Hz Muhammedin seferleri

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Ezlem tarafından 24 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hz. Muhammedin savaşları
    Hz. Muhammedin seferleri ve savaşları
    Peygamberimizin seferleri

    Hz. Muhammedin seferleri ve savaşları

    [​IMG]

    Bedir Savasi (624)
    Uhud Savasi (625)
    Hudeybiye Barisi(628)
    Hayber’in Fethi (628-629)
    Mekke’nin Fethi (630)
    Huneyn Savasi (630)
    Taif Kuşatmasi (630)

    Seferlerin Niteliği ve Sebepleri
    Mekkeli müşrikler Müslümanları Mekke’den hicret ettirdikten sonra da onlara düşmanlık etmekten geri kalmadılar. Medine’ye gönderdikleri nota ile Peygamber ve Müslümanları oradan kovmamalan halinde kendileri için kötü olacağını belirttiler.

    Ardmdan da Medine’ye karşı ekonomik tedbir uygulamaya Medine civarında görünmeye ve otlaklarına tecavüze başladılar.Buna mukabil Müslümanlar da Kureyşlilerin ticaret yollarını kesme ve onlara zarar verme hazırlıklarına giriştiler. Zamanla Medine’deki Müslümanların sayısı arttıkça Mekke’deki mallarına el koyan Kureyşli müşriklerle savaşma istekleri arttı.

    Müslümanlar her seferinde Hz. Peygamber’e konuyu açıyorlar ama Hz. Peygamber Allah’ın savaşa izin vermediğini Duyuruyordu.Hicretin 2.yılmda savaşa müsaade edildi. Hz. Peygamber’in katıldığı savaşlara Gazve katılmadığı savaşlara da Seriye denir. Bu savaşlardan 27’sine Hz. Peygamber katıldı. Bunların başhcalan şunlardır.

    Bedir Savaşı (624)

    Mekke ileri gelenlerinden Ebu Süfyan idaresindeki Kureyş kervanı Şam’dan dönüşte büyük bir savaşa sebep oldu. Bu büyük ticaret kervanının kanyla Kureyşliler gittikçe kuvvetlenen Müslümanlan ortadan kaldırmak için savaş mühimmatı alacaklardı! Hz. Peygamber (S.A.V.) Kureyş’in can damarı olan bu kervanı takip etmek üzere önce Hz. Talha ve Hz. Saed Ibni Zeyd’i gönderdi.

    Daha sonra da kendisi 324 kişilik Müslüman kafilesiyle birlikte Ramazan’ın üçüncü Cumartesi günü Medine’den çıktı Enfal Suresi’nin 42. ayetinde buyurulduğu gibi maksad büyük bir harp değil islamın ve Müslümanların gücünü göstererek 50 kişi civannda bir Kureyş birliği tarafından korunan kafileye gözdağı vermekti.

    Ebu Süfyan Müslüman tehlikesini önlemek için yolunu değiştirirken tedbir olarak “Damdam” adındaki haberciye 20 altın vererek Mekke’ye gönderip yardım istedi.Ebu Süfyan’ın kervanın kurtulduğunu ve tehlike alanının dışına çıktığını belirten habenne rağmen islamın ezeli düşmanı Ebu Cehil “Biz buraya boşuna gelmedik Bedir’de bir zafer şenliği yapmadan dönmeyeceğiz.” diyerek geri dönmek isteyenleri de susturdu.
    İki ordu Bedir Köyü yakınında karşı karşıya geldi. Kureyş ordusu daha önce davranarak su başmı tutmuş Müslümanlar ise suya uzak ve kumluk bir yerde karargah kurmuşlardı.

    Ancak savaş başlamadan kısa bir süre önce yağan yağmur Müslümanlar tarafında bulunan kuyulan doldurmuş ve kaygan kumlan pekiştirmiş hareket kabiliyeti sağlamışa. Müşriklerin yeri ise çamurluk ve bataklık haline geldi. Yakalanan Kureyş sakalanndan alman bilgi ile Kureyş ordusunun 9001000 kişi civannda olduğu anlaşıldı.

    İslam ordusu izinü ve mazereüi sayılanların dışında 313 kişi olup bunlardan altı kişinin zırhı sekizinin kılıcı diğerlerinin de ok mızrak ve sapanı vardı. Yanlannda bulunan 70 deveye üçer üçer nöbetleşe biniyorlardı.Ebu Cehil’in komutasındaki KureyşMüşrik ordusu da 100 atlı 700 develi geri kalanı piyade olmak üzere 950 kişi idi. Çoğu zırhlı ve ağır silahlarla donatılmıştı iki ordu Bedir Köyü yakınında karşı karşıya geldi. Bu savaşın en enteresan yönü babaoğulkardeşamcayeğen vb. birçok yakın akrabanın karşı karşıya gelmesi idi. Hz. Muhammed Enfal sûresinde işaret olunan espriye uygun olarak sulh teklifi için Hz Ömer’i müşriklere gönderdi.

    Ama Ebu Cehil’in tahrikleriyle bu sulh girişimi engellenince savaş kaçınılmaz hale geldi. Savaş eski Arap geleneğine uygun olarak er dilemeden sonra yaşlan gereği Hz. Ubeyde Utbe ile; Hz. Hamza Şeybe ile; Hz. Ali de Velid ile denkleşmesi ve Müslümanların hasımlannı öldürmeleriyle başladı.
    Müslümanlar büyük bir azim ve cesaretle savaştılar. Hz. Muhammed’ in Allah’ m kendilerine zaferi vaat ettiğini söylemesi ve bu savaşta bulunanların cennetle müjdelenmesi müminleri sevindirdi ve gayrete getirdi (Kamer sûresi 45. ayet).

    Başta Ebu Cehil olmak üzere Kureyşlilerin çoğu kılıçtan geçirildi. Müşrikler 70 ölü 70 de esir verdiler. Bu savaşta ölen Kureyş reislerinden 24 kişinin cesedi Bedir’de pis ve kör bir kuyuya atıldı. Bunlar Mekke’de Müslümanlara yaptıkları zulümden dolayı peygamberimizin “Yarabbim. Ehli Kalib’e lanet et.” diye beddua ettiği “Ehli Kalib” idi. Müslümanlardan ise (altısı muhacirlerden altısı Hazreçten ve ikisi de Evs kabilesinden) 14 kişi şehit olmuştu.

    Savaş kazanılıp Allah’a şükür ve senalar yapıldıktan sonra ganimet mallan Hz. Peygamber tarafından Müslümanlara paylaştırıldı. İzinli sayılanlara ve şehitlere pay ayrıldı. Ganimet mallan İSO deve 10 dan fazla at çeşitli silah ve eşya idi. Müşriklerin büyüklerinden Münebbih ‘in Zülfikar adlı meşhur kılıcı ile Ebu Cehil’ın devesi komutan hissesi olarak Peygamberimize verildi. Müşrikler onu 100 deve ile değişme teklifinde bulundu. Ancak Resuli Ekrem onu kurbanlık olarak ayırdığı için teklifi kabul etmedi. Zülfikar’ı da “Uhud” gazvesi öncesinde Hz. Ali’ye vermişti.

    Müslümanların Bedir’de kendilerinin üç katından fazla olan düşmana galip gelmelerinin en önemli sebebi; Kureyşliler arasındaki dağınıklık Müslümanlar arasındaki sağlam birlik ve beraberlik ile Hz. Peygamber’e duyulan sonsuz güven ve bağlılıktı.

    Bedir’de esir edilen müşriklerin zengin olanlanndan kurtuluş akçesi alındı. Parası olmayanlardan da her birinin 10 Medineliye okumayazma öğretmesi karşılığında serbest bırakılması kararlaştırıldı. Okuryazar olmayan fakirler karşılık beklemeden salıverildi.

    Uhud Savaşı (625)
    Kureyşliler Bedir’den mağlup ve perişan dönmüştü. Yakınlannı kaybedenler Ebu Süfyan’a vanp Müslümanlardan intikam alınmasını istediler. Ebu Süfyan kervanının sağladığı elli bin altınlık kar ile Araplardan asker toplayıp harp hazırlığı yapmaya başladı.

    Bedir’de babası Utbe amcası Şeybe ve kardeşi Velid’i kaybeden Ebu Süfyan’ın karısı Hind ve diğer Kureyş kadınlarının teşviki ile kabileler arasına gönderilen bazı şairlerin propagandası sonunda kuvveüi bir ordu hazırlandı. Ebu Süfyan’ın komutasındaki müşrik ordusu Medine’nin yakınındaki Uhud Dağı’na gelmiş ve savaş düzenine girmişti.

    Resüli Ekrem gerek İslama yönelen Amcası Abbas’ın Mekke’den gönderdiği malûmat gerek kendi keşifçilerinin getirdiği bilgi ve gerekse Cuma günü gördüğü rüyanın etkisiyle “Medine’de kalınıp bir savunma savaşının yapılması gerektiğini” belirtti. Ancak Ensar’dan Bedir’de bulunamayan gençler ve cihad uğrunda evladından ayrı kalmak istemeyen yaşlılar ile Hz. Hamza Hz. Ubade gibi cihangir mizaçlı sahabilerin ısrarı üzerine meydan savaşı tercih edildi.

    Oysa Eshabın da savunma savaşını tercih ederek Hz. Peygamberin emrine uyarak fikrine müdahale etmemeleri gerekiyordu. Ancak Resûli Ekrem de bu işte gizli bir hikmet olduğunu ve bunun gerek sahabiler gerekse bütün müminler için uyanış ikaz ve ibrete vesile olacağını anlamışa.

    Hz. Peygamber zırhlanıp silahını kuşanarak ordusunun başına geçti. 700 kişilik İslam ordusu Uhud Dağı’na arka verip Medine’ye karşı saf teşkil etti. Geriden çevrilme tehlikesini önlemek için tepenin solunda bulunan Hüneyn Boğazı’na Hz. AbduUahIbni Cübeyr’i 50 okçu ile birlikte yerleştirdi. Ve savaş kazanılsa dahi kendisinden emir gelmedikçe yerlerini bırakmamaları tembihinde bulundu.

    Alınan savaş düzenine göre Mekke müşrik ordusu Müslümanlarla Medine arasında kaldı.Geleneksel teke tek yapılan savaşı Müslümanlar kazandıktan sonra iki taraf birbirine girdi (27 Mart 625). İkili mücadelelerde öncü ve bayraktarlarından 11 kişiyi kaybetmenin şaşkınlığını üzerinden atamayan Kureyşliler islam kahramanlarından Hz. Ebu Ducane Hz. Ali Hz. Hamza Talha ve Sa’d'ın gösterdiği kahramanlık celadet ve cesaret karşısında büyük zaiyat vererek paniğe kapılıp bozulmaya başladılar.

    Kureyş süvarilerininin komutanı Halid Bin Velid birkaç defa Müslüman okçulann korudukları boğazdan geçip Müslümanları kıskaca almak istediyse de geri püs****üldü. Hatta bir defasında ok atışlanndan kurtulmak için kendisini bir sipere atarak canını zor kurtardı.Kureyş ordusunun savaş alanından kaçmaya başlaması Müslümanların kesin sonucu almadan yağmaya dalması Hüneyn geçidini koruyan okçulann Abdullah tbni Cubeyr’in “Resulullah’ın emrini unuttunuz mu?” sözüne rağmen yerlerini terk etmeleri savaşın seyrini Müslümanların aleyhine değiştirdi.

    Okçulann yüzünden yerinden kımıldayamayan Kureyş ordusu süvari kuvvetleri komutanı Halid Bin Velid geçitte kalanların azaldığını görünce Boğaz’da kalan bir avuç Müslümam kılıçtan «geçirdikten sonra Müslüman ordusunun arkasına geçti. İki ateş arasında kalan Müslümanlar bozulmaya başladı. Hind’in hürriyet ve altın vaat ettiği Vahşi kahramanca vuruşmakta olan Hz. Hamza’ya zehirli mızrağını fırlatarak onu şehit etti.

    Hz. Muhammed’in şehit edildiği haberi yayılınca Müslümanlarda panik başladı. Oysa Hz. Peygamber eşsiz bir yiğitlikle çarpışmış ve iki düşman öldürmüştü. Fakat kendisi de yaralanmış bir dişi kınlmış ve düşmanın kazdığı bir çukura düştükten sonra zorlukla kurtanlmışu. Bu savaşta Ebu Dücane Talha bin Übeydullah Ebu Talha Sad Bin Ebu Vakkas Hazretleri Peygamber Efendimizin etrafında kenetlenmiş otuza yalan sahabi ile etraf ında adeta etten bir duvar oluşturarak savaşmışlardı.

    Hz. Muhammed ortalık kararmaya başlayınca yanında bulunanlarla dağa çekildi. Yüzüne batan miğferin halkalan çıkarılarak yaralan sanldı. Müslümanların dağa çekildiğini gören müşrikler Müslüman ölülerine hakarette bulunduktan sonra Mekke’nin yolunu tutmuşlardı. Ebu Süfyan Uhud Dağı’nın eteğinden aynlırken Müslümanlara gelecek yıl Bedir’de boy ölçüşme çağrısında bulundu.

    Müslümanlar bu savaşta yetmiş şehit verdi. Hz. Hamza’nın mübarek vücudu çok feci şekilde parçalanmıştı. Müslüman ölüleri ikişer üçer gömüldükten sonra Medine’ye dönülmüştü. Hz. Muhammed yarasına ve elindeki kuvvetin çok az olmasına rağmen dönüşün ertesi günü yola çıkarak düşmanı takip etmişti.
    Uhud Savaşı’nın Müslümanlar için en önemli sonucu Hz. Peygamberin emir ve isteğine uymamanın verdiği kötü sonuç idi. Cenabı Hak Ali imran sûresinin birinci ayet’i Kerimesini Ubud şehitleri için indirdi.

    Gerçekten de müminlere düşen görev amirlerinin emirlerine aykırı görüşte ısrardan kaçınmalarıdır. Bütün bunlara rağmen Müslümanlann Hz. Muhammed’in komutasında Kureyşlileri takibe çıkması Ebu Süfyan’ın kalbine bir korku düşürdü ve müşrikler bir belaya uğramadan savuşup gittiler.

    çekilip gitmiş ertesi günü de fırtına dinmişti. Müşrik tehlikesi kesin olarak uzaklaştıktan sonra Hz. Muhammed aralanndaki antlaşmayı bozan ve düşmanı ile birleşen Yahudilere saldırdı. Yirmi beş günlük ümitsiz bir savunmadan sonra teslim oldular. Savaşa katılanlar öldürüldü. Hendek Savaşı Müslümanlar için tam bir başarı olmuştu.


    alıntı