İç Anadolu Bölgesinin Çevre Sorunları

'Türkiye ile ilgili' forumunda Wish tarafından 12 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. İç Anadolu bölgesindeki çevre sorunları
    iç anadoluda çevre sorunları



    İç Anadolu Çevre Platformu (İÇAÇEP), kuruluş sonrası ilk toplantısını 4 Eylül 2005 günü Konya'da gerçekleştirdi.

    İÇAÇEP Sekreteri Abidin Özkaymak ve KONÇED Başkanı Salih Yaşar tarafından kuruluş toplantısı sonrası gelişmelerin aktarılması ve TÜRÇEP Koordinatörü Dr. Tanay Sıdkı Uyar'ın bilgilendirmesinden sonra aşağıdaki görüşlerin kamuoyunun bilgisine sunulmasına karar verilmiştir;

    1. Küresel gelişmelerin paralelinde bölgemiz ve ülkemiz, yakın gelecekte ciddi su sıkıntısıyla karşı karşıya olup, doğal su kaynaklarımız ciddi tehdit altındadır.

    Beyşehir Gölü Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olup; aşırı su çekimi nedeniyle su seviyesinin düşmesi, göl tabanının erozyonla dolması, otlanması nedeniyle ötrofikasyon tehlikesinin baş göstermesi, balık türlerinin hızla yok olması, göl suyunun kimyasal ve bakteriyolojik kirlenmeye devam etmesi, göl civarındaki tarımsal alanlarda hala gübre ve tarımsal ilaç kullanılmaya devam edilmesi, göl civarındaki avcılığın gelişigüzel devam etmesi, göl kıyılarından kaçak kum alımının sürmesi vb. sorunları devam etmekte ve bu konularda ciddi önlemler alınmamaktadır.

    İÇAÇEP, gelişmeleri takip etmeye devam edecektir.

    Yer altı ve yer üstü su kaynaklarının seviyesi giderek düşmekte ve hızla kirlenmekte buna karşın etkin kullanılamamaktadır.

    Su kaybının en büyük nedenlerinden olan geleneksel tarımsal sulama yöntemlerinin terk edilerek yerine su kaybını en aza düşüren daha modern basınçlı sulama sistemlerinin ve organik tarım yöntemlerinin özendirilmesi gerekmektedir. Bunun yanında atık suların da arıtılarak sulamada değerlendirilmesi ve bu nedenle arıtma tesislerinin zaman kaybetmeden kurulması gerekmektedir. Özel mülkiyete ait alanlarda açılan kuyular denetlenmelidir. Günlük hayattaki su kullanımı başta olmak üzere, suyun kullanımında tasarrufa gidilmeli ve bu konuda halk ve öğrenciler bilinçlendirilmelidir.

    2. Bugün Türkiye’nin tuz ihtiyacının çok büyük bir kısmını karşılayan Tuz Gölü, çevredeki yerleşim birimlerinin ve özellikle Konya’nın atık sularının boşaltılması sonucu, yok olmanın eşiğindedir. Geri dönülmez noktaya hızla yaklaşan gölün en azından kirlenme sürecinin durdurulması için yerel ve mülki idareler harekete geçirilmeli, bu konuda oluşturulmuş özel birimlerin faaliyetleri takip edilmelidir.

    3. Ankara’nın nefes alan son gölü olan Mogan Gölünde sazlıkların bilinçsizce yakılması, doğal hayata zarar vermektedir. Gölün kurtarılması için bilim insanlarından oluşan uzman kuruluşların öncülüğünde yürütülecek bir çalışma gerçekleştirilmelidir. Platformumuz bu oluşumun gerçekleştirilmesi için tüm girişimlere hazırdır.

    4. Karapınar’daki toprak erozyonuyla ilgili uzun yıllardır sürdürülen mücadelenin kazanılmasına rağmen, son yıllardaki ilgisizlikten ötürü geriye dönüş süreci başlamıştır. Karapınar’ın yeniden çölleşmesinin önüne geçilebilmesi için, Konya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ova köylülerine yönelik projeyi İÇAÇEP destekler.

    5. Hasanoğlan’nın doğusunda kalan İdris Dağı’nın eteğinde kireç ocaklarının kurulması çalışmaları gerçekleştiği takdirde, bu dağın yamacı yok edilecek ve binlerce fidan da beraberinde yok olacaktır. İÇAÇEP, ocakların açılmaması için bölgede sürdürülen faaliyetleri destekler ve önlenmesi için gerekli girişimlerde bulunur.

    6. İç Anadolu Bölgesi’nin tamamında ve özellikle Nevşehir ve Niğde yöresinde bilinçsiz ilaç ve gübre kullanımı sonucu toprak, özelliğini kaybetmektedir. Geleneksel tarım teknikleri terk edilerek sürdürülebilir tarım yöntemleri kullanılmalı ve AB’ye uyum sürecinde getirilen mevzuatın uygulama süreci takip edilmelidir.

    7. Tuz Gölü’ne dikkat çekmek için İÇAÇEP ve bileşenleri, bir sonraki toplantıya kadar tüm yazışmalarında ‘TUZ GÖLÜ ÖLMESİN’ sloganını kullanacaktır.