Hürriyet Kasidesi Açıklaması Günümüz Türkçesi ile

'Sözel Dersler' forumunda Dark tarafından 19 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hürriyet Kasidesi Açıklaması Günümüz Türkçesi ile

    Hürriyet Kasidesi
    Hürriyet Kasidesi ve Açıklaması



    görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
    çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten

    usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
    mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten

    hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
    yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten

    vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
    ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten

    muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
    köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten

    hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye
    hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten

    nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
    nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten

    cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
    utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

    felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
    edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten

    durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette
    çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten

    eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi
    cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten

    kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
    fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

    değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
    felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

    ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
    hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

    biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i osmaniyânız kim
    muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

    biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
    cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

    biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
    bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

    ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
    kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

    kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
    müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

    felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
    dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

    anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
    ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten

    vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
    ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

    müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
    vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

    civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâd
    erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

    ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

    gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
    ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

    ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
    esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

    senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
    cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

    ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
    cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

    senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
    hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

    kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
    uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

    GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ


    çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet kapısından ayrıldık

    kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz, mürüvvet sahibi olanlar zavallılara yardım etmekten kaçınmaz

    eğer millet, hor görülmüşse onun şanına bir eksiklik geleceğini sanma; yere düşmekle cevher, değerinden özünden birşey kaybetmez

    vücudun mayası, vatan toprağıdır; bu vücut, acı ve sıkıntı içinde vatan yolunda toprak olursa, en küçük bir üzüntü duyulmaz

    dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir; insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir

    hayatın değerini şöhretin güzelliğinden üstün tutanlar ile geçici zevklere ebedî feyiz tercih edilir

    insanlarda hayatın uzamasına bunca düşkünlük nedendir; insan emaneti koruyacağı yerde ondan niçin menfaat bekler?

    kişi dünyada herkesten kendini alçak görür, ayıplanmaktan kaçınır, fakat kendi nefsinden utanmaz

    akıllı ve bilinçli olanların, yaptıklarından pişman olup çalışmalarını artırması ve bunlardan ders alması, felekten intikam almak demektir

    başarının, üstünlüğün değeri, milletin gönül birliğinde durur; koruma ve kollama eserleri ise ümmetin düşüncesinin çarpışması ile çıkar

    iktidar sahibi bir kişinin azim gücü, dünyanın bir düzene girmesini sağlar; metanet sahibi kişilerin ayaklarını sağlam basması ile cihan titrer

    kader, her feyzini, her lütfunu bir zaman için saklar; milletteki gevşeklikten, zayıflıktan sakın korkma!

    zincire vurulmuş aslana ayaklarının güçsüzlüğü töhmet değildir; bu dünyada nasipsiz himmet sahiplerinden talih utansın

    işık yüksekliğin doruğundan uzaksa çaresizliktendir; tabiat yerde sürünen kabiliyetten utansın

    biz o osmanlılar boyunun ulu soyundanız; mayamız, bütünüyle şehadet kanıyla karılmıştır

    biz o yüce hamiyetli, çalışkan ve güçlü kişileriz ki bir küçük aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet meydana getirdik

    biz o yüce yaratılışlı milletiz ki hamiyet meydanında ayaklar altında toprak olmaktan bize ölüm daha iyi gelir

    hürriyet mücadelesi korkulu ateş olsa ne dert, yiğit olan bir insan gayret meydanından kaçar mı?

    cellâdın can yakan kemendi acımasız bir ejder bile olsa, yine bin defa esaret zincirinden daha iyidir

    felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin, millet yolunda hizmetten dönersem kahpeyim

    bu yolda çektiğim acılar, sıkıntılar anılsın; bunun en basit zevki bile vezirlikten, sadrazamlıktan daha iyidir, yücedir

    vatan, bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş, aşkına bağlı olanları gurbet acılarından ayırmıyor

    korkudan, yalvarma yakarmadan uzağım; benim yanımda görevim menfaatimden, hakkım hükûmetin kötü niyetlerinden daha üstündür

    ey adaletsiz, milletin yiğitleriyle mücadeleden sakın; senin zulmünün kılıcı hamiyet kanının ateşi karşısında erir

    zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün; eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış

    gönülde çalışma gevheri, elmas cevherine benzer; ağırlığın tesirinden, baskının şiddetinden ezilmez

    ey hürriyetin güzel yüzü, sen ne büyüleyici imişsin gerçi esaretten kurtulduk derken senin aşkının esiri olduk

    şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme; güzelliğin, milletin nazarlarından ebediyete kadar uzak kalmasın

    ey geleceğin umudu, sen ne can dostuymuşsun; dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılarından kurtaran sensin

    hükmetme çağı senindir, hükmünü dünyaya geçir; allah yüceliğini her türlü belâlardan korusun

    ey yaralı kükreyen aslan, senin gezdiğin güzel sahralar zulmün köpeklerine kaldı, artık gaflet uykusundan uyan!

    NAMIK KEMAL