Hz Muhammedin toplumsal barışa yönelik etkinlikleri

Konusu 'Hz.Muhammed (sav)' forumundadır ve YAREN tarafından 12 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye

    Peygamberimizin toplumsal barışa yönelik etkinlikleri
    Peygamber Efendimizin toplumsal barışa yönelik etkinlikleri nelerdir?


    Mekke'li Müslümanlar, dinleri uğrunda bütün servet ve varlıklarını Mekke'de bırakmışlar, Medine'ye hicret ederek muhâcir olmuşlardı. Medineli Müslümanlar, onları kendi nefislerine bile tercih ederek, her türlü yardımı yapmışlar, onların bütün ihtiyâçlarını karşılamışlardı. Fakat muhâcirler, ensâra yük oluyoruz, kendi kazancımız yok, diye üzülüyorlardı.

    Peygamberimiz muhâcirlerin bu üzüntüsünü gidermek, aradaki sevgi ve samimiyeti güçlendirmek, herhangi ayrılık belirtisini önlemek için Hicretin yedinci ayında muhâcirlerle ensârı, Mâlik oğlu Enes'in evinde topladı. Burada, bir muhâciri, bir ensârla kardeş yaparak 90 (veya 360 kişi asarında kardeşlik bağı kurdu. Ensâr, muhâcir kardeşlerini alıp evlerine götürdüler. Mallarına ortak ettiler. Peygamberimize başvurarak:
    -Ya Rasûlallah, hurmalıklarımızı, muhâcir kardeşlerimizle aramızda paylaştır... dediler. Rasûlullah (s.a.s.):
    -Hayır, mallarınızın mülkiyeti size âittir. Muhâcir kardeşlerinizle birlikte çalışacak, mahsûlü paylaşacaksınız... buyurdu. İki taraf da buna râzı oldu. Kardeşler birbirlerine o derece bağlandılar ki, başlangıçta, kendi akrabalarından önce birbirlerine mirâsçı bile oldular.
    Ensâr'dan Rebi’ oğlu Sa'd, muhâcirlerden Avf oğlu Abdurrahman'a:
    -Ben mal yönünden ensârın en zenginiyim. Rasûlullah (s.a.s.) ikimizi kardeş yaptı. Malımın yarısı senindir, dedi. Abdurrahman:
    -Allah malını sana mübârek kılsın. Benim bunlara ihtiyâcım yok. Sen bana çarşıyı göster... dedi.
    Abdurrahman ticârete başladı, kısa zamanda zengin oldu. Muhâcirlerin büyük kısmı ticâretle hayatlarını kazandılar.
    Ensâr ve muhâcirlerden belirli kimseler arasında Hz. Peygamber tarafından yapılan kardeşlik, daha sonra "Mü'minler elbette kardeştir" (Hucurât Sûresi, 10) âyetiyle genişledi. Fakat bu kardeşliğin, mirâsla ilgili hükmü, Bedir Savaşı'ndan sonra kaldırıldı. Çünkü muhâcirler, çalışıp ticâret yaparak ilk sıkıntılı günlerinden kurtuldular. Bedir Savaşı ganimetlerinden de yararlandıktan sonra, artık ensârın yardımına ihtiyaçları kalmadı.

    Müslümanlarla Yahudiler arasında Vatandaşlık


    Rasûlullah (s.a.s.) Mekkeli muhâcirlerle, Medineli ensârı kardeş yaparak birbirlerine bağladıktan sonra, Medine'yi dış düşmanlara karşı müştereken savunmak üzere muhâcirler, ensâr ve Medine'deki Yahûdîler arasında yazılı bir "vatandaşlık anlaşması" yaptı.

    Bu anlaşmaya göre;

    Diyet ve fidyelere ait kurallar, eskiden olduğu şekilde devam edecek:
    Yahûdîler kendi dinlerinde serbest olacaklar;
    Müslümanlarla Yahûdîler, barış içinde yaşayacaklar,
    İki taraftan biri, üçünçü bir tarafla savaşırsa, diğer taraf yardımcı olacak,
    Taraflardan biri Kureyş ile dostluk kurmayacak ve onları himâyesine almayacak,
    Dışarıdan bir saldırı olursa, Medine ortak savunulacak,
    İki taraftan biri, üçüncü bir tarafla barış anlaşması yaparsa, diğer taraf bu anlaşmayı tanıyacak,
    Müslümanlarla Yahûdîler arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta Hz. Peygamber (s.a.s.) hakem kabûl edilecekti.
    Kaynak:dinibil.com​