ilim ve Tasavvuf

'Sorularla İslamiyet' forumunda Semerkand tarafından 20 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. İLİM ve TASAVVUF
    in Marifet-i İlahiyye Tarikat-ı Aliyye
    Muhammed Hikmet TUZKAYA (k.s.)

    İmamı Malik hazretleri buyurmuşlardır ki; "Kim ki fakih olurda mutasavvuf olmazsa, fasıktır. Kim de mutasavvuf olur da şeriatı yaşamazsa zındık olur." 28

    Başka bir üslupla:

    Tasavvufsuz ilim atıldır
    İlimsiz tasavvuf ise batıldır

    Bu ikisini cem eden alim de hakikate ulaşır.

    İlim amellerin esası ve tashih edicisidir. Amelsiz ilirnde fayda olmadığı gibi, ilimsiz amelde de fayda yoktur.

    İlim ve amel birbirinin mütemmimidir, ayrılmazlar. Salik, Allah'ı bilmek, iman yolunda onun rızasına kavuşmak isterse sulukun hangi merhalesinde olursa olsun ilim tahsil etmelidir. Tahsili lazım gelen ilimIerin başında akaid ilmi ile ibadet ve muamelatların sıhhatına dair fıkıh ilmi yer alır.

    Tasavvuf; zahir ve batın yönlerin hepsinde noksansız olarak İslam'ın ameli tatbikatından başka bir şey değildir. Bu da ilimsiz olmaz.

    İlmin fazilet ve ehemmiyeti Kur' an ve Sünnetle sabittir.

    Allahu Teala buyuruyor:

    " ... O kulları içinden ancak alimler, Allah'tan (gereğince) korkar. Şüphesiz Allah, daima üstündür, çok bağışlayandır." 29

    Bu ayette takvayı havf ve haşyet manasında alırsak en takvalı demek Allah'tan en çok korkan demektir.

    Şu da bir gerçektir ki Allah'tan korkmak O'nun azabından korkmak demek değildir. Allah korkusu azap korkusundan daha üstündür. Allah sevgisini kendisine şiar edinen kimse daha yüksek takva ve vera sahibidir. Gerçek şu ki, bir kulun ahsen-i takvim üzere yara*tılmasına ve ilahi tecelliye mazhar olmasına sebep olan Allah sevgi*sidir. Bu sevgiyi kaybetmesi hüsranların en müthişi, acıların en feci*sidir. Çünkü bu öyle bir kayıptır ki insanı cehennemde ebedi kal*maya müstehak kılar.

    Onun için arifler şöyle demişlerdir: "Mukallit azaptan korktuğu için günahlardan kaçınır. Gayesi cennettir."

    "Muhakkik günahkar olmaktan korktuğu için haramlardan sakınır. Niyeti rıza, arzusu da cennettir."

    "Ehlullah ise, Allah celle celaluhu'nun sevgisini kaybetmemek için günah işlemekten sakınır. Onlar yalnız Allah celle celaluh' a müştakdır'ar. Aksa'l gayeleri ve arzularının müntehası ise, Cemalullah' dır. Ehlullahın en büyük kaygısı Allah sevgisinden mahr*um kalmaktır"

    Allahu Teala buyuruyor:

    "Yoksa geceleyin secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse (o inkarcı gibi) midir? De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür." 30

    28 Aliyy-ül Kari, Ayn-ül Şerhi

    29 Fatır Suresi, Ayet 28

    30 Zümer Suresi, Ayet 9

    MARİFET-İ İLAHİYYE TARİKAT-I ALİYYE[/move]