Hz. Mevlana celaleddin rumi

'İslami Bilgiler' forumunda June tarafından 12 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. HZ. MEVLANA YI TANIMAK

    Hz. Mevlana'nın Hayatı


    Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.
    Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.


    Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.

    Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

    "Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
    Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir"
     



  2. Cevap: Hz. Mevlana celaleddin rumi

    Güzel bir paylaşım arkadaşım. Bilmediğim yeni şeyleri öğrendim. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum
     



  3. Cevap: Hz. Mevlana celaleddin rumi

    HZ MEVLANA'NIN ESERLERİ

    Hicri 7.Milâdi 13. yüzyılda,sûfiliğin altın çağını tamamlayan Mevlânâ Celalaeddin Rûmî,geniş bilgisinin yanında,ütün bir edebi kişiliğe sahiptir.Eserleri okuyanlarda büyük hayranlık uyandıracak kadar derin bir düşüncenin,üstün bir duyuşun ürünleridir.Başlıca eserleri şunlardır.

    1-Divan-ı Kebir:Mevlânâ bu eserinde,tam bir tasavvufi aşkla bağlandığı ve onunla özleştiği Şms'in adını mahlas olarak kullanmaktadır.Bunun için kitaba aynı zamanda Divan-ı Şems-i Tebrizi adı da verilir.Büyük bir coşkunluğun izlerini taşıyan bu eser,Abdülbaki Gölpınarlı tarafından dilimize çevrilmiştir.

    2-Mesnevî:Kuşkusuz Mevlânâ adınınakla ilk çağrıştırdığı eser,onun Mesnevi'sidir.Altı ciltlik bu eserin toplam beyit sayısı 25.000'e yaklaşırMesnevi'nin yazılma öyküsü olarak şu olay anlatılır:Mevlânâ'nın halifesi Hüsameddin Çelebi,Hakîm Senaî'nın Hdîkatü'l-Hakika2sını ve Früdüddin Attar2ın Mantuku't-Tayr2ını okumuş ve mevlânâ'dan da bunlara benzerbir eser yazması dileğinde bulunmuştur.İşte mesnevî,bu istek sonucunda yazulmaya başlanmıştır.MevlânÂ2nın diğer eserleri gibi Mesnevî'de kaynağını Kuran-ı Kerim ve Hz.Peygamber2in hadislerinden almaktadır.Ele aldığı konular,meseleleri,ayet ve hadislerin tanıklığıyla,gerçek ve hayali hikayeler anlatılarak kesin anlayacağıbilen bir havaya büründürür.Ele alınan probleblem nekadar grift olursa olsun,onun elinde büyük bir ustalıkla çözüme kavuşmuştur.Anlattığı hikaye içinde başka bir hikaye anlatılır ve sayfalar sonra yeniden ilk hikayeye dönüldüğü olur.Beyitler,onun elinde hikmey dolu birar özdeyiş niteliği kazanır.En önemli özellik olarak da,beyitlerdeki rahat söyleyiş tarzı hemen kendini belli etmektedir.Tasavvufun tüm incelijlerini içinde toplayan bu kitap,aynı zamanda günümüzde felsefî,sosyolojik,psikolojik ve sosyal konular olarak değerlendirilern bilgi dallarındaki çözümleride içinde taşımakta,hatta kapsamı tıp ve astronomiye kadar uzanmaktadır.Bu zengin ve hâkim içeriği ile eser,halk kitlelerini tatmin ettği kadar,değişik ilim dallarında derinleşmiş aydın kitleyide tatmin eden bir üstünlüğe ulaşır.Bütün bunlar dolayısıyla Mevlânâ haklı olarak,dünyanın sayılı düşünürleri yerini almış,hakkında Doğuda ve Batıda birçok eserler ve araştırmalar yayınlanmıştır.

    3-Fîhi Mafih: Sistematik bir görünüme sahip olan bu eser,Mevlânâ2nın sohpetleri esnasında,onun konuşmalarının oğlu Sultan Veled veya müritlerinden biri tarafından derlenmiş şeklidir.61 bölümden oluşan bu eser,doğrudan doğruya ele alınan bu konuşarla,o toplantıda bulunan herhangi birisinin sorusuna verilmiş vecapları içerir.Bunun için eserin her bölümü değişik bir konuyu aydınlığa kavuşturur.Her bölüm diğerinden bağımsız olmala birlikte,Mevlânâ'nın genel olarak tasavvufî düşüncelerinin,görüşünü,kişiliğini,şiir anlayışını,zamanınbir çok dini,felsefi,ahlaki inançlarını,dünyanın ve insanlığın önemli olaylarını,çevresinin ve nihayet geniş çevresi üzerindeki etkisinin anlatması bakımından tam bir bütünlük gösterir.

    4-Mektûbat:Mevlânâ'nın değişik kişilere yazfığı mektupların sonradan bir araya getirilmesinden oluşmuş bir eserdir.Üslûp açısından Fîhi Mafih'in hemen aynısı olan bu kitap Mevlânâ'nın içtenşiğini ve sorulan soruya cevap vermedeki ustalığını gösterir.

    Mecalîs-i Seb'a:Mevlânâ'nın yedi vaazını içeren bu kitapda,sonradan derlenmiştir.Bu vaazların,vaaz esnasında tutulmuş notlarından oluşmaktadır.

    6-Rubaîler:Divan-ı Kebir arasına serpiştirilmiş rubailerin bir araya getirilmiş şeklidir.
     



  4. Cevap: Hz. Mevlana celaleddin rumi

    MESNEVİ'NİN İLK ONSEKİZ BEYTİ...

    MESNEVİ'NİN İLK ONSEKİZ BEYTİ





    Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor:

    Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek, kadın... herkes ağlayıp inledi.

    Ayrılıktan parça parça olmuş, kalb isterim ki iştiyak derdini açayım

    Aslından uzak düşen kişi,yine vuslat zamanını arar.

    Ben her cemiyette ağladım, inledim. Fena hallilerle de eş oldum, iyi hallilerle de.

    Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama kimse içimdeki sırları araştırmadı.

    Benim esrarım feryadımdan uzak değildir, ancak (her) gözde, kulakta o nur yok.

    Ten candan, can da tenden gizli kapaklı değildir, lakin canı görmek için kimseye izin yok.

    Bu neyin sesi ateştir, hava değil; kimde bu ateş yoksa yok olsun!

    Aşk ateşidir ki neyin içine düşmüştür, aşk coşkunluğundur ki şarabın içine düşmüştür.

    Ney, dosttan ayrılan kişinin arkadaşı, haldaşıdır.

    Onun perdeleri, perdelerimizi yırttı.

    Ney gibi hem bir zehir, hem bir tiryak, ney gibi hem bir hemden, hem bir müştak kim gördü?

    Ney kanla dolu olan yoldan bahsetmekte, Mecnun aşkının kıssalarını söylemektedir.

    Bu aklın mahremi akılsızdan başkası değildir, dile de kulaktan başka müşteri yoktur.

    Bizim gamımızdan günler, vakitsiz bir hale geldi; günler yanışlarla yoldaş oldu.

    Günler geçtiyse, geçip gitsin; korkumuz yok.

    Ey temizlikte nazirı olmayan, hemen sen kal!

    Balıktan başka her şey suya kandı, rızkı olmayana da günler uzadı.

    Ham, pişkinin halinden anlamaz, öyle ise söz kısa kesilmelidir vesselam.


    Mevlanâ
     



  5. Cevap: Hz. Mevlana celaleddin rumi

    __Rabbim,Ruhum susamış suya...Kalbim özler seni.Gözlerimi Senin sevdiğin şeylere çevirdim,kulaklarımı Seni çağıranın ülkesine bıraktım.Ve susan bir toprak gibi bitkin kaldım.Bundan sonra Sana gelecek ve Senden bekleyeceğim.Böylece ruhum doyacak,kalbim vuslatını bulacak.Çünkü elimde dilimde ve kalbimde Sen olacaksın.İma...n,sevgi ve gözyaşının duygusunu canlandır ve bu birlikle yeşert kalplerimizdeki ümit ve neşeyi.Şeytanın hilelerinden uzak eyle,meleklerin hafifliğine kat bedenlerimizi.Sen beni yaratmışsın.İnsan Yaradanını sevmemezlik edebilir mi hiç?Sevgiden öte bu Rabbim,Sana Aşığım.Sen beni kendine dost seçinceye kadar yaşat.Ve Aşkınla yaşadığım biranda canımı al ki ölüm aşkımın adı olsun...Selam ve DUA ile Hayırlı Geceler..
     



  6. Cevap: Hz. Mevlana celaleddin rumi

    YA RABBİ! Ebediyen bana 'Yakın'olduğun için,bana vahyettiğin tüm gerçekler için,hayat denen bu sonsuz lezzet pınarının başına beni oturttuğun için,bildiğin tüm ayıplarımı örttüğün için,gördüğün tüm kusurlarımı affettiğin için,en Sevgili'ni(asm)bana elçi gönderdiğin için,ey Sevgili,beni aşkına muhatab ettiğin için,tut e...llerimden sonsuz Kudret Elin'le,beni hiçliğe düşmekten alıkoy,beni unutulmuşluktan uzak tut,beni Varlığına komşu eyle,ben acizim dayanağım sensin,ben fakirim sığınağım sensin,ben dilsizim sözüm Sensin,ben körüm gören Sensin,ben sağırım işiten Sensin.Yüzüme Sen tebessümüm giydirdin,tebessüme karşılık veren rUhlar verdin,Yoktum;varettin.Unutulmuştum Sen sevdin.Öyleyse,Rabbim varlığımı aşkına armağan eyle!Yak beni aşkının ateşinde..Selam ve DUA ile Hayırlı Geceler..