Hologram Holografi Nedir?

'Ders notları' forumunda SümbüL tarafından 25 Aralık 2009 tarihinde açılan konu


  1. Hologram
    Holografi
    Holoram Nedir?
    Hologrofi Nedir?

    Hologram Holografi Nedir?




    Bir odadaki eşyalara bakar*ken yerimizi biraz değiştirirsek gördüğümüz manzara da değişir. Örneğin bir noktadan baktığımızda masanın arkasında kaldığı için görünmeyen sandalyeyi biraz yana çekildiği*mizde görebiliriz. Ama bulunduğumuz yer*den odanın bir fotoğrafını çekersek, yalnızca objektifin sabit bir açı altından görebildiği nesnelerin görüntüsünü elde ederiz. Yani bu fotoğraf bize odanın üçboyutlu bir görüntüsü*nü veremez. Stereoskopik fotoğraf makinele*riyle derinlik duygusu yaratan kabartma fo*toğraflar çekilebilir. Ama gerçek anlamda "üçboyutlu fotoğraf" çekme yöntemini 1948'de Macar asıllı İngiliz fizikçi Dennis Gabor (1900-79) bulmuş ve bu üçboyutlu fotoğraflara hologram, bulduğu yönteme de holografi adını vermiştir.


    Normal bir fotoğrafta görüntünün ayrıntıla*rını belirleyen yalnızca aydınlık ve karanlık noktaların dağılımıdır. Bu aydınlık ve karan*lık noktaların oluşması da fotoğrafı çekilecek nesneden yansıyarak filmin duyarlı katmanı*na gelen ışığın şiddetine bağlıdır; fotoğrafta, nesnenin ışığı çok yansıtan noktaları aydınlık, az yansıtan noktaları da karanlık olarak beli*rir. Holografi yönteminde ise yansıyan ışığın şiddetindeki bu farklılıklardan başka ışık dal*galarının girişimi de kaydedilir. Görüntünün üçboyutlu olmasını sağlayan ya da kabartma duygusunu veren de işte bu girişim olayıdır.

    Eğer iki ışık dalgasının tepesi üst üste binerse fotoğraf filminde aydınlık bir çizgi oluşur. Buna karşılık bir dalganın tepe*si ile öbür dalganın çukuru karşılaştığında filmde karanlık bir çizgi belirir. Böylece filmin üzerinde oluşan bu "girişim deseni" yalnızca ışık şiddetinin dağılımını değil, nes*neye ilişkin bütün yön ve derinlik bilgilerini de taşır. Ama dağınık ve gelişigüzel biçimde yayılan ışık dalgalarının girişimi de düzensiz ve rastgele olacağından, fotoğrafçılıkta nesne*leri aydınlatmak için yeterli olan güneş ışığı ya da flaş ışığı gibi normal ışık kaynaklan holog*rafi için elverişli değildir. Bunun yerine, tek dalga boyunda (tek renkli) ve dağılmadan yayılan dar demetler halinde ışık üretebilen çok güçlü ışık kaynaklan kullanmak gerekir.

    Holografi yönteminin bir özelliği de fotoğ*raf makinesi kullanmaksızın görüntünün fil*me ya da başka bir duyarlı katmana kaydedil-mesidir. Bunun için, ışık kaynağından çıkan ışık demeti yansaydam bir aynayla ikiye bölünür. Bir bölümü aynadan yansıyarak doğrudan fotoğraf filmine ulaşır. Öbürü de aynanın içinden geçerek nesneyi aydınlattık*tan sonra gene filmin üzerine düşer. Ama nesnenin çeşitli noktalarından yansıyarak ve kırılarak gelen bu ışık demeti ile doğrudan aynadan yansıyan demet filme aynı anda ulaşamayacağı için, bu iki demet arasında faz farkları ortaya çıkar.

    Bu ışık demetlerinin fotoğraf filmi üzerindeki girişimi, iç içe geç*miş parlak ve karanlık çizgilerden oluşan çok karmaşık bir ağ çizer. Girişim saçakları denen bu çizgiler ne çıplak gözle görülebilir, ne de film banyo edildiğinde bildiğimiz bir fotoğraf görüntüsü oluşturur. Gerçekten de hologram bu aşamadayken yalnızca gri renktedir ve yü*zeyinde nesneye hiç benzemeyen karışık çiz*gilerden başka bir şey yoktur. Ama hologramı eşfazlı bir ışıkla arkadan aydınlatıp karşıdan baktığımızda aynı nesneyi üçboyutlu olarak görürüz. Üstelik gözümüzü bu görüntüden ayırmadan başımızı hafifçe sağa sola çevirdi*ğimizde nesnenin görüntüdeki konumu da de*ğişir.

    Holografi düşüncesi 1948'de doğdu, ama ancak laserin bulunmasından sonra önem kazanabildi. Çünkü laserden önce eşfazlı dalgalar üretebilen çok güçlü bir ışık kaynağı yoktu. 1965'te ABD'de, Michi-gan Üniversitesi'nden Emmett N. Leith ile Juris Upatnieks laser ışığından yararlanarak ilk hologramları elde ettiler. Bugün mühen*dislik alanında çok değerli uygulamaları olan holografi yöntemi ileride üçboyutlu görüntü oluşturan renkli televizyonların yapımında da yararlı olabilir. Üstelik laser ışığı çok küçücük bir noktaya odaklanabildiği için, pek çok basılı belge tek bir hologram üzerine kaydedi*lebilir ve böylece hologram yakın bir gelecek*te bilgi depolama aracı olarak mikrofilmin yerini alabilir.

    Holografi, lazer ışınlarına dayanılarak gerçekleştirilen üç boyutlu görüntü işlemine verilen addır. Uzayda bir cismin varlığına ait enformasyon bize genellikle ses veya ışık dalgaları halinde ulaşır. Holografi, cisimlerden gelen dal*galardaki enformasyonu belirli bir şekilde depo edip bu enformas*yonda hiçbir kayıp olmadan tekrar ortaya çıkartmayı sağlayan bir tekniktir. Tekniğe «Holografi» adını bu konuda ilk çalışmaları yapan Dennis Gabor vermiştir. Yunancada «holos» bütün anlamına gel*mektedir. Hologram bir cisimden gelen dalgaya ait toplam enfor*masyonu yani hem genlik hem faz değerlerini kaydeder. İstendiğinde bu kayıt ortamından orijinal dalga yeniden elde edilir.

    Gabor 1948 de yayınlanan ilk makalesinde holografik kayıt esas*larını ortaya koymuştur. Normal fiziksel detektörler ve kayıt ortam*ları sadece dalga şiddeti U2 ye hassas olduklarından tp fazı kaydedi*lemez. Cisimden gelen ışık dalgası kendisi ile frekans ve faz bakı*mından uyumlu (coherent) bir referans dalga ile girişim yaptığında meydana getirilebilen dalganın şiddeti sadece bu dalgaların teker teker şiddetlerine tabi olmayıp aralarındaki faz farkına da tabidir. Bu ise holografinin esasını teşkil etmektedir.

    Optik mercekler birkaç asır önce keşfedilmiş ve optik görüntüle*rin mercekler yardımı ile nasıl meydana getirilebileceği 1900 senele*rinden önce tamamen çözümlenmişti. Bundan sonra fotoğraf tekniği büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Fotoğraf ve holografi teknikleri arasında prensip bakımından çok büyük bir fark bulunmaktadır. Fo*toğraf tekniğinde, görüntü iki boyutlu bir dağılım olarak kaydedilir. Her sahnede ışığın yansıtıldığı çok sayıda nokta mevcuttur. Bu nok*talardan çıkan çeşitli dalgaların meydana getirdiği tek kompleks dalgaya «cisim dalgası» denir. Bu kompleks dalga, fotoğraf tekni*ğinde optik bir mercek yardımı ile dönüştürülerek radyasyon yapan cismin görüntüsü elde edilir. Hologram tekniğinde ise cismin optik olarak meydana getirilmiş görüntüsü değil, cisim dalgasının kendisi kaydedilir. Bu kayıt uygun şekilde yeniden aydınlatıldığı zaman ori*jinal cisim dalgasını tekrar meydana getirmek mümkündür.




     



  2. Hologram Nedir ?

    Hologram
    Hologram Ne Demek?

    [​IMG]

    Holografi üç boyutlu lazer fotografıdır. Hologram orjinal objenin üç boyutlu gerçek kaydıdır. Derinlik ve paralaks içerdiğinden, objenin çevresini ve arkasındaki objelerin dahada derinlik içinde görülmesini sağlar.
    Detaylı anlatmak gerekirse
    Hologram kelimesi Yunanca sözcüklerin bileşiminden oluşur. “Holos” “Tam görüntü” ve “Gram” “Yazılı” anlamındadır. Hologram lazer ışın dalgalarının pozitif karışımı ile oluşan iç boyutlu kayıttır. Holografinin teknik terimi “Dalga sınırının yeniden yapılanması”dır.
    Holografide uyumlu lazer ışınının pozitif teması ile dalga sınırlarını eşleştirerek kayıt yaparız. Bu üç boyutlu kayıt kırılmış bir şablon şeklinde oluşur; bir dizi çok ince çizgi veya tek merkezli daireler halindedir. Bu kırılma, ışığı bükerek lazer ışığının orjinal kaydın dalga sınırına geri gönderir. Objenin üç boyutlu görüntüsü -hologram-ışık olarak yapılanır.