Her Yıl 800 Bin Kişiye İş

'Haberler' forumunda Violet tarafından 25 Mart 2011 tarihinde açılan konu


  1. Her Yıl 800 Bin Kişiye İş,

    [​IMG]


    Kılıçdaroğlu, Her Yıl 800 Bin Kişiye İstihdam Alanı Oluşturmak İstediklerini Söyledi.
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, her yıl 800 bin kişiye istihdam alanı meydana getirmek istediklerini söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, her yıl 800 bin kişiye istihdam alanı yaratmak istediklerini söyledi.

    İstanbul'da ekonomi gazetecileri ile bir araya gelen Kılıçdaroğlu, CHP'nin Ekonomi Raporu'nu ana hatları ile açıklayarak, 2023 hedeflerini ortaya koydu. CHP'nin 2023 projeksiyonuna göre, Gayrisafi yurtiçi hasılayı 2.6 trilyon dolara, kişi başına geliri 31 bin 500 dolara çıkarmayı hedeflediklerini, böylece AB'nin kişi başına gelirinin yüzde 85'ini yakalayabilmeyi umut ettiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, 2023'de ihracatı 650 milyar Dolar, ithalatı 750 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.

    Türkiye ekonomisinde büyüme hızını yüzde 7, Doğu ve Güneydoğu için yüzde 9.5 olarak öngördüklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu projemizle her yıl 800 bin kişiye yeni istihdam alanları yaratmak istiyoruz" dedi. Kılıçdaroğlu, kadınların yüzde 40 olan işgücüne katılım oranını yüzde 55 düzeyine getirmeyi, işsizliği de 2023 yılında yüzde 6 düzeyine çekmeyi hedeflediklerini bildirdi.

    -TARIM, ENERJİ, İSTİHDAM RAPORLARI DA AŞAMALI OLARAK AÇIKLANACAK-

    Hazırladıkları 'Ekonomi Raporu'nun ekinde tarım, enerji, istihdam raporları olduğunu, aşamalı olarak onların da açıklanacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Doğu ve Güneydoğu için sıfır faizli kredi, özel sektör gitmezse devlet ve özel sektör işbirliği, o da olmazsa devletin gidip yatırım yapması, fabrika kurması gibi projelerimiz var. Bu hedefleri gerçekleştirdiğimiz zaman Türkiye'nin 2023'de dünyanın en büyük 10 ekonomi içine gireceğini düşünüyoruz. Bugünkü politikalarla, hele yüzde 4 büyüme hızıyla Türkiye'nin 2023'de 10 büyük ekonomi arasına girmesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.

    Türkiye ekonomisinin iyi yönetilmediğini, sanayicinin de çiftçinin de gidişattan memnun olmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, büyümenin istihdam yaratmadığını, reel ekonominin kırılgan bir görünüm arz ettiğini kaydetti.

    -"TÜİK İŞSİZLİK RAKAMLARIYLA OYNUYOR"-

    Türkiye'de işsizliğin azaltılamadığını ve TÜİK'in işsizlik rakamlar ile oynamasının kendilerini rahatlatmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "İşsizlik rakamlarıyla şöyle oynanıyor. Mevsimlik çalışanlarlar var. Mesela yılda iki ay fındık topluyorsanız, 12 ay işsiz görünmüyorsunuz. 15 gün çalışan, bir ay zeytin toplayanların tamamı da yıllın tamamında çalışan işçiler olarak görülüyor. O nedenle rakamlar sağlıklı değil. İşsizlik rakamlarını düşük gösterme çabasını doğru bulmuyoruz" şeklinde açıkladı.

    -"TÜRKİYE CUMHURİYETİ HAYIR KURUMU DEĞİLDİR"-

    Hükümeti, bir sosyal politikası olmamakla eleştiren Kılıçdaroğlu, gıda maddeleri ve kömür dağıtımının bir sosyal politika olmadığını, bu şekilde algılanmasının yanlış olduğunu, sosyal politikanın, insan onurunu koruyan, yoksulluğu deşifre etmeyen bir politika olduğunun altını çizerek, "Siz yoksulları afişe edip, onları sıraya dizip bir yardım yapıyorsanız bunun sosyal politika ile ilgisi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti, bir hayır kurumu değildir. Türkiye Cumhuriyeti, sosyal hukuk devletidir. Anayasa'sı böyledir. Anayasa'nın 60.maddesi, "herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir' der. Herkes sahip mi? Hayır. O zaman sosyal hukuk devleti anlayışında da bir sorun var" diye konuştu.

    -BASINA ELEŞTİRİ-

    Türkiye'de büyüme ile birlikte yoksulluğun da arttığını savunan Kılıçdaroğlu, kendilerinin Aile Sigortası'nı açıkladıkları sırada Başbakan Erdoğan'ın, "Kayıt dışı yoksulluk da var. Onu dikkate aldınız mı" diye sorduğunu hatırlatarak, "Böylece Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, kayıt dışı yoksulların da olduğunu kendisi itiraf etti" dedi.

    Bu durumu basının eleştirmediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Bunu da biz medyada yeteri kadar görmedik. Niçin sorgulanmıyor? Doğrusunu isterseniz şaşırıyorum. 12 milyon 715 bin kişinin dışında da yoksulların olduğunu bu ülkenin Başbakanı itiraf etti. Kendi grup toplantılarında. Büyüme var işsizli artıyor, yoksulluk artıyor. O zaman bu büyümede bir sorun var" dedi.

    -"EKONOMİDE REKABET GÜCÜNÜ ARTIRACAĞIZ"-

    Sosyal devleti güçlendireceklerini ve ekonomide rekabet gücünü artıracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, bununla Ekonomi Raporu hazırladıklarını, raporun 50 akademisyenden olumlu not aldığına işaret etti. Hazırladıkları Aile Sigortası için bir yoksulluk envanteri çıkartılacağını, her aileden bir sosyal hizmet uzmanının sorumlu olacağını, bu ailelerin sürekli izlenerek raporlanacağını belirten Kılıçdaroğlu, hak etmeyen birine para ödendiğinin tespit edilmesi halinde, sorumlu sosyal hizmet uzmanının maaşından kesilerek, suiistimalin önlenmeye çalışılacağını açıkladı. Bu ailenin çocuklarının bütün bilgilerinin internet üzerinde olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, işçi alınacaksa bu ailelerden alınacağını, istihdama katılımlarının sağlanması halinde sigorta kapsamından çıkartılacaklarını söyledi.

    Sıcak para tartışmalarına ilişkin olarak Kılıçdaroğlu, sıcak paraya vergi getirmediklerini, sıcak paranın hangi koşullarda geliyorsa, o şekilde çıkmasını istediklerini vurguladı.

    -"NÜKLEER REFERANDUMA GİDEBİLİR"-

    Toplantı sırasında gazetecilerin, "Özelleştirilen kurumların geri alınmasını düşünüyor musunuz" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Özelleştirilen kurumların geri alınması, yeniden yapılmasından daha pahalı olur. İyi kullanılıyorsa, yatırım yapıyorsa, istihdam yaratıyorsa bizim için sorun yok" yanıtını verdi.

    "Nükleer santralleri referandum'a götürecek misiniz" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Niye olmasın. Gidebilir" karşılığını verdi. Nükleer teknolojiye karşı çıkan bir parti olmadıklarını, Türkiye'nin nükleer ile mutlaka tanışması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bizde yapılan yatırımlar tartışılmıyor. Nükleerde devlet, ilk yatırıma mutlaka ortaktır. Bizde her şey Ruslar'ın elinde" eleştirisinde bulundu.

    İlaçların bedava verilip verilmeyeceği konusunda Kılıçdaroğlu, öyle her konuda vaadde bulunan bir anlayışa sahip olmadıklarını, ayakları yere basan hesaplar yaptıklarını vurguladı. Kılıçdaroğlu, asgari ücrette vergiyi yüzde 1'e düşürmeyi düşündüklerini ancak, sıfırlamak istemediklerini kaydetti.

    -"BASININ YIPRANMA HAKKINI MUTLAKA TESLİM EDECEĞİZ"-

    Basın özgürlüğüne ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, "5510 sayılı yasa ile basın emekçilerinin yıpranma hakkının elinden alındığını, kendisinin o zaman grup başkan vekili olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "O zaman bizimle pazarlık yapıldı. Milletvekillerine de yıpranma hakkı verirseniz, el kaldırırsanız, medya mensuplarının yıpranma hakkını da kabul ederiz dediler. Biz bunu reddettik. Reddettiğimiz için sizin yıpranma hakkınız da gitti. Çünkü, milletvekillerinin yıpranma hakkı diye birşey olamaz. Fakat bizim kararlığımız ve sözümüz var. Yıpranma hakkını mutlaka teslim edeceğiz" açıklaması yaptı.

    -"MEDYA PATRONLARININ KAMU İHALELERİNE GİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"-

    Medya konusunda iki temel hedefleri olduğunu açıklayan Kılıçdaroğlu, bunlardan birinin hiç bir medya patronunun doğrudan veya dolayı, kamu ihalelerine girmelerine izin vermeyeceklerini, ayrıca medya çalışanlarının tamamının sendikalı olmasını öngöreceklerini, bu sayede bir medya çalışanının, patronuna rağmen yazdığı yazının arkasında durabilmesini istediklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Daha özgür, gerekirse patronuna da direnebilen bir medya yaratmaya kararlıyız" dedi.