Hz. Süleyman Hayatı

'İslami Bilgiler' forumunda zamaneanne tarafından 27 Kasım 2012 tarihinde açılan konu


  1. Hz. Süleyman Hayatı Hakkında Bilgi


    Hz. Süleyman 13 yaşında iken,Allah (cc) O’nu İsrail Oğullarına hem peygamber hem de hükümdar olarak görevlendirdi. Hz. Süleyman, Kur’an-ı Kerîm’de ismi 16 yerde zikredilen ve bir çok hadiste kıssası anlatılan peygamberdir.

    Hz. Süleyman üstün zekası gibi doğru hüküm verme konusunda da maharetliydi. Nitekim O, halktan birkaç kişinin başına gelen bir olayda babası Hz. Davud’dan faklı bir şekilde fetva verdi. O’nun görüşünün daha isabetli olduğunu Kur’an-ı Kerîm şöyle ifade eder: “Bir zaman Dâvud ve Süleyman, bir ekin konusunda hüküm veriyorlardı: Bir grup insanın koyun sürüsü, geceleyin başıboş bir vaziyette bu ekin (tarlasının) içine dağılıp (ekine) zarar vermişti. Biz, onların (bu konuda verdikleri) hükmü görüp bilmekte idik. (Fetvayı) bu (şekilde vermeyi) Süleyman'a Biz bildirdik. Çünkü Biz, Davud'a ve Süleyman'a, hüküm (peygamberlik, hükümdarlık) ve ilim verdik.”Ayetten anlaşıldığı üzere ikisi de ilim sahibi olduğu ancak Hz. Süleyman’ın hüküm verme konusunda donatıldığı görülmektedir.

    Hz. Süleyman’ın bazı Hasletleri:

    1- Kuş dilini bilmesi: Allah (cc) tarafından Hz. Süleyman’a verilen mucizelerden birisi de Özelde bir çok hayvanın , genelde ise kuşların dilini anlama ve onlarla konuşma kabiliyetidir. O’nun kuşlarla konuştuğuna ve onları anladığına dair Kur’an’da şöyle bir delil bulunmaktadır: “Ey insanlar bize kuşların dili öğretildi. Bize her şeyden verildi..”Hz. Süleyman’ın hayvanlarla iletişim halinde olduğu bilinmekle birlikte detayları hakkında sahih bilgilere vakıf değiliz. Bir çok müfessir hayvanların bazı hareket ve ötüşlerini kendi anlayışlarına göre manalandırıp bunu da Hz. Süleyman’a isnad etmektedirler.

    2- Eşleri ve Mal varlığı: Hz. Süleyman’ın bir rivayete göre 700 bir rivayete göre ise 300 hanımı olduğu hatta bu hanımların cinsel haklarını eda için 100 erkeğe verilen şehvetin kendisinde toplandığı belirtilir. Ancak bunlar bir peygamberi güçlü ve azametli göstermek adına ortaya atılan yorumlardan başka bir şey değildir.

    Sâd suresinde Allah (cc) onun atlarından şöyle bahseder: “Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu. O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim." Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar." Ayetten anlaşıldığı üzere Hz. Süleyman safkan atlara sahipti. Ancak bu atların sayısı ne kadardı kaç yaşın dalardı? gibi teferruatlar bulunmaktadır. Buna rağmen bu atların sayısı hakkında bir çok görüş öne sürülmüştür.

    3- Rüzgarın emrine verilmesi: Rüzgarın Hz. Süleyman’ın emrine verildiği ayette şöyle bildirilir: “Bereketli kıldığımız yere doğru Süleyman’ın emriyle esen rüzgarı, O’nun buyruğuna verdik.” Söylentilere göre Hz. Süleyman’ın ahşaptan tahtı vardı ve yolculuk yapacağı zaman beraberindekilere bu tahta alıp rüzgara yön verirdi. Ancak bu tahtın özellikleri nasıldı, kaç kişi ve kaç eşya alırdı? gibi sorulara verilecek sahih bir cevap olmamakla birlikte bu konuda pek çok İsrailî haber mevcuttur.

    4- Bakır madeninin emrine verilmesi: Ayet-i Kerimede “Aynü’l-Katr”ı ona sel gibi akıttık” buyrulur. Bütün müfessirler Aynü’l-Katr’in erimiş bakır madeni olduğu noktasında görüş birliği içerisindedirler Allah (cc) Hz. Süleyman’a ordusunun silah ihtiyacını karşılaması için ve günlük hayatta kullanılan eşyaların temini için erimiş bakır madenini bahşetmiş olmalıdır. Ancak bakırın nasıl aktığı, nereden ve ne kadar aktığı konusunda her hangi bir bilgi bulunmamaktadır.

    5- Timsaller ve dalgıçlar: Timsal bir şeyin aynısının yapılması demektir. Canlı veya ansız bir eşyanın benzerini resmetmeye timsal denilir. Anlaşılan o ki Allah (cc) daha önce bahşettiği bakır madenine şekil vermesi için zanaat yeteneğini de beraberinde bahşetmiş olmalı. Dalgıçlar ise deniz altındaki süs eşyalarını bulup getirme konusunda Hz. Süleyman’ın emrine verilmiş olsa gerek.