Hz.Muhammed'in döneminde islamiyeti yaymak için hangi savaşlar yapılmıştır

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Demet tarafından 14 Ocak 2015 tarihinde açılan konu

  1. Demet

    Demet Editör


    Hz.Muhammed'in döneminde islamiyeti yaymak için hangi savaşlar yapılmıştır

    İslamiyeti Yaymak İçin Yapılan Savaşlar
    Bedir Savaşı (624)
    Müslümanlar, hicretten sonra Mekke’de el konulan mallarına karşılık, Mekke’nin Şam’dan gelen ticaret kervanını ele geçirmek istemesi savaş nedenidir.​
    Savaş, müslümanların üstünlüğü ile sonuçlanmıştır. İslamiyetin tanınmasında ve yerleşmesinde öncülük etmiştir. Müslümanların ilk askeri zaferidir. İslamiyet Medine’de tam olarak yerleşmiş etrafa yayılmaya başlamıştır. Hz. Muhammedin ganimetin bölüşülmesi, esirler ve düşman yaralıları hakkındaki kararları islam savaş hukukun temellerini attı
    Uhud Savaşı (625)
    Mekkeliler Bedir Savaşı yenilgisinin acısını çıkarmak ve kervan yollarını güven altına almak için bir ordu topladılar.
    İslam ordusunun savaş disiplininden ayrılması nedeniyle yenilgi ile sonuçlanmıştır. Ancak Mekkeliler hiçbir kazanç sağlayamamışlardır. Mekkelilerin müslümanları tek başlarına yok edemeyeceklerini göstermiştir. Mekkeliler, Hz. Muhammed’in etkisini gideremedikleri gibi müslümanların kendilerine denk bir kuvvet olduğunu da anlamışlardır.
    Hendek Savaşı (627)
    Medine’deki Yahudiler, müslamanların uğradığı kayıplardan sevinç duydular. Hay-ber’e sürülen Yahudilerin öncülüğünde Arap kabileleri arasında anlaşmalar yapıldı.
    Selman adlı bir İranlının önerileriyle Medine’nin etrafına hendekler açılmıştır.
    İslamlar için savunma savaşıdır. İslamiyetin Arap kabileleri arasında yayılmasına yol açmıştır.
    Hudeybiye Barış (628)
    Hz. Muhammed önderliğindeki müslümanlar Kabe’yi ziyaret için Mekke’ye yöneldiklerinde Mekkeliler, çekinerek savaş hazırlıklarına başladılar. Bunun sadece Hac ziyareti olacağı konusunda Hudeybiye’de anlaştılar. Yapılan barışın önemli koşulları
    1- Kureyşlilerden reşid olmadan müslü-manlığı kabul edenler medineye alınmayacaklardı.
    2- İki taraf da himayesi altında olan kabilelere yardım yapmayacaktı.
    Koşulların müslamanların aleyhinde olduğu yolundaki itirazlar, Hz. Muhammed’in bu barışı Allah’ın emriyle yaptığını bildirmesi üzerine kesildi. Reşid olmadan müslüman olanların Medine’ye alınmaması onlann Mek-keye’de dönememelerine ve Mekke kervanlarım vurmaya başlamalarına yol açtı. Aynı zamanda himayeleri altına girenlerine yardım yasağı daha çok taraftarı bulunan Mekke’yi etkiliyordu.
    Hudeybiye barışının önemi Mekkelilerin, müslümanlığı siyasi açıdan ilk kez tanımalarıdır.
    Hayber Kalesi’nin Fethi (629)
    Kaledeki Yahudilerin, Mekkelilerle işbirliği yaptıkları ve müslümanların Şam ticaretini engelledikleri için Hayber kuşatıldı. Hayberliler direnmeden teslim oldular, islamiyetin yayılması hızlandı.
    Aynı yıl bir müslüman elçisinin Bizans’a bağlı Gassanilerce şehid edilmesi üzerine sefer düzenlendi, Müslümanlar ile Bizans arasında Mute denilen yerde yapılan savaşı müslümanlar kaybetti.
    Mekke’nin Fethi (630)
    Hudeybiye barışı koşullarına uyulmaması ve müslümanların Mekkeyi almak istemeleri nedeniyle Mekke fethedildi, böylece islamiyetin yayılması hızlandı ve müslümanların ekonomik güçleri arttı.
    Huneyn Savaşı (630)
    Mekke’deki putlar kırılınca komşu kabileler, kendi putlarının kırılmasını önlemek ve Mekke’yi geri almak için harekete geçtiler yapılan savaşı müslümanlar kazandı.
    Not: Mekke’deki önemli putlar Lat, Menat, Hubel ve Uzza idi
    Taif Seferi (630)
    Huneyn savaşındaki kabileler Taif şehrine sığınmışlardı. Hz. Muhammed’in bu şehri almak istemesi ile şehir kuşatıldı. Ancak bölgenin dağlık ve ağır coğrafi durumu nedeniyle kuşatma kaldırıldı, bu bölge ahalisi islam dinini kabul ettiklerini duyuran bir elçi heyeti göndermişlerdir.
    Tebük Seferi (630)
    Bizans İmparatorluğu’nun Arap yarımadasına saldıracağı haberlerin gelmesi üzerine kuzey bölgeye hareket edildi haberler asılsı.: çıkınca geri dönüldü. Seferin yaran Gassani-lerin islam dinini kabul etmeleri olmuştur. Tebükteki kaleler alınmış, Suriye ve Filistine ileride yapılacak olan seferlere öncü kuvvet teşkil edilmiştir ve Hz. Muhammed’in son seferidir.