuk ol.
    Hayma : Tarla, bağ, bahçeye yapılmış küçük yapılar.
    Hazitmek : Hoşlanmak, hoşuna gitmek, sevmek.
    Hedik : Buğdayın kazanda (hedik kazanı denir) su içerisinde kaynatılmasıdır. Helik : Yuvarlak, ufak taş parçasıdır.
    Helki : Kova.
    Heri : Yahu.
    Heşlenmek : Bozulmak, kullanılmaz hale gelmek, kötülenmek.
    Heybet : Çirkin, korkunç.
    Hisenize : Haydisenize.
    Holluk : Tavukların yumurtladığı yer.
    Höst : Hayvanlar için, özellikle inekler için kullanılır.

    I

    Iğıl ığıl : Hızlı hızlı.
    Imıl ımıl : Yavaş yavaş.
    Irak : Hafif açıklık.
    Iramık : Römork.
    Irbık : İbrik.
    Irgalamak : Sallamak.
    Isıcak : Sıcak.
    Islak : İyi, güzel.
    Işılaklı zân : Parlak, metal tabak.
    Ivıl ıvıl : Yavaş yavaş.

    İ

    İbik : Kenar, uç. Yorganın ibiği.
    İdare : Eskiden kullanılan bir lamba.
    İğdişmek : Eğdişmek bak.
    İlân : Leğen.
    İlik : Düğme.
    İlistir : Süzgeç.
    İskedos : Orta direk.
    İşcimen : Eli iş tutan, elinden iş gelen, çalışkan, hamarat.
    İşirat : Heybet bak.
    İşlik : Yelek.
    İşte diyoma : İşte diyorum ya.
    İt dirsağ : İt dirseği. Gözde çıkan çıban.
    İyecen : Bıtırak türü.

    K

    Kanatlı : Evin avlusunun dış, büyük kapısı.
    Kâse : Bardak.
    Kekinmek : Zorlamak.
    Kelle : Bir şeyin üst başı. Mısır kellesi, ekin kellesi.
    Kendir : Kalın ip.
    Kerme : Tezek.
    Keskenmek : Vurmaya çalışmak.
    Kıl çul : Keçi gibi hayvanların kılından yapılan kilim.
    Kırklık : Koyun kırkılmasında kullanılan alet.
    Kile : Tahıl ölçmede kullanılan birim.
    Kirbikli zân : Bir çeşit tabak.
    Kirkit : Eskiden, çul dokumalarında ipleri sıkıştırmaya yarayan alet.
    Kirman : Koyun yününden yapmaya yarayan alet.
    Komüş : Manda Kop : Koş.
    Koşma : İki yuvalama arasının duvara değdiği yer.
    Koya : Güya. Kösa : Ateş.
    Köskürağ : Köz küreği. Aynı mananda süpürgeyle çöp küreği olarak da kullanılır.
    Kötülemek : Zayıflamak, hastalanmak.
    Kunde : Günde.
    Kürümek : İtelemek, temizlemek. Dam (ahır) kürümek.
    Küskü : Bir nevi kaldıraç. Genelde sağlam ağaç küsküler kullanılır.

    L

    Leylak parası : Ufacık yuvarlak renkli taşlara verilen ad.
    Lılagalmak : Kendinden geçmek, bayılmak.
    Looğubu : Çok ağır.
    Loğtaşı : Ağır taş. Seten taşıdır. Atın bu taşı döndürmesiyle buğday kırılarak yarma haline gelir.

    M

    Mala : İnşaatta sıvada kullanılan alet.
    Malama : Patos tıkandığı zaman altına biriken saman ve dene karışımı.
    Mamir : Zorlu, sağlam.
    Mayıflanmak : Oyalanmak.
    Mayıs : Tezek.
    Mayışmak : Çok yemek, sıcak ve zevkten gevşemek.
    Mazarat : Yaramaz.
    Mazı boyun : Kalın boyun.
    Metemali : Yaramaz.
    Merzuvan : Merdiven.
    Mezmendirek: Mazı boyun.
    Mocurtas : Büyük taş.
    Motur : Traktör.

    N

    Nacak : Balta.
    Nahıt : Ne vakit.
    Nalet : Lanet.
    Namıssız : Namussuz.
    Naşşa : Nasıl.
    Neader : Ne kadar.
    Neaptin : Ne yaptın.
    Nedi : Neden.
    Nefad : Ne vakit.
    Nirden : Nereden.
    Niyaman : Ne yaman
    Nodul : Önderenin küçüğü bak. Eskilerde kullanılır.
    Noldun : Ne oldun.

    O

    Ofâd : O vakit.
    Ohla : Oklava. Hamur açmaya yarayan alet.
    Okgel : Çocukların oynadığı çizgi oyunu.
    Oluk : Çeşmenin önüne taş, beton, ağaç gibi maddelerden yapılan ve suyun birikmesinin sağlandığı bir yapıdır.
    Orak : Harman

    Ö

    Öcbe : Cibelik, şımarık.
    Öğürsemek : İneklerin gizanlığı. (bak. gızan)
    Öllük : Bir çeşit toprak çeşidir. Kadınlar doğum yapınca ve çocuklar sıcak öllük toprağına yatırılır.
    Öndere : Öküzleri koşturmaya yarayan ucu sivri çubuk.
    Örme : Sicim, halat.
    Ösâd : O saat, hemen.
    Örtü : eşarp
    Öteberi : Giyecek, yiyecek, içecek gibi şeyleri kapsar. Öteberi aldım.
    Ötürük : İsal.

    P

    Pala : Minder.
    Parsı: Ufak tahta.
    Pelver : Salça.
    Peşgir : Havlu.
    Pısırık : Uyuşuk.
    Parsumak : Çörümeye yüz tutmuş, göynümüş bak.
    Poyrek : Böbrek.
    Pöçük : Koyunun kuyruk kısmı.
    Pörçük : Çok, sık.
    Pür : Çam yaprağına denir.

    R

    Ramık : Römork

    S ,Ş

    Sahu : Çeket.
    Saç : Tandırda, üstünde ekmek yapılan araç.
    San : Tadı bozuk. Bitkilerin hastalanması.
    Sap : Mahsulün biçilmesinden ve hasatından sonra geriye kalan kısım.
    Sarma : Yaprak dolması.
    Savak : Aklı başında olmayan, salak.
    Savmak : Atlatmak, geçirmek. Bu sene çok düğün savdık.
    Savsak : Saf yapılı, aptal kişilere denir.
    Saymı : Sahi mi.
    Seartmek : Koşmak.
    Sede : Sadece
    Seki : Sedir.
    Seklem : Eşşek gibi yük hayvanlarının üzerine çuvalları yüklemek.
    Sele : Büyük metal leğen. Ekin selesi.
    Seten : Yarma bulgur yapımı için, Lağtaşı etrafında atların koşturulduğu yer. Sıfra : Sofra.
    Sinmek : Pusmak.
    Similik : Hareketlerinde yavaş, pasif, uyuşuk.
    Sivitlemek : Sıyırmak. Meyveyi dalından ayıklamak, sıyırmak. İğde sivitlemek. Sohamires : İstenmedik şeyler için kullanılır. Get sahamires şeytanmısın ne. Soku : Seten
    Somsuk : Sıkı yumruk. Somun ekmeği: Fırın Ekmeği.
    Sulukluk : Eski evlerde bulunan, banyo yapılan yer.
    Sumay : Sima.
    Susa : Yol.
    Şamşırtmak : Şaşırtmak.
    Şaplak : Şamar.
    Şartolsun gu : Yemin olsun ki.
    Şınavat: Üzümlerin ezilerek suyunun çıkarıldığın, ağaçtan yapılmış alet.

    T

    Tabak olmak : Aksamak. İnek gibi hayvanların ayaklarındaki hastalık.
    Tandır : Köy ekmeğinin yapıldığı yer.
    Taşırgamak : Yaralanmak, şişmek. İneklerin ayağının şişmesi.
    Tavatır : İyi, ıslak.
    Taylamak : Paylamak.
    Tehne : Tenha.
    Tekne : Ekmek tahtası.
    Temek : Dam (ahır) penceresi.
    Teslik : Hayvan pisliğinin, tezeğin atıldığı yer.
    Tezek : Mal, davar dışkısı.
    Tıngırdak : Mal, davarın boynuna takılan zil.
    Tırban daşı : Tırpanı keskinleştirmek için kullanılan iyedir.
    Tırlamak : Delirmek.
    Tısga : Zayıf. Tokaç : Kadınların çamaşır yıkarken kullandıkları, çamaşır düğme aracı.
    Toktir: Doktor.
    Tonnet : Çocukların tahta ve bilyeden yaparak sürdükleri çocuk oyuncağı. Toplu : Pencere.
    Tortullu : Mobilet.
    Töllek : Ötürük.
    Tumman : Don, pijama.

    U

    Uçgur : Lastik
    Uğullemek : Uyuması için sallamak. Bebek uğullemek.
    Uğunmek : Aşırı derecede ağlayarak kendinden geçmek. Bebek uğundu. Uğütmek : Değirmende un veya zavar (hayvan yemi) yaptırma olayına denir. Urba : Elbise, giyecek.
    Ürelûn : Geçen gün.
    Üflük: Islık.
    Üzüm şiresi : Üzümün suyuna denir.

    V

    Verep : Yama.
    Vid vid : Tavuğu yeme çağırma seslenmesidir.

    Y

    Yağınlı : Vücudun sağ, sol kısımları.
    Yan : Yuvalama.
    Yavan ekmeğ : Köy, yufka ekmeği.
    Yarma : Kırılmış buğday.
    Yelikmek : Hızlanmak,yel gibi hızlı koşmak.
    Yılbırt yılbırt :
    Kesik kesik Yılmık : Tarlanın tırmıklanmasıyla, oluşan zavacıklara denir. Tava bak.
    Yiğin : Sık.
    Yumak dökmek: Ekmek etmek.
    Yumurta böddürmesi: Yumurta kaynatması, haşlanması.
    Yuvalama : Evlerin çatı kısmı için kullanılan, kalın ağaç malzemesidir.
    Yüklük : Yatak, yorganların katlı bir vaziyette, üst üste dizilmiş vaziyette evin bir köşesinde bulunmasına verilen ad.

    Z

    Zaan : Tabak.
    Zahdi : Zaten.
    Zavar : Hayvan yemi. Genelde arpanın değirmende uğudülmesile hazırlanan yemi ifade eder.
    İneklere zavar uğuttüm.
    Zavzı : Bağ bahçedeki yetişenlere denir.
    Zerzelemek : Kilitlemek.
    Zevzeklenmek: Gevezelenmek.
    Zıbın : Eski giyim, üçetek.
    Zırta : Zibidi.
    Zırtapoz : Zibidi.
    Zırto: Zibidi.
    Zor etmek : Zorlamak, işi yokuşa sürmek.
    Zoba : Soba.
    Zobu : İri, güçlü ve hantal.
    Zorunsamak : Erinmek.
    Zova : Ekinin tırbanla biçildikten sonraki oluşan bölümlerine denir.
    Zöfür : Sahur. Zust : Sus.
     



  4. Cevap: İllerimize Göre Yöresel Kelimeler

    Aydın Yöresel Kelimeleri


    Bir: bii
    Geliyor: Geliyoo
    Merdiven: Medimen
    Bahçe: Batce (Batça)
    Buğday: Buudee
    Çocuğum: Çoççam
    Diyor ki: Deyokine
    Yiyeceksin: Yiceesin
    Pamuk: Pambık
    Tarla: Taala
    Arpa: Aapa
    Çerçeve : Çeeçive
    Büyüyor: Böyyo
    Yukarı: Yoka
    Zeytin: Zeetin
    Biyo: Bir defa
    Asker: Esgee
    Nöbet: Löbet
    Radyo: İrediyo
    Adda: Atmak
    Goley: Kolay
    Sarılop: İncir türü
    Çalıkakıcı: Efelerin yanındaki yardımcılar
    Bısat: İç çamaşırı
    Yassı Taş: Kayrak
    Elbise: Pusat
    Artık: Gaari
    Sevimsiz: Sıtrasız
    Gömlek: işlik
    Tencere: Haranı
    Demek Öyle: Vaa!
    Avlu (Bahçe) : Harım
    Gidip Durmak: Gidip battı
    Isırgan Otu: Dalgan
    Işte: Ihı
    Boğucu Sıcaklık: Sıklat
    Hayır: Yaah
    Kapı Sürgüsü: Tırkı
    Toprak testi: Dombak
    Yayık: Yanlık
    Ceket: Setre
    Yüklük: Mıandır
    Zefiroz: Rüzgar(Meltem)

    Çankırı Yöresel Kelimeler
    Fistan.(Hanım giysisi)
    Bayırdan. Yokuş
    Urba. Elbise
    Göynek.İç giysisi
    Fistan.Kadın giysisi
    Enteri.(Entari)
    Gabak.(Kabak)
    Patet.Patates
    Cööz.(Ceviz)
    Yımırta.(Yumurta)
    bekmez.(pekmez),
    domatis.(Domates)
    Desti. testi
    Örük.(erik),
    Zoba.Soba
    Bestil.Pestil