Hz.Adem Mucizeleri

'İslami Bilgiler' forumunda ZeuS tarafından 5 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hz.Ademin Mucizeleri,
    Adem aleyhisselamın mucizeleri,
    Hz.Adem Mucizeleri Nelerdir

    Hz.Adem Mucizeleri ; Âdem aleyhisselam, yırtıcı hayvanlar ile konuşurdu. Bu mucizesinin sebebi şöyledir: Âdem aleyhisselam, evladından bir kabileye uğrayıp, onlarla görüşmüştü. Bu kabile, dağda yaşayan vahşî hayvanların, kendilerine musallat olduğunu bildirip, şikayet etmişlerdi.
    Niçin eziyet ediyorsun?
    Âdem aleyhisselam, o civarda bulunan yırtıcı hayvanları çağırdı. Hepsi toplandı. Bu vahşî hayvanları, “Evladıma niçin eziyet verip, rahatsız ediyorsunuz” diyerek azarladı.
    Toplanan vahşî hayvanlar dile gelip, dediler ki:
    - Bunlar arasında gıybet, nemîme [koğuculuk, söz taşımak] gibi kötü huylar yayıldığı için, biz onlara eziyet ediyoruz, sıkıntı veriyoruz.
    Bunun üzerine Âdem aleyhisselam, evlatlarına, iyi geçinmelerini, birbirleriyle çekişmemelerini emretti. O kabile de gıybet, dedikodu gibi kötü huyları terkedip, iyi geçindiler. Bundan sonra hayvanlar onlara zarar vermedi.
    Âdem aleyhisselam uzak bir yere gitmek isteyince, mesafeler kısalır ve oraya kısa zamanda ulaşırdı. Âdem aleyhisselam Hz. Havva ile cennetten yeryüzüne indirildiğinde, kendisi Seylân (Serendip) adasına, Hz. Havva da Cidde'ye indirilmişti. Aralarındaki mesafe çok uzaktı.
    Âdem aleyhisselam yasak edilen ağaçtan yemesi sebebiyle, cennetten çıkarıldığı için, hem de Hz. Havva'dan ayrı kalmanın acısıyla tevbe edip, Allahü teâlâdan af diledi. Tevbesi kabul olduktan sonra, Hz. Havva ile buluşmak için Allahü teâlâya duâ etti. Allahü teâlâ duâsını kabul edip, ona uzun mesafeleri kısa zamanda alma mucizesini verdi.
    Böylece uzaklıklar yakın kılındı. Kısa zamanda Hindistan'dan Mekke'ye vardı ve Arafat ovasında Hz. Havva ile buluştu. Kavuştukları bu ovaya, orada buluşmalarından dolayı Arafat denilmiştir.
    Ziraatla meşgul oldular
    Âdem aleyhisselam, Kâbe-i muazzamayı yaptıktan sonra, Hindistan'a gidip orada dünya işlerinden ziraat, ticaret yapıp, evlatlarını yetiştirmekle meşgul oldu. Peygamber olduğu bildirilince, Allahü teâlânın emirlerini tebliğ etti.
    Bu sıralarda evladı ve torunları çoğalmıştı. Bunlar, birbirleriyle gayet iyi geçiniyorlar ve mesut bir hayat yaşıyorlardı. Âdem aleyhisselamın evladından Kâbil, Hâbil'i şehit edince, aralarında bir karışıklık çıktı. Kâbil oradan kaçıp gitti. Aradan kırk sene geçmişti. Kâbil'in evlatları haramlara dalıp, kötü işlerle meşgul oluyordu.
    Allahü teâlâ Âdem aleyhisselama Kâbil'in evlatlarını dine davet etmesini emretti. Âdem aleyhisselam, onları dine davet edince, mucize istediler. Bunun üzerine Âdem aleyhisselam mübarek elini büyük bir kayaya dokundurdu. Dokunur dokunmaz kayadan birdenbire hâlis bir su fışkırmaya başladı. Bu mucize üzerine çoğu iman etti. Sonra o suyun çevresinde ziraat ve sanatla meşgul oldular.