ihtiyaçlarınızla meslekler arasında bir ilişki varmıdır

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Misafir tarafından 18 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. ihtiyaclarımıza göre meslek seçimi nasıl yapılır
     



  2. Cevap: ihtiyaçlarınızla meslekler arasında bir ilişki varmıdır

    İnsanoğlu yetenekleri çerçevesinde bir meslek ediniyor ve toplumdaki yerini alıyor. Bunu hizmet ekseninde ele aldığımızda da aynı şeyi görürüz. Herkes gücü nisbetinde bir şeyler yapar ve bunu insanlığın hizmetine sunar. Sahabe hanımlar arasından biri Allah'ın Resulüne gelerek, "Ey Allah'ın Resülü insanlar dine hizmet ediyor ve hayırlara vesile oluyorlar. Ama ben ihtiyar bir kadınım, yapabileceğim pek bir şey yok, eğer izin verirseniz ben de mescidi temizleyerek hayır kazanayım" demişti. Allah'ın Resülü de kadının bu isteğini kabul etmişti.
    Kadın işini severek yapıyor ve Allah'a dua ediyordu. Bir süre sonra Efendimiz mescidi temizlenmiş vaziyette bulamayınca kadını sordu. Vefat etti dediler, Efendimiz kadının kabrini sordu ve onun için hayır duada bulundu.

    İslam tarihimize baktığımızda da sahabenin yetenekleri doğrultusunda hizmetlerini sürdürdüklerini görürüz. İşte bunlardan bir kaçı:

    Bilali Habeşi, Mekke de varlıklı bir kimsenin kölesi idi. Müslüman olduğunda efendisi Ümeyye bin Halef, dinini bırakması için ağır işkencelere maruz bırakmış ve hatta göğsüne büyükçe bir kaya parçası koyarak zulmünü sürdürmüştü. Ama o bütün işkencelere göğüs germiş ve İslam üzere yaşamaya devam etmişti. Daha sonra Ebu Bekir yüksek bir bedel ödeyerek onu sahibinden almış ve azat etmişti.

    Bilal'in güzel bir sesi vardı. Müslümanlar arasında ezan okuma adeti başladığında Hazreti Peygamber ezanı ona öğretti ve ilk defa ezanı o okudu. Hayatı boyunca da Hazreti Peygamberin müezzinliğini yaptı.

    Sahabeden Ubey bin Ka'b ise Kur'an'ı güzel okurdu. Sesi güzeldi ve Kur'an okuduğunda sahabenin gözleri dolardı. O bu yeteneğini Kur'an okuyarak ortaya koymuş İslam'a hizmet etmişti.

    Bilindiği üzere Cafer bin Tayyar Hazreti Ali'nin kardeşidir. İslam'ın ilk günlerinde, Cafer islamla şereflenmiş ve Efendimizin yanında yer almıştı. Düzgün hitabetiyle dikkat çekiyordu. Mekkeli müşriklerin işkenceleri arttığı bir dönemde eşi ile birlikte Habeşistan'a gitmiş ve Necaşi'ye, şöyle bir konuşma yapmıştı:

    "Ey hükümdar! Allah aramızdan birini seçip de onu kendisi için elçi olarak gönderene kadar biz cahillerdendik. Putlara tapar, günah işlerdik. Ölü eti yer, akrabalarımızla alâkayı keser, komşularımıza kötü davranırdık. İşte bu hâl üzereyken Allah bize soyunu sopunu, doğruluğunu, eminlik ve iffetini çok iyi bildiğimiz bizden birini peygamber olarak gönderdi. O da bizi Allah'ı birlemeye ve O'na kulluk etmeye çağırdı. Bize doğru sözlülüğü, emanete hıyanet etmemeyi, akrabaları ziyareti, komşulara iyi davranmayı, kan dökmemeyi ve haramlardan uzak durmayı emretti. Kötülüklerden, yalan yere şahitlikten, yetim malı yemekten, iffetli kadına iftiradan men etti. Allah'a ibadet etmemizi, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamamızı, namaz kılıp sadaka vermemizi istedi. Biz de O'nu tasdik ettik. Getirdiğine uyduk. İşte bu yüzden kavmimiz bize düşman oldu. Eziyet etti. Bize işkence ettiler, sıkıntılara düşürdüler, yapmak istediklerimize engel oldular. Biz de seni başkalarına tercih ederek memleketine geldik. Senin himayene güvenip zulme uğramayacağımızı ümit ettik."

    İhtiyaclarımız yeteneklerimizi şekillendirdiğine göre bizlerde yeteneklerimiz dahilinde meslek seçimi yapmalıyız