İlim ile İle İlgili Ayetler

'Ayetler ve Hadisler' forumunda Wish tarafından 26 Ekim 2010 tarihinde açılan konu


  1. Kur'anı Kerimde Geçen İlim İle İlgili Ayetler
    İlim Hakkında Ayetler
    İlim İle İlgili Ayeti Kerimeler



    İlim İle İlgili Ayeti Kerimeler


    مَثَلُ الَّذينَ حُمِّلُوا التَّوْريةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًا بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذينَ كَذَّبُوا بِايَاتِ اللّهِ وَاللّهُ لَايَهْدِى الْقَوْمَ الظَّالِمينَ
    İlim Ayetleri Cum'a/:5- Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, kitaplar taşıyan eşeğin durumu gibidir Allah'ın âyetlerini yalanlayanların durumu ne kötüdür Allah zalim toplumu doğru yola iletmez


    وَلَنْ تَرْضى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَاالنَّصَارى حَتّى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّهِ هُوَ الْهُدى وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَاءَ هُمْ بَعْدَ الَّذى جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ مَالَكَ مِنَ اللّهِ مِنْ وَلِىٍّ وَلَا نَصيرٍ
    Bakara / 120 Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır


    فَهَزَمُوهُمْ بِاِذْنِ اللّهِ وَقَتَلَ دَاوُدُ جَالُوتَ وَاتيهُ اللّهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَاءُ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْاَرْضُ وَلكِنَّ اللّهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَمينَ
    Bakara / 251 Sonunda Allah'ın izniyle onları yendiler Davud da Câlût'u öldürdü Allah ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi, dilediği ilimlerden ona öğretti Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmının kötülüğünü diğerleriyle savması olmasaydı elbette yeryüzü altüst olurdu Lâkin Allah bütün insanlığa karşı lütuf ve kerem sahibidir


    هُوَ الَّذى اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ ايَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَاَمَّا الَّذينَ فى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَاْويلِه وَمَا يَعْلَمُ تَاْويلَهُ اِلَّا اللّهُ وَالرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ يَقُولُونَ امَنَّا بِه كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّناَ وَمَا يَذَّكَّرُاِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ
    Al-i İmran / 7 Sana Kitab'ı indiren O'dur Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır Diğerleri de müteşâbihtir Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar


    لكِنِ الرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُقيمينَ الصَّلوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الْاخِرِ اُولئِكَ سَنُؤْتيهِمْ اَجْرًا عَظيمًا
    Nisa / 162 Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler; Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük mükâfat vereceğiz


    قُلْ امِنُوا بِه اَوْ لَا تُؤْمِنُوا اِنَّ الَّذينَ اُوتُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه اِذَا يُتْلى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّدًا
    İsra / 107 De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'an) okununca, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar


    وَلِيَعْلَمَ الَّذينَ اُوتُوا الْعِلْمَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِه فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْ وَاِنَّ اللّهَ لَهَادِ الَّذينَ امَنُوا اِلى صِرَاطٍ مُسْتَقيمٍ
    Hacc / 54 Bir de, kendilerine ilim verilenler, onun (Kur'an'ın) hakikaten Rabbin tarafından gelmiş bir gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar, bu sayede kalpleri huzur ve tatmine kavuşsun Şüphesiz ki Allah, iman edenleri, kesinlikle dosdoğru bir yola yöneltir
     



  2. Cevap: İlim ile İle İlgili Ayetler

    Sen onların dinlerine uymadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: "Şüphesiz doğru yol 'ın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)larına uyacak olursan senin için 'tan ne bir dost vardır ne de bir yardımcı. (Bakara Suresi 120)


    Andolsun kendilerine kitap verilenlere her ayeti (delili) getirsen yine onlar senin kıblene uymaz; sen de onların kıblelerine uyacak değilsin. Onlardan bir kısmı bir kısmının kıblesine (bile) uymaz. Andolsun eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan o zaman gerçekten zalimlerden olursun. (Bakara Suresi 145)

    Sana Kitabı indiren O'dur. Ondan Kitab�ın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini 'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık tümü Rabbimiz'in Katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (Ali İmran Suresi 7)

    gerçekten Kendisi'nden başka İlah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka İlah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka İlah yoktur. (Ali İmran Suresi 18)

    Hiç şüphesiz din Katında İslam'dır. Kitap verilenler ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki "kıskançlık ve hakka başkaldırma" (bağy) yüzünden ayrılığa düştüler. Kim 'ın ayetlerini inkar ederse (bilsin ki) gerçekten hesabı pek çabuk görendir. (Ali İmran Suresi 19)

    Artık sana gelen bunca ilimden sonra onun hakkında seninle 'çekişip-tartışmalara girişirlerse' de ki: "Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı kadınlarımızı ve kadınlarınızı kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de 'ın lanetini yalan söyleyenlerin üstüne kılalım." (Ali İmran Suresi 61)

    Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar zekatı verenler 'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz. (Nisa Suresi 162)
    Kavmi onunla çekişip-tartışmaya girdi. Dedi ki: "O beni doğru yola erdirmişken siz benimle konusunda çekişip-tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum ancak 'ın benim hakkımda bir şey dilemesi başka. Rabbim ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?" (En'am Suresi 80)

    Ne oluyor ki size kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız dışında O size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken üzerinde 'ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz? Gerçekten çoğu bir ilim olmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larıyla (kimilerini) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin haddi aşanları en iyi bilendir. (En'am Suresi 119)
    Sekiz çift; koyundan iki keçiden de iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı? Yoksa iki dişiyi mi ya da o iki dişinin rahimlerinin kendisini kapsadığı (yavruları) mı? Eğer doğru sözlüler iseniz bana bir ilimle haber verin." (En'am Suresi 143)

    Şirk koşanlar diyecekler ki: " dileseydi ne biz şirk koşardık ne atalarımız ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de Bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak "zan ve tahminle yalan söylersiniz." (En'am Suresi 148)

    Andolsun (yapıp-etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve Biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik. (Araf Suresi 7)
    " bizi ondan kurtardıktan sonra bizim tekrar sizin dininize dönmemiz 'a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan 'ın dilemesi dışında ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Biz 'a tevekkül ettik. 'Rabbimiz bizimle kavmimiz arasında 'Sen hak ile hüküm ver' Sen 'hüküm verenlerin' en hayırlısısın." (Araf Suresi 89)

    Andolsun Biz İsrailoğullarını hoşlarına gidecek güzel bir yerde yerleştirdik ve temiz şeylerden kendilerine rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmediler. Şüphesiz Rabbin aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda kıyamet günü hüküm verecektir. (Yunus Suresi 93)

    Erginlik çağına erişince kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. (Yusuf Suresi 22)

    Babalarının kendilerine emrettiği yerden (Mısır'a) girdiklerinde (bu) -Yakub'un nefsindeki dileği açığa çıkarması dışında- onlara 'tan gelecek olan hiçbir şeyi (gidermeyi) sağlamadı. Gerçekten o kendisine öğrettiğimiz için bir ilim sahibiydi. Ancak insanların çoğu bilmezler. (Yusuf Suresi 68)

    İşte böylece Biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun sana gelen bu ilimden sonra onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan senin için 'tan ne bir yardımcı dost ne bir koruyucu vardır. (Ra'd Suresi 37)

    Sonra () kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (mü'minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler dediler ki: "Bugün gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir." (Nahl Suresi 27)
    Sana ruhtan sorarlar; de ki: "Ruh Rabbimin emrindendir size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir." (İsra Suresi 85)

    De ki: "İster ona inanın ister inanmayın: O daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler." (İsra Suresi 107)
    Derken Katımız'dan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular. (Kehf Suresi 65)

    "Babacığım gerçek şu ki bana sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol seni düzgün bir yola ulaştırayım." (Meryem Suresi 43)

    "Sizin İlahınız yalnızca 'tır ki O'nun dışında İlah yoktur. O ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır." (Taha Suresi 98)

    Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi. (Enbiya Suresi 74)
    Biz bunu (hükmü) Süleymana kavrattık her birine hüküm ve ilim verdik. Davud ile birlikte tesbih etsinler diye dağlara ve kuşlara boyun eğdirdik. (Bunları) Yapanlar Biz idik. (Enbiya Suresi 79)

    (Bir de) Kendilerine ilim verilenlerin bunun (Kur'an'ın) hiç tartışmasız Rablerinden olan bir gerçek olduğunu bilmeleri için; böylelikle ona iman etsinler ve kalpleri ona tatmin bulmuş olarak bağlansın. Şüphesiz iman edenleri dosdoğru yola yöneltir. (Hac Suresi 54)

    Andolsun Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik: "Bizi inanmış kullarından birçoğuna göre üstün kılan 'a hamd olsun." dediler. (Neml Suresi 15)

    Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona: "Senin tahtın böyle mi?" denildi. Dedi ki: "Tıpkı kendisi. Bize ondan önce ilim verilmişti ve biz Müslüman olmuştuk." (Neml Suresi 42)
    O erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz. (Kasas Suresi 14)

    Kendilerine ilim verilenler ise: "Yazıklar olsun size 'ın sevabı iman eden ve salih amellerde bulunan kimse için daha hayırlıdır; buna da sabredenlerden başkası kavuşturulmaz" dediler. (Kasas Suresi 80)

    Hayır o kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası Bizim ayetlerimizi inkar etmez. (Ankebut Suresi 49)
    Kendilerine ilim ve iman verilenler ise dediler ki: "Andolsun siz 'ın Kitabında (yazılı süre boyunca) diriliş gününe kadar yaşadınız; işte bu dirilme günüdür. Ancak siz bilmiyordunuz." (Rum Suresi 56)

    Kendilerine ilim verilenler ise Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün güçlü övülmeye layık olan ()ın yoluna yöneltip (Sebe Suresi 6)

    Arş'ı yüklenmekte olanlar ve çevresinde bulunanlar Rablerini hamd ile tesbih etmekte O'na iman etmekte ve iman edenlere mağfiret dilemektedirler: "Rabbimiz rahmet ve ilim bakımından herşeyi kuşatıp-sardın tevbe edenler ve Senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru." (Mü'min Suresi 7)

    Resulleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman onlar yanlarında olan ilimden dolayı sevinip-böbürlendiler de kendisini alay konusu edindikleri şey onları sarıp-kuşatıverdi. (Mü'min Suresi 83)

    Onlar kendilerine ilim geldikten sonra yalnızca aralarındaki 'tecavüz ve haksızlık' dolayısıyla ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden adı konulmuş bir ecele kadar geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı muhakkak aralarında hüküm verilmiş (iş bitirilmiş)ti. Şüphesiz onların ardından kitaba mirasçı olanlar ise herhalde ona karşı kuşku verici bir tereddüt içindedirler. (Şura Suresi 14)

    Şüphesiz o kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur. (Zuhruf Suresi 61)

    Andolsun Biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık. (Duhan Suresi 32)

    Ve onlara bu emirden açık belgeler verdik. Fakat onlar kendilerine ilim geldikten sonra yalnızca aralarındaki 'hakka tecavüz ve azgınlıktan' dolayı ihtilafa düştüler. Şüphesiz Rabbin hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir. (Casiye Suresi 17)

    Şimdi sen kendi hevasını ilah edinen ve 'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık 'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp-düşünmüyor musunuz? (Casiye Suresi 23)

    De ki: "Gördünüz mü haber verin; 'tan başka taptıklarınız yerden neyi yaratmışlar bana gösterin? Yoksa onların göklerde bir ortaklığı mı var? Eğer doğru sözlüler iseniz bundan önce bir kitap ya da bir ilim kalıntısı (veya bir eser) varsa bana getirin." (Ahkaf Suresi 4)

    Dedi ki: "İlim ancak Katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum." (Ahkaf Suresi 23)

    Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp-gittikleri zaman ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. (Muhammed Suresi 16)

    İşte onların ilimden yana ulaşabildikleri (son sınır) budur. Şüphesiz senin Rabbin; Kendi yolundan sapanı en iyi bilen O'dur ve hidayet bulanı da en iyi bilen O'dur. (Necm Suresi 30)

    Ey iman edenler size meclislerde "Yer açın" dendiği zaman yer açın; size genişlik versin. Size: "Kalkın" denildiği zaman da kalkın. sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. yaptıklarınızdan haberdardır. (Mücadele Suresi 11)
     



  3. Cevap: İlim ile İle İlgili Ayetler

    ilim ile ilgili ayetler istiyoruz lütfennnn...