ilk vahiyden sonra Hz.Muhammed ne yapmıştır

'Sorularla İslamiyet' forumunda Sezen tarafından 6 Nisan 2016 tarihinde açılan konu

  1. Sezen

    Sezen Editör


    ilk vahiyden sonra Hz.Muhammed ne yapmıştır

    Hz. Muhammed (a.s) Kırk yaşlarına doğru Hira Nur Dağı'nda bir mağaraya çekilip günlerce orada kaldı.Yüce Allah'ın sonsuz kudret ve azametini düşünerek O'na ibadet ediyordu. Giderken azığını da beraberinde götürüyor, bitince evine dönüyor, sonra tekrar gidiyordu. Hz. Muhammed'e (a.s)ilahiyi vahyin başlangıcı, sadık rüyalar şeklinde oldu. Gördüğü her rüya, olduğu gibi çıkıyordu. Bu durumun altı ay kadar devam etti. Hz. Muhammed (a.s)kırk yaşında iken yine bir Ramazan ayında Hira Nur dağındaki mağaraya çekilmiş ve tefekküre dalmıştı. Gece yarısından sonra kendisine adıyla Çağıran bir ses işitti. Başını kaldırıp etrafa baktığı sırada ikinci defa sesi işitti ve her tarafı birden bire bir nur kapladı.

    Sonra Cebrail (a.s) karşısına geldi ve,

    -oku ! dediği peygamberimiz (S.A.V):

    -Ben okuma bilmem, diye cevap verdi zaman Cebrail (a.s) Hz. Muhammed (s.a.v)tutup takati kesilinceye kadar sıktı ve yine:

    -oku ! dedi. Efendimiz (a.s) yine:

    -Ben okuma bilmem, cevabını verdi Cebrail (a.s) üçüncü defa tutup sıktı sonra bıraktı ve Alak suresinin ilk beş ayetini okudu:

    "Oku yaratan Rabbinin adıyla oku. O, İnsanı alaktan (aşılanmış yumurtadan) yarattı. Oku, kalemle yazmayı Öğreten, insana bilmediğini Öğreten Rabbin, sonsuz kerem sahibidir." (96 Alak, 1-5)



    ilk vahiyden sonra Hz.Muhammed ne yapmıştır
    Hz. Muhammed (s.a.v) de, cebrail ile birlikte okuduğu. ilk vahiyden sonra bu şekilde inmiş olduğu ve bütün dünyayı aydınlatan İslam güneşi doğdu. Efendimiz (s.a.v) Hiradağından korkuyla titreyerek evine geldiğinde, Hz. Hatice(r.a) O'nu rahatlatacak şu sözleri söyledi:

    -korkma Allah'a yemin ederim ki Allah (c.c), seni üzmeyecek, utandırmayacaktır. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, ihtiyacı olanın yükünü hafifletirsin, fakire yoksula verirsin. Misafire ikram edersin. Bu yüzden kendini üzme. Yine de rahatlaman için amcamın oğlu Varaka'ya gidelim. Belki sorularının cevabını biliyordur. Varaka Bin Nevfel, yaşlı, gözleri görmeyen, cahiliye devrinde hıristiyan olmuş, İbranice bilen, İncil'in bir kısmınıda Arapça tercüme etmiş, putlara tapmamış bilge bir insandı.

    Durum ona anlatıldığında şöyle dedi:

    -Müjde yâ Muhammed! Allah'a yemin ederim ki sen İsa'nın(a.s) haber verdiği son peygambersin! sana görünen melek, senden evvel Musa'ya (a.s) gelen Cebrail'dir. Ah, ne olurdu, genç olaydım seni Mekke'den çıkardıkları zaman yetişseydim de sana yardım edeydim, dedi.

    Peygamberimiz (s.a.v) : Onlar beni buradan sürüp çıkaracaklar mı diye sordu.

    Varaka Bin Nevfel:

    -senin getirdiğin gibi bir din getiren hiç kimse yok ki O'na husumet edilmemiş olsun! O güne yetişirsem, sana mutlak yardımda bulunurdum dedi. Ancak çok geçmeden Varaka Bin nevfel vefat etti ve v ahiy bir müddet kesintiye uğradı. Vahyin kesintiye uğradığı bu döneme fetret dönemi adı verilir. Allah'ın Resul'ü (s.a.v), bir gün yolda yürürken, birden gökyüzünden bir ses işitti. Başını kaldırdığında Hira'da kendisine görünen meleğin, gökle yer arasında bir taht üzerinde oturduğunu gördü. Korkarak eve döndü ve aynen ilk vahyin aldığındaki gibi

    -beni örtünüz, beni örtünüz dedi.

    O sırada Müddesir suresinin ilk ayetleri indirildi. Böylece vahiy yeniden gelmeye başladı ve aralıksız devam etti. Kuran-ı Kerim ayetleri yirmi iki sene iki ay yirmi iki gün süren bir müddet içerisinde tamamlandı.

    1- İyi görünüp örtünen,

    2- Kalk (ve) bundan böyle uyar.

    3- Rabbini tekbir (yücelt)

    4- Elbiseni temizle.

    5- Pislikten kaçınıp-uzaklaş.

    6- Daha çok istekte bulunmak için iyilik yapma.

    7- Rabbin için sabret. (Müddesir)

    Ayette bahsedilen uyarıyı; iyi niyetli nazik ama kesin bir dil kullanmayı gerektirir. Peygamberimizin (s.a.v) kavmini uyarması dostça bir uyarıdır. Pislikten uzaklaşmak ise şirkten uzaklaşmak demektir. Dinin en başında, özünde inanç esaslarıyla birlikte ahlak prensipleri yer alır.İyiliği başa kakmama,fedekarlık,saygı bu prensiplerdendir.Ayetin sonunda,bir davetçinin karşılaşabileceği zorluklara karşı yegane ilaç,sabır tavsiye edilir.İnsanlar,kendilerini uyaran bir sesi her zaman olgunlukla ve minnetle karşılamazlar. Bilakis o sesi,duymamaya,mümkünse susturmayaçalışırlar.Allah'ın mesajını insanlara duyurmak konusunda karşılaşacağımız çeşitli sıkıntılara sabredersek Allah'ın hoşnutluğunu kazanabiliriz.