Hz. Peygamber'in Merhameti

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Nalan tarafından 29 Nisan 2013 tarihinde açılan konu


  1. Peygamber Efendimiz (sav) mükemmel ahlak üzerine yaratılmıştır. Allah onu özel olarak seçmiştir. İnsanlığa kıyamete kadar rehberlik yapacak bir vasıfta ve ahlakta yaratmıştır. O sadece bir dönemin, bir milletin veya bir bölgenin değil, bütün insanlığın da rehberidir. Mesajı cihanşümul olduğu gibi rehberliği de evrenseldir. Kur'an-ı Kerim, "sizin için Allah Resulü'nde güzel bir örnek vardır"buyurarak insanlığı O'nun ahlakıyla ahlaklanmaya, O'na uymaya davet ediyor.
    Hz. Mevlana'nın ifadsiyle kalemler O'nu anlatmaktan acizdir. O her vasfında zirveydi. insaniyete ait normal halleri ümmetine örnek olması içini. Zira bütün vasıfları olağanüstü olsaydı, ümmeti O'na uymada zorlanacaktı. Cenab-ı Allah sonsuz rahmetiyle, kainatın iftihar tablosu olmasına rağmen, O'nu normal bir insan gibi yarattı, insanlığa mükemmel bir rehber kıldı.
    Aile yaşayışından, sosyal, dni ve idri hayatına kadar her şeyi görülebiliyor, etrafınd bir nur halesi oluşturan yiğit insanlar tarafından kaydediliyor ve gelecek nesillere aktarılıyordu.
    O, islam öncesi vahşet dönemini "cahilliye" dönemi diye adlandırmıştı. Çünkü İslam'ın gelişi ile eski ile yeni arasında bariz bir çizgi çekilmişti. O cahiliye huylarına, karakterlerine dur demişti. Kız çocuklarını diri diri toprağa gömecek kadar vahşileşen, kabile bağ ve onurunu her şeyin üstünde tutan bir topluma öyle bir şefkat ve merhamet dersi verdi ki hayvanlar bile o merhametten hisselerini aldılar.
    Bir defasında Necran Hristiyanları kendsine geldiklerinde Hz. İsa'nın şahsiyetiyle ilgili ciddi tartışmaya girmişlerdi. Çünkü Efendimiz, Hz. İsa'ya yeni bir bakış getiriyordu, "Allah'ın oğlu değildir." diyordu. Sonunda mubahele ayetinde belirtildiği gibi, Efendimiz "Gelin siz de ben de aile fertlerimiz getirelim ve yalancıya lanet okuyalım." buyurdu. Necran Hristiyanlarının başındaki zat, "Ben bu zatın yüzünde öyle bir samimiyet görüyorum ki, onunla iddiaya girersek korkarım başımıza belalar yağacak" diyerek, Efendimizle anlaşma yapıyor. Bu süre zarfında Efendimiz onların kendi mescidinde ibadetlerini yerine getirmelerine izin veriyor. Bir rivayete göre, O buyurmuş ki, eğer mubaheleyi, yani yalancıya lanet beddiasını kabul etselerdi, hepsi oracıkta ölürdü.