Hiperaktif Çocuk

'Hastalıklar' forumunda Wish tarafından 31 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. Hiperaktif nedir


    Çocuğunuz okul hayatında başarısız, yaşıtlarına göre aşırı hareketli ve dikkatini bir türlü toplayamıyor mu? Eğer bu gözlemleriniz sürekli devam ediyorsa ve çocuğunuz hem evdeki hem de okuldaki hayatında aynı hareketlilik ve dikkatsizliği gösteriyorsa bu konuya önem vermenizde fayda var.

    Son yıllarda sıkça duymaya başladığımız Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu nda size saydığımız bu belirtilerin biri ya da birkaçı bir arada bulunabiliyor.

    Öncelikle bir çocuğun hiperaktif olduğunu söyleyebilmek için onun normal çocuklarla kıyaslanamayacak kadar aşırı derecede atak, hareketli olması gerekir. Örneğin, bu çocuklar yüzme bilmeden derin suya atlamak, yoğun trafikte hızla giden arabaların önüne fırlamak gibi aşırı hareketlerde bulunurlar. Dikkatlerini bir konu üzerinde toplayamazlar. Ayrıca sadece evde değil okulda ve günlük yaşamda da aynı şekilde davranışlar gösterirler.

    Hiperaktivite bozukluğunun üç temel belirtisi vardır. Çocukta bu belirtilerin hepsi bir arada bulunabilir ya da sadece biri ya da ikisi görülebilir

    - Çocuk çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez, etkinliklerde hatalar yapar. Örneğin, satrançta, sporda dikkatsizce hatalar yapıyorsa bu önemli bir bulgudur. Ancak burada altının çizilmesi gereken nokta sadece okulda, derslerinde değil, kendi sevdiği etkinliklerde de hatalar yapmasıdır.

    - Düşünmeyi gerektiren aktivitelerden kaçarlar. Örneğin, satranç, bilmece çözme gibi şeylerden uzak durabilir.

    - Gerçek dikkat eksikliği olan çocuklar dışarıdan gelen en ufak bir uyarana derhal tepki gösterirler. Bir zil sesi, bir ışık çocuğun dikkatini hemen dağıtır.

    - Kendisiyle konuşulduğu zaman dinlemiyor gibi gözükür. Çoğu zaman da kendisine söylenenleri yerine getirmez.

    - Çoğu zaman kendi için gerekli olan, defter, kalem ve benzeri eşyalarını kaybeder.

    - Çoğu zaman çocuk o kadar ataktır ki daha soru bitmeden hemen cevap verir, herkesin sırasını beklediği yerde sıra beklemez. Bu ilk defa ana okulunda ya da okulda ortaya çıkar.

    - Çoğu zaman başkasının sözünü keser, başkasının oyununu bozar.

    - Çoğu zaman kıpır kıpırdır yerinde duramaz. Hareketlerinde bir aşırılık söz konusudur.

    - Oturması beklenen yerde oturamaz kalkar, sınıfta kendini tutamaz, kalkar dolaşır.

    - Etkinliklere katıldığında oyunu bozar, sırasını beklemek istemez, devamlı hareket der.

    - Çok konuşur, söze karışır.

    Küçük yaşta da anlaşılabilir

    Genellikle okula başlama çağlarında göze çarpan bu durum, dikkatli bir gözlemle 1-1.5 yaşlarında da tanınabilir. Hatta bazılarının anne karnında bile çok hareketli oldukları veya doğumdan hemen sonra anne kucağında ya da yatağında durmadan hareket ettikleri gözlenir. Bu bebekler, huysuz, huzursuz güç bebek olarak tanımlanır. Yaşamın ilk birkaç ayında aşırı hareketlilik, yeme ve uyku bozuklukları görülebilir. Emekleme dönemi veya yürümeye başladıkları zaman çok hareketli ve atak oldukları için birkaç kişinin devamlı bakımı gerektiği söylenir.

    Hiperaktivite bozukluğunun birinci dereceden akrabalar arasında görülmesi kalıtsal geçiş şüphesini ortaya atmış. Hiperaktivitenin gelişme ihtimalleri arasında gebelik ve doğum komplikasyonları, anne - babada alkolizm, depresyon, annenin sigara içmesi gibi durumların da etkili olduğu düşünülüyor.

    Çocuk Psikiyatristleri aile ve öğretmenlerin yaramazlık ve hiperaktiviteyi birbirine karıştırdığını belirterek, bu konudaki farka dikkat çekiyor. Bazı aileler aslında yaramaz olan çocuklarının hemen hiperaktif olduğu düşüncesine kapılıyorlar. Aynı şekilde öğretmenler de bu kanıya kapılıyor. Oysa ikisi çok farklı.

    Hiperaktivite tanısının mutlaka bir çocuk psikiyatristi tarafından konulması gerekir. Çünkü tembel, şımarık ve yaramaz çocuklar da bu bozuklukla karıştırılabilir. Bu yüzden tanının iyi konulmuş olması son derece önemli. Eğer çocuk gerçekten hiperaktif ise gençlik yıllarında da yüzde 80 oranında devam eder. Yetişkinlikte ise yüzde 30-60 a kadar devam edebilir. Burada korkulan durum daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkıyor. Çünkü çocuk tedavi edilmezse okulu bitiremiyor, aşırı tezcanlı olduğundan çalışarak bir şeyleri başarmayı beklemiyor, hırsızlık gibi kolay yoldan para kazanma davranışlarına yönelebiliyor. Toplum dışı bazı davranışlar göstererek, etrafına zarar verebiliyor.

    kaynak : hekimce.com​