İleri yaşta hamilelik

'Bebek Bakımı' forumunda HazaN tarafından 14 Mart 2009 tarihinde açılan konu


  1. Son on yıl içinde başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm dünyada ilk gebeliğini ileri yaşlarda yaşayan anne adaylarının sayısında önemli artışlar gözlenmektedir.
    Kadınların eğitimlerini daha ileri aşamalara kadar götürmeleri ve iş yaşamında erkeklerle aynı alanlarda çalışmaları, etkin doğum kontrol yöntemlerinin geliştirilmesi, yasal tahliyenin serbest bırakılması ve infertilite (kısırlık) tedavi yöntemlerinin ilerlemiş olması bu duruma önemli katkılarda bulunmaktadır.

    Elbette yukarıdaki olgu oldukça ender rastlanan bir durumdur. 5 yaşında bir gebelik oluşabilmesi için bu kızın ergenlik çağına oldukça erken bir yaşta girmiş olması gerekir. Prekoks puberte ("çok erken yaşta oluşan ergenlik") adı verilen bu durum çok ender görülmese de tarihte buna benzer bir olgu bir daha bildirilmemiştir.

    Tüp bebek teknolojisinin ilerlemesi ve donör oositi (yumurta bağışı) ile oluşan hamileliklerin sayısında artış ileri anne yaşının daha farklı bir perspektif kazanmasına yol açmıştır. Yumurta bağışı hamileliklerinde anneyle ilgili oluşması muhtemel riskler bebeği taşıyan kadının yaşıyla ilgiliyken doğacak bebekle ilgili kromozom kusuru oluşma riski donör (yumurtayı veren) kişinin yaşıyla ilgilidir.

    İleri yaşlarda kadınların doğal yoldan hamile kalması mümkün mü?

    Bazen çok çocuk doğurmuş kadınlarda menopoza girme yaşı uzayabiliyor. ‘Çok çocuk’ derken 7-8 doğumu kastediyorum. Onlarda bazen 45-46 yaşında da hamilelik görebiliyoruz. Ancak son derece nadirdir, 50 yaşından sonra ise çok ender görülen bir durumdur. Mutlaka yardımcı üreme tekniklerinin kullanılması gerekir.


    İleri yaştaki hamileleri ne gibi riskler bekliyor?

    Yoğun iş hayatı ve kadınların sorumluluklarının hızlı artışı, ileri yaşta anne olmayı da beraberinde getiriyor. Annelik her kadının tatmak istediği bir duygudur. Ama ileri yaşlarda gebe kalmak zorlaşırken, aynı zamanda sağlıklı bir gebelik dönemini sürdürmek ve sağlıklı bebek doğurmak da güçleşiyor. Düşük riskindeki artışla birlikte bu gebeliklerin çoğu, yardımcı üreme teknikleriyle gerçekleşmiş olmasının verdiği çoğul gebelik riskleri ile birleşiyor. Sistemik hastalıklar ilerleyen yaşla birlikte baş gösteriyor. Bu sorunlardan en önemlileri de şeker hastalığı ve hipertansiyon oluyor. Bu iki hastalığın yanı sıra gebelikte ortaya çıkan kalp yetmezliği, doğum sonrası kanamalar, erken doğum, ölü doğum ve plasenta bozuklukları da görülebiliyor.


    İleri yaş gebelikleri nasıl takip edilmelidir?


    Birçok risk faktörünü bir arada tutan, belki de en riskli gebelikler sayılan ileri yaş gebeliklerinde; çok yakın ve dikkatli bir takip gerekiyor. Her gebelik özen gerektirirken, bu tür gebeliklerde çok daha fazla özene ve bilgiye ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle gebe takibi mutlaka, işin en ehli ve tecrübeli ellerde olması gerekiyor. Multidisipliner yaklaşım ve yakın ilgi gerektiren ileri yaş gebelikleri, mutlaka bu konuda uzmanlaşmış ve tecrübe edinmiş merkezlerde takip edilmeli ve gerekli olan tahlilleri yaptırarak, destekleyici tedavilerini almalıdır. Hastaların hiç bir tansiyon sorunu olmasa bile, evinde tansiyon takibi yaptırmaları ve bunları düzenli kayıt etmelerini istiyoruz. Özellikle 40 üstündeki gebeler mutlaka bir iç hastalıkları uzmanı veya kardiyolog ile birlikte takip edilmeli. Düzenli olarak belirli aralıklarla kan şekeri ölçülmeli ve çıkan sonuçlara göre diyet ayarlanmalı veya insülin kullanılmalı. Birçok menopoza giren veya tüp bebek dahil gebelik şansı elde edememiş kadınlar, yurtdışında yumurta bağışı (donasyon) yöntemi ile gebelik elde ediyorlar. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı bu yöntemin kullanılmasına izin vermiyor. Özellikle bu şekilde elde edilmiş gebeliklerin ilk 3-4 aydaki takibi belirli hormon takviyeleri gerekiyor. Bu sebeple gebelik takipleri tecrübeli ve bu konuda uzmanlaşmış doktorlar tarafından yapılmalı.

    İleri yaş gebeliğin bebek üzerinde etkisi var mı?

    Anne adayı üzerine riskli bir durum oluşturan ileri yaş gebeliği; bebeğin veya bebeklerin üzerinde de olumsuz etkiye sahiptir. Artan tansiyon şikayeti ile birlikte bebeğe giden kan miktarında azalma, plasenta ayrılması, pıhtılaşma bozuklukları ve sıvı azalması ile birlikte bebekte hafif gelişme geriliğinden anne karnında ölüme kadar geniş bir risk yelpazesi taşıyabilir. Şeker yükselmesi ve kontrol altına alınmamış diyabet de bebekte aşırı büyüme ve buna bağlı doğum travması, doğum sonrası şeker düşüklüğü, şeker hastalığına ve obeziteye yatkınlık ve ani ölümler bekleyebilmektedir. 35 yaşından sonra oluşan gebeliklerde de kromozom anomalileri de artmaktadır. Bu anomalilerden en yaygın olanı ‘trizomi21′ denen ‘Down sendromu’ ya da bilinen adı ile ‘Mongolizm’ tanısı, gebeliğin erken haftalarında yapılan CVS veya amniyosentez ile konulmalıdır.

    İleri yaş gebeliklerinde doğum ile ilgili sorunlar var mı?

    İleri yaş gebeliklerinde erken doğum 4 kat daha fazla görülmektedir. Bunun sebebi olarak ‘yaş’, tek başına bir faktör olarak gösterilirken, artan gebelik sorunlarını engellemek amacıyla erken gebelik sonlandırılabilir. Özellikle ‘preeklampsi’ denilen artmış tansiyon ve idrarda protein kaybı ile giden oldukça riskli bir durum olan bu hastalığın tek tedavisi gebeliğin sonlandırılmasıdır. Preeklampsi sonlandırılmaz veya fark edilmezse ‘eklampsi’ denilen nöbet atakları ve beyin ödemi ile seyreden ölümcül bir durum ortaya çıkabilir, bu gibi durumlarda da gebelik sonlandırılmalıdır. Gebelik haftasına bakılmaksızın yapılan bu sonlandırılmalar sonucunda erken doğuma bağlı prematürite oranı artmaktadır. Kontrol altına alınmamış şeker hastalığına bağlı olarak anne karnında bebek aşırı kilo almaktadır ve buna bağlı olarak doğum travmaları görülebilmektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı ileri yaştaki anne gebeliklerinde sezaryenle doğum oranı normal gebeliklere göre iki kattan fazla artış gösteriyor.