ilköğretim haftası fıkraları

'Eğlence' forumunda Wish tarafından 15 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. İlköğretim haftası ile ilgili fıkralar
    eğitim-öğretim ile ilgili fıkralar
    ilköğretim hakkında fıkralar


    UYKUNUN TADI KAÇTI

    Sabah anne, oğlunun odasına girdi ve onu uyandırdı. "Haydi oğlum, uyan artık...
    Okula geç kalacaksın..." Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle "fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum" dedi. Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı: "Okula neden gitmek istemiyormuşsun bakayım?" dedi. "İki ciddi neden söyle bana..." Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı: "Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar, bir... Tüm öğrenciler de nefret ediyorlar, iki... Bu iki ciddi nedenim yeter mi, anne?" Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı: "Bunlar okula gitmemen için neden olamaz" dedi. "Şimdi hemen kalk ve çabuk hazırlan..." Bu kez oğlu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden: "Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek iki ciddi neden gösterebilir misin, anne?" dedi. Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oğlunun üstündeki yorganı hızla çekti ve oğlunun istediği iki ciddi nedeni ondan sonra açıkladı: "Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca adamsın..." dedi şöyle devam etti: "İkinci ciddi neden ise, sen okulun müdürüsün, oğlum..."

    SORUYA GÖRE CEVAP


    Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.

    Sonra:
    "Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
    kanıtlayınız."

    Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.

    Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
    - Hangi sandalyenin?


    ALİ'NİN SELAMI VAR


    Yazılılar bittikten sonra sömestır tatili olmuş. Arkadaşı Ali'ye, ben memleketime gidiyorum sen bana notlarımı iletirsin: Eğer bir zayıfım varsa Ali'nin selamı var, iki zayıfım varsa Muhammed'in selamı var, üç zayıfım var ise Muhammet Emin'in selamı var dersin demiş. Arkadaşı notlara baktıktan sonra evini aramış, babası çıkmış telefona. Ali orada mı diye sormuş; babası, yok demiş, o da notu bırakmış:

    - Ali geldiğinde söyleyin, ümmeti Muhammed'in selamı var.