Hüzün Eylüldür

'Karışık Şiirler' forumunda Belinay tarafından 17 Ekim 2008 tarihinde açılan konu



  1. [​IMG]

    hüzün eylüldür,,

    ve eylül

    bi mevsimin ilk ayı gibi dursa da,,

    çok kişi için kendisi bi mevsimdir tek başına…

    oysa sarışın bi kadındır eylül ben gördüm.

    erken inmeye dönen,hafif serince akşamlarda

    şalı omuzlarında,

    bakışları dalgın,

    uysal adımlarla yürür bi uçurumun sonuna dek öylece bi başına…

    ince,pek ince hatta,,

    ve narin,,

    ve solgun,,

    bi eski zaman kadınıdır eylül,,

    içinde söz verilmiş bi aşkın matemi

    yüzünde sadeliğin kırılgan güzelliği

    kim görse içi burkulur hüznünden

    kim gör me se eksik yaşar yüreği bişeyleri …

    hüzün eylüldür,,

    eylülse bi duygudur

    gözlerinde hiç damlamayan buğu,,

    ve ıssızlık

    ellerinde yer eden …


    sonra yağmurdur hüzün

    camdan süzülen damladır,sen bakarken elerin çenende bi kış günü sokağa..

    yada belki de o damlayı bırakırken kopuş anında hissettiğidir bi bulutun,,

    yani bazen hüzün,

    yağmurla bulut arasında...

    veya bi kış günü bi uzağa yollarken sevgiliyi

    ve bilirken içten içe bu bi ayrılık ve artık dönüşü yok geri,,

    o son bakıştaki gözüne batan dikendir hüzün,,

    sonra sevdiceğin otobüse doğru attığı o ilk adımdır ardından,,

    ve bi el sallayışı camın arkasından

    ve bir de

    son bi hoşça kal,,duyulamayan..

    sonrası zaten, tüm o kalabalığın bi uğultuya dönüşü olur kulaklarında

    ve kendini bile geride bırakıp kaçma isteğinin sarması seni

    her şeyden,o andan ve kendinden

    koşarak yağmur altında kimseleri umursamadan kaçmak istersin uzaklara..

    ayakların çarpa çarpa sulara, koşmaya başlarsın,

    bacaklarındaki isyan, dağıldığın o yol,

    vardığın ev,

    kendini kapadığın oda

    ve hüzün, daha dün sevgiliyle sarılıp uyumuşken sen

    şimdi kendini bi başına bıraktığın o yatağın

    her yerine sinmiş

    giden sevdicek kokusunda..

    sadece bi su değildir bazen yağmur kısaca,,

    yağmur anısı içine sızan bi duygu olur bazen,,

    kış günü bi sokağın,taşlarına akıttığı yorgunluğu yada sen izlerken,

    ve yağmur kimi zaman da şahidi olur bi ayrılığın,,

    yani yüreğin sanki derdini bulutlara fısıldamıştır da,,

    bulutlarda seninle beraber ağlıyorlarmış gibi damla damla,,

    yağmur hem yoldaşın,

    hem halden anlayanın,,

    hem de hüznün olur,,

    ve yağar ince ince,, yorgun ruhuna…


    hüzün bazen şarkılardır,, ezgidir nota nota..

    hoş belki de en hüzünlü şarkı ağaçlarınkidir sonbaharlarda..

    sen kulağını dayadığında bi ağaca

    elerinle dokunduğunda,,

    yada sarıldığında,,

    ağacın içinden çekilen hayat

    ve yaprakların sessiz çığlıklarıdır bi şekilde duyduğun

    kulaklarınla olmasa da..

    ve bu duyduğun hüzündür aslında

    çünkü ,ağaçlarında şarkısı

    ve yapraklarında ağıtı olur bazı zamanlar

    hüzün görmeye uygun gözlere

    ve duymaya açık yüreklere

    ezgisini duyurur mutlaka

    bu sessiz de olsa ...

    bazen anlatması bile zordur,,

    nasıl diyeyim,hani çok sevdiğin birinin mezarına gidersin

    hani sonra konuşursun onla biraz,,

    hani biraz dertleşirsin,,

    sonra yıllar önce elerinle diktiğin ağacın

    artık kocaman olmuş dallarından bi yaprak koparmak için uzatırsın elini,,

    işte o an hüzün belki de elinin titreyişindedir senin,,

    sevdiğinden bi parçaya dokunmuş gibi hissedersin…

    sonra o yaprağı alırsın usulca

    sonra parmak uçlarınla seversin bi an onu avucunda dalgınlıkla

    ve cüzdanını açar ardından

    sevdiğinin resminin yanına koyarsın o yaprağı incitmeden

    ve yavaşça…

    ve bide bakarsın o an farkettirmeden dudağının kenarına kadar akmış

    bir damla göz yaşının nemidir yanağındaki serinlik,,

    zaten hemen peşi sıra gözlerin de üşür senin ben bilirim,,

    ve zaten sende kaparsın gözkapaklarını elinde olmadan sıkıca,,

    işte o an hüzün senin

    hem yanağındaki nemde,,

    hem içindeki serinlikte

    hem de

    hem de

    hıçkıramayışında,yüreğinin …

    -
     



  2. Herkesin hüznü kendine aslında,

    tarifi de öyle çeşit çeşit herkese göre…

    beş harfli bi kelimedir ama

    çoktan da çok dokunuşları olur bence ruha…

    bazen sadece mutsuzluk değildir,,

    sonra sadece yağmur,,

    yada sadece eylül,,

    sadece yitip gidenlerimiz veya

    sadece yarım kalan yanlarımız da değildir hüzün tek başına,,

    asil bi duygudur aslında,,

    mağrurdur da üstelik,,

    ve dosttur da ayrıca..

    yağmayan yağmur,,

    üşütmeyen esintidir de hüzün bazen,,

    ki gülüşlere bile sinebilir,,

    ve bakışlar ve gözler sanırım en sevdiği yerlerdir…

    evet yaradır,ama kanamaz..

    evet gizli bi can çekişmeye benzer

    ama öldürmez…

    mesela sen gökkuşağısın

    ve bütün renklerin var ama göstermek istemiyosun çabalayıp,

    bunun gibidir işte biraz hüzün

    bazen senin kendini bırakmışlığında saklıdır …

    sonra ipek bi mendile sarıp, sandığa koyduğun gönül kırıklarını

    her gün açıp açıp bakmayı da andırır biraz hüzün..

    veya biri yanınızdayken sizi gülümseten şeylerin

    artık yanınızda değilken o biri, özlenmesidir sızı gibi..

    ve yalnızlık kokulu çiçektir de aynı zamanda,,

    ve sonu bi türlü yazılamayan şiir gibidir, bu bi ömürlük hayat ta..

    çok derin bi üzüntü hali değildir fakat neşelide değildir,,

    farklı bi ruh hali, uzun soluklu bi melankoli de denilebilir..

    daha ne diyeyim,,

    yüreğinizin deniz kıyısıdır hüzün,,

    birlikte büyüdüğü kardeşidir gönlünüzün,,

    bi şarkıdır, hiç kimseye söylenen

    ve karşı konulmazdır bazen,

    dudağınızın bi kenarını yukarı çekerken gülüş hüzündür,

    diğer kenarını inceden aşağıya eğen…

    çok doğru olmuycak belki ama

    her şeyin kısa kısa

    her şeyin çabuk çabuk yaşandığı bu zamanda

    hüzün bazen senin

    masumiyetindir,,

    hüzünden korkma..

    hüzün

    iyidir …

    ………



    [​IMG]

    -Alıntı