Hz. Hamza'nın Müslüman Oluşu Kısaca

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Sezen tarafından 23 Temmuz 2016 tarihinde açılan konu

  1. Sezen

    Sezen Editör


    Hz. Hamza'nın Müslüman Oluşu

    Amcası Ebu Talib'in koruması nedeniyle müşriklerin saldırılarından uzak kalan Peygamberimiz (s.av) bir gün Safa tepesinde oturuyordu. Ebu Cehil,yanına gelerek çok ağır bir şekilde hakaret etti.Peygamberimiz(s.a.v) buna rağmen hiçbir şey söylemedi. Bir kadın Hz.Hamza'ya durumu bildirdi.Hz.Hamza(Ebu umare) omzundaki yayın sapıyla Ebu cehil'e vurdu ve hemen ardından iman ettiğini açıkladı.Olay ilk vahiyden beş yada altı yıl sonra oldu.

    Hz. Hamza'ın Müslüman olduğu günlerde, Peygamberimizin (s.a.v) etrafında sekiz ya da dokuz sahabe bulunuyordu. Hz. Ebubekir ısrarıyla Kâbe'ye gidip toplu bir şekilde namaz kıldılar. Müşrikleri İslam dinine çağırdılar. İlk toplu hareket bu oldu. İşte o zaman Müslümanlar, müşrikler tarafından kıyasıya dövüldü. Utbe Bin Rebia, Hz.Ebubekirin üzerine çıkarak ayağındaki demir uçları ayakkabılarıyla burnunu yaraladı.

    Hz. Hatice'nin ve kardeşi nevfel'in oğlu Esved de Hz. Ebubekir'in vasıtasıyla Müslüman olmuştu. Bu yüz den nevfel, Hz.Ebubekir ve Hz. Talha üzerine bir saldırı düzenledi ve onları yararlı bir şekilde yolun ortasına bıraktı. Artık Hz. Ebubekir'in de can güvenliği kalmamıştı. Bu sebeple peygamberimizden(s.a.v) Habeşistana gitmek için izin istedi ve yola koyuldu. Ancak yolda İbnu Duğunne ile karşılaştı. Nedenini öğrenince Hz. Ebubekir kendisini koruması altına alacağını söyleyerek Onu Mekke'ye getirdi. Herkesin önünde bunu açıkladı. Fakat
    İbne duğuenne'ye: Ona, Rabbine duvarlar arasında ibadet etmesini duyulmadan ve görülmeden namaz kılıp Kuran okumasını söyle. Çünkü onun görünüşü çok etkileyici, kadınlarımızı ve oğullarımızı saptırmasından korkuyoruz dediler.
    Bir süre sonra Hz. Ebu Bekir, bu korumayı kendi isteğiyle kaldırdı.

    Hz. Hamza'nın Müslüman oluşu, müşriklerin canını daha da sıkıcı. Gelecek için endişe duymaya başladılar. İslamın önüne geçmek için en başından beri peygamberimiz (s.a.v) koruyan Ebu Talip'e gitmeye karar verdiler. O'nu (s.a.v) bu bu davadan vazgeçilmesini istediler. Ebu Talip bu heyetin gelişini amacını ve istediklerini söyledi. Peygamberimiz (s.a.v) şu cümlelerle kararlılığını bildirerek orayı terk etti:

    -Sevgili amcacığım! güneşi sağ elime, ayı sol elime verseler, bu davadan vazgeçmem. Ya Allah beni onlara üstün kılacak veya bu uğurda öleceğim.

    Peygamberimizin (s.a.v) bu kararlı sözlerinden sonra Ebu Talip, Mekkelilere, hayatta bulunduğu sürece yeğenine destek olacağını söyledi.
    Mekke'deki şehir meclisinde durum yeniden konuşuldu. Bu kez doğrudan peygamberimize (s.a.v) ile görüşme yapılmasına karar verildi. Bunun için konuşmacı olarak kurnaz ve ağzı iyi laf yapan Utbe seçildi. Utbe, oldukça cazip tekliflerde bulundu. Peygamberimiz (s.a.v), cevap olarak sesiyle Fussilet suresinin 1-12. ayetlerini okuyunca Utbe Bin Velid dehşete kapıldı ve korkudan sararmış bir halde geri döndü. Bu sözlerden çok etkilemişti. Kendini gönderenlere bu sözlerin şiir, büyük ya da kehanet olmadığını ve O'un (s.a.v) rahat bırakmalarını söyledi.