İletişim ile ilgili atasözü ve deyimler nelerdir?

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Aderito tarafından 9 Aralık 2012 tarihinde açılan konu


  1. - Kötü arkadaşın verdiği zarar vücuduna değil, ruhunadır. (Leitner)

    - Birinin kimliğini öğrenmek istiyorsan, kendisinden değil, arkadaşından sor. (London)

    - Kötü niyetli insanlara diyaloga girmeyin, sizi pişmen etmese bile mutlu da edemez. (Platon)

    - Kötü insanlarla görüşmek, ilk günde rezillik gibidir. Sonraki günlerde alışır, hatta onları öpebiliriz bile.. (Pope)

    - Kendini bilgin sanan cahille görüşme . (Roubillac)

    - Doğru insan doğru insanla iletişim kurmalı, ama maalesef bu böyle olmuyor. (Shakespeare)

    - İnsanlar görüştükleri insanları titizlikle seçmeli, çünkü davranışlar bulaşıcı hastalıklar gibi birbirine geçerler. (Shakespeare)

    - Eğer siz kişilikli ve ahlaklı insanlarla oturup kalkarsanız onların özellikleri size de geçer. ( Smiles)

    - Soğuk çay ve pilavı kabul edebiliriz ama asık suratlılığı asla.. (Çin sözü)

    - İnsan aynı huyu taşıyan insanlarla iletişim kurarsa, bu iletişim sayesinde hem cömert hem de cömert insanlara daha yakın olur. (Cicero)

    - Mütevazi bir insanla diyalog kurmak, alim olduğu halde kendini beğenmiş bir insanla diyalog kurmaktan daha iyidir. (Cullen)

    - Nasıl davranırsan tıpkı ayna gibi sana öyle geri yansır. (Goethe)

    - Görüşme adabını bilmeyen kişi alim bile olsa gerçek kişiliğini gösteremez. (Liard)

    - İki insanın uzun süre görüşmesi, ikisini de öylesine etkiler ki, sadece huy ve ahlakları değil, ses tonları bile birbirine benzer. (Lavater)



    Kara haber tez duyulur; Kötü haberlerin yayılması diğerlerine göre daha çabuk olur. Başınıza bir felaket geldiği zaman “duydun mu” diyerek başlayan yayılmalar tez zamanda herkse ulaşır.

    Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır; Güzel ve hoş sözlerle her insan ikna edilebilir. Dilin kuvveti olumsuz düşünceler içerisinde olan insanı dahi etkileyerek yol gösterir.

    Önce düşün sonra söyle; Düşünmeden söylemek hataları beraberinde getirir, söyleyeceklerinizi ilk önce düşünün tartın sonra söyleyin.

    Bıçak yarası geçer dil yarası geçmez; Bıçak yarası zaman içerisinde geçer izi kalır, dil ile söylenen gönül kırar daima hatırlanır.

    İnsanlar konuşa konuşa hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır; İnsanların birbirleri ile anlaşması için konuşma yetenekleri vardır bunları kullanarak uyum içerisinde yaşayabilirler, hayvanlar ise koklaşarak birbirlerini anlamaya çalışırlar.


    İLETİŞİM VE HABER İLE İLGİLİ DEYİMLER:

    - dünyadan haberi olmamak: çevresinde olup bitenleri bilmemek.
    - gaipten haber vermek: kendisinde manevi güç olduğuna inanılan kimse, gelecekte neler olacağından veya bilinmeyen âlemden haber vermek.
    - haber almak: kendisine bildirilmek, öğrenmek, bilgi edinmek: “Sizden haber almayalı bir seneden fazla oldu.” -P. Safa.
    - haber atlamak: gazetecilikte bir haberi vaktinde yayımlayamamak.
    - haber çıkmamak: biri veya bir şey için beklenen bilgi gelmemek.
    - haber geçmek: teleks, telefon vb. ile bilgi iletmek.
    - haber göndermek: herhangi bir araçla bildirmek: “Kayıkları olmayanlar mahalledeki en alışık oldukları kira sandallarına haber gönderirler.” -A. Ş. Hisar.
    - haber patlatmak: çok önemli bir haberi ilk kez açıklamak: “Bu haberi patlatacak olan gazete en az bir hafta gündemi belirlemiş olacak.” -A. Ümit.
    - haber salmak (yollamak): haber göndermek: “Ben bu sevdadan vazgeçmez iken / Gizli gizli haber salıp durmasın” -Halk türküsü.
    - haber uçurmak: gizlice haber göndermek.
    - haber vermek: 1) bildirmek, haber ulaştırmak: “O evlerin ısıtılacağını, akşama sıcak yemek yapılacağını, evlerin ıssız olmadığını haber verirdi.” -A. Kutlu. 2) bir durumun, bir olayın belirtisi olmak: “Günlerden beri artan iştahsızlık ve derin yorgunluk fena günlerin yaklaştığını haber vermiş olabilirdi.” -P. Safa.
    - haberden haber vermek: bir kimse veya bir konuda bilgi istemek.
    - haberi olmak : bilgisi olmak, bilmek: “Annesinin bir şeyden haberi olmadığı için hemen söze karıştı.” -A. Gündüz.
    - haberin olsun: birine herhangi bir konuda uyarıda bulunmak için söylenen bir söz.
    - haberli olmak: öğrenmiş olmak, haber almış bulunmak: “En yeni teknolojik bilgilerden haberli oluyorlar.” -T. Uyar.
    - kuşun kanadıyla haber salmak: en hızlı bir biçimde haber vermek: “Görürseniz, duyarsanız kuşun kanadıyla haber salın demedik mi?” -M. İzgü.
    - ne haber?: 1) herhangi bir bilgi var mı? 2) ne var ne yok; 3) alay “senin hiçbir şeyden haberin yok” anlamında kullanılan bir söz: O, başkalarıyla geziyormuş, ne haber?
    - uzun kulaktan haber almak: uzaktan uzağa haber almak.
    - telefon etmek (açmak): birini telefonla aramak ve bir şey söylemek: “Siz gelmeyin, ben telefon eder, gelirim.” -A. H. Tanpınar.
    - iletişim kurmak: bilgi, haber vb. alışverişi yapmak: “Falih Rıfkı Atay da düşünen ve iyi iletişim kuran bir insandı.” -R. Erduran.


    İLETİŞİM VE HABER İLE İLGİLİ ATASÖZLERİ:

    - Çocuktan al haberi: bir aile sorunu veya ailece gizli tutulan bir şey, çocukların rastgele söyledikleri bir sözle açığa çıktığında söylenen bir söz.
    - Deliden al uslu haberi : deli, sır saklamasını bilmediği için haberin doğrusu ondan alınır.
    - Irak yerin haberini kervan getirir: erişemediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiyi bir aracı sağlar.
    - Kara haber tez duyulur: ölüm gibi kötü haber çabuk yayılır.
    - Kötü haber tez duyulur: ölüm gibi kötü haber çabuk yayılır.
    - Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış: önemsiz kişi, önemli kişiye küsse önemli kişinin umurunda bile olmaz.