Hz Muhammedin cenaze namazını kim kaldırdı

Konusu 'Hz.Muhammed (sav)' forumundadır ve YAREN tarafından 6 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.525

    Peygamberimizin cenaze namazını kim kıldırmıştır?

    Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in cenaze namazı hakkında birçok kaynak vardır;

    Abdullah b. Mes'ud şöyle anlatıyor:

    "Peygamberimiz ve Sevgilimiz, vefatından bir ay önce bize vefatını haber verdi. 1

    'Yâ Rasûlallah! Senin ecelin ne zaman?' diye sorduk.

    'Ecel yaklaşmış; Allah'a, Cennetü'l-Me'vâ'ya, Sidretü'l-Müntehâ'ya, Refiku'l-Alâ'ya, Kandırıcı Doluya, Nasib'e, mutlu ve kutlu yaşantıya dönüş yaklaşmış bulunmaktadır!' buyurdu.2

    'Yâ Rasûlallah! Seni kim yıkasın?' diye sorduk.

    'Ev halkımdan, yakınlık sırasına göre en yakın olanlar! buyurdu.

    Yâ Rasûlallah! Biz seni neyin içine sarıp kefenleyelim?' diye sorduk.

    'İsterseniz, şu elbisemin içine, yahut Mısır bezine veya kumaşına sarınız!' buyurdu.

    'Yâ Rasûlallah! Senin üzerine cenaze namazını kim kılsın?' diye sorduk:

    "Allah size rahmet etsin! Sizi peygamberinizden dolayı hayırla mükâfatlandırsın!3 Siz, beni yıkadığınız ve kefenlediğiniz zaman şu seririmin üzerine ve şu evimin içindeki kabrimin kenarına koyunuz!

    Sonra, bir müddet benim yanımdan çıkıp gidiniz!

    Çünkü, benim üzerime, ilk önce iki dostum, Cebrail ve Mikâil, sonra İsrafil, sonra da yanında melek ordularıyla birlikte ölüm meleği Azrail namaz kılacaktır!4 Bundan sonra, takım takım giriniz, üzerime namaz kılınız ve salât ü selam getiriniz!

    Fakat, överek, bağırıp çağırarak beni rahatsız etmeyiniz!5

    Üzerime namaz kılmaya önce ev halkımın erkekleri başlasın!

    Sonra, onların kadınları kılsın!

    Onlardan sonra da sizler kılarsınız!

    Ashabımdan burada bulunmayanlara selam söyleyiniz!

    Kıyamet gününe kadar şu kavmimden ve dinime, bana tâbi olacak olan kimselere de benden selam söyleyiniz!'

    'Yâ Rasûlallah! Seni kabrine kimler koyacak?' diye sorduk.

    'Ev halkımla birlikte birçok melekler ki, onlar sizi görürler, fakat siz onları göremezsiniz! buyurdu." 6

    Bu açıklamalara göre Peygamber efendimiizn cenaze namazını ilk olarak başta dört büyük melek olmak üzere melekler kılmıştır.

    Ondan sonra ilk olarak Hazret-i Ebubekir (ra) Peygamber'in huzuruna girerek cenaze namazını kıldı. Sonra sıra ile Hazret-i Ömer (ra), arkasından Hazret-i Osman (ra) onun arkasından Hazret-i Talha, sonra Hazret-i Zübeyr, sonra peyderpey müslümanlar namazı kılmışlardır.

    Sorunuzda geçen Allah'ın namaz kılması konusu ise Onun salatıdır. Bu konu yanlışlıkla Allah'ın namaz kılması olarak algılanmış olabilir.

    Ahzab Suresi ayet 56. ayette Allah'ın salatı Onun rahmeti demektir. Terim olarak kullandığımız namaz manasına değildir.

    "Şüphesiz Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na tam bir teslimiyetle salat ve selam edin!."

    Allah ve melekleri Peygamberi hep salat eder dururlar. Allah Teâlâ rahmet ve nimet vermesi ile, melekler istiğfarları ile ve hizmetleriyle Peygambere daima ikram etmektedirler. Bu sayede "Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, üzerinize melekleriyle beraber rahmetini gönderen Allah'tır." (Ahzab, 33/43) buyurulduğu üzere müminlere ilâhî feyz inmektedir. Ey iman edenler! Sizler ona salat ve selam getirin, selamlayarak teslim olun. Aleyhissalatü vesselam gibi dualarla onun üzerine Allah'ın salavatını, rahmetini ve bereketlerini niyaz edin. Ve selam vererek ona hürmet edin. Ve bir mânâya göre, hiç incitmeyerek teslim olun, boyun eğin.

    Buna göre ayette geçen salatı: Rabbimizin rahmeti ve nimeti, meleklerinin istiğfarı ve bizim de selamımız Efendimiz Hazreti Muhammed ve ailesi üzerine olsun, diye özetlemek gerekir.

    Kaynaklar:
    1- İbn Sa'd, Tabakât, c. 2, s. 256-257, Taberî, Târîh, c. 3, s. 1 92-1 93, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 320, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye, c. 5, s. 253, İbn Hacer, Metâlibu'l-âliye, c. 4, s. 261.
    2- İbn Sa'd, c. 2, s. 257, Taberî, c. 3, s. 193, Süheylf, Ravıdu'l-ünüf, c. 7, s. 590, İbn E sir, c. 2, s. 320, Ebu'l-Fidâ, c. 5, s. 253, İbn Hacer, c. 4, s. 261.
    3- İbn Sa'd, c. 2, s. 257, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 564, Taberî, c. 3, s. 193, İbn Esîr, c. 2, s. 320, Ebu'l-Fidâ, c. 5, s. 253, İbn Hacer, c. 4, s. 261.
    4- İbn Sa'd, c. 2, s. 257, Belâzurî, c. 1, s. 564, Taberî, c. 3, s. 193, Ebu'l-Fidâ, c. 5, s. 253, İbn Hacer, c. 4, s. 261.
    5- İbn Sa'd, c. 2, s. 256-257, Belâzurî, c. 1 , s. 564, Taberî, c. 3, s. 192-193, Süheylf, c. 7, s. 590, İbn Esîr, c. 2, s. 320, Ebu'l-Fidâ, c. 5, s. 253, İbn Hacer, c. 4, s. 261-262.
    6- İbn Sa'd, c. 2, s. 193, Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 106.
    M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 8/231-236.