HD TV Satın Alma Rehberi

'Bunları biliyormusunuz' forumunda Pardus tarafından 14 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. Fiyatların geleceği

    Televizyon dünyasının artık düz olduğunu kabul etmeliyiz. Büyük, ağır, küp şeklinde, standart çözünürlükteki CRT (tüplü) televizyon dönemi artık geride kaldı. Bunun yerine artık yüksek çözünürlüklü, ince, hafif ve düz ekranlı modeller var. 2004 yılında pazar payı sadece yüzde 5 olan düz ekranlı televizyonlar şu anda yüzde 75 seviyesine ulaşmış durumda. Öte yandan ABD'de yapılan bir araştırmanın sonucuna göre ülkedeki evlerin %52'sinde HDTV bulunuyor.

    Yılbaşına doğru fiyatların düşmesi bekleniyor

    Yılbaşına yaklaştığımız bu dönemde HDTV fiyatlarının tüm dünyada düşmesi bekleniyor. Bu düşüşler çok yüksek olmasa da kendisine bir HDTV almak isteyenlerin değerlendireceği birçok fırsat bu dönemde çıkabilir. Ancak şöyle de bir durum var, HDTV'lerde kullanılan LCD panellerin fiyatları giderek artıyor fakat buna rağmen geçtiğimiz seneyle kıyaslandığında HDTV fiyatlarının %20 düştüğünü görüyoruz. Yine de bu dönemde fiyatlarda bir düşüş olacağını fakat az olacağını söyleyebiliriz.

    HD Ready

    HDTV satılan yerlerde gördüğünüz "HD Ready" ve "Full HD" gibi ifadeler kafanızı karıştırabilir. Bunlar cihazların sunduğu en yüksek çözünürlüğü temsil ediyorlar. Full HD denilen şey aslında 1080p çözünürlük anlamına geliyor. Günümüzde satılan 40 inç ve üstü HDTV'lerin büyük çoğunluğu artık bu çözünürlüğe sahip.

    İki logo arasında önemli bir fark var

    Üzerinde "HD Ready" yazan her ürünün 1080p çözünürlük sunduğunu düşünmeyin. Eğer ürünün üzerinde "HD Ready 1080p" yerine sadece "HD Ready" logosu varsa bu o ürünün 1080p desteği vermediği anlamına geliyor. Bu yüzden bu ufak detaya dikkat etmeniz gerekiyor. Bu gibi ürünlerde en yüksek çözünürlük genelde 720p (1280 x 720) oluyor.

    1080i ve 1080p

    1080p ve 720p'yi anladık, peki bir de 1080i var, bu ne diye sorabilirsiniz. 1080p ve 1080i aslında temelde aynı sayıda piksele sahipler. 1080i bazı yerlerde 1440 x 1080 çözünürlük için kullanılsa da bu format 1920 x 1080 çözünürlüğe de destek veriyor. Burada asıl fark i ve p harflerinden geliyor. İ harfi "interlaced", p harfi ise "progressive" anlamına geliyor ve bunlar farklı tarama teknikleri.

    Sol sıra progressive, orta sıra interlaced taramayı gösteriyor. Üst kısımdaki görüntülerde anti-aliasing açık.

    Interlaced tarama tüplü televizyonlardan beri kullanılan bir teknik. Basitçe anlatmak gerekirse Interlaced taramada görüntü ekrana sol üstten, sağ alta doğru birer satır atlayarak gelir. Daha sonra ters yönden boş kalan satırlar doldurulur. Progressive taramada ise üstten başlayarak alta doğru satır atlamadan görüntü gelir. Progressive tarama sayesinde daha kaliteli ve net görüntü elde edilebilirken, Interlaced tarama daha düşük bant genişliğine ihtiyaç duyar.

    Tazeleme oranı

    Çözünürlük konusunu anladıktan sonra karşımıza yeni bir özellik çıkıyor o da tazeleme oranı (Refresh rate). Tazeleme oranı hızlı hareket olan görüntülerde büyük önem kazanıyor. Aldığınız televizyonda spor müsabakaları izleyecekseniz, öncelikle dikkat etmeniz gereken şeylerden biri tazeleme oranı olmalı. Tazeleme oranı, görüntünün ekrana bir saniyede kaç defa yansıtıldığını ifade ediyor.

    Tazeleme oranı spor seyretmek isteyenler için önem taşıyor

    Günümüzde standart LCD televizyonların birçoğunda 60 Hz'lik bir tazeleme oranı var. Üst seviye modellerde ise 120 Hz ve hatta 240 Hz'lik tazeleme oranları ile karşılaşabilirsiniz. Ancak 120 ile 240 Hz arasında gözle fark edilebilecek çok fazla fark yok. Bu yüzden bu iki değer arasındaki fiyat farkını boş yere ödemenize gerek de yok. Eğer spor karşılaşmaları gibi görüntülerin hızlı aktığı şeyler seyredecekseniz 120 Hz sizin için uygun bir değer olacaktır. Eğer böyle bir isteğiniz yoksa 60 Hz bile işinizi görebilir. Ayrıca tazeleme oranı yükseldikçe ekrandaki görüntülerin bulanıklaşma olasılığı da var.

    LED TV nedir?

    Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız tabirlerden biri de LED TV. Hem Samsung, hem de Toshiba, son dönemde piyasaya çıkardıkları ürünlerine LED TV adını veriyorlar. Bu durumun kullanıcıların kafasını karıştırdığını söylemek gerek. LED TV aslında yeni ve bambaşka bir teknoloji değil. Bu modeller aslında önceki modellerden farklı bir arka ışıklandırma yöntemi kullanan LCD TV'ler.

    LED TV'lerde arka ışıklandırma için CCFL yerine LED ışıklar kullanılıyor

    LCD TV'lerde arka ışıklandırma için genelde floresan lambalar (CCFL) kullanılırken bu modellerde LED ışıklandırma kullanılıyor. Bunun, daha az güç harcanması ve renk kalitesinin daha iyi olması gibi avantajları var. LED TV'ler kırmızı ve yeşil renkleri daha iyi işleyerek daha doğal ve gerçekçi görüntü kalitesi sağlıyorlar. Ayrıca daha koyu siyah renk elde ediliyor. Bütün bu avantajların götürüsü tahmin edebileceğiniz gibi fiyat konusunda oluyor. LED ışıklandırmalı modellerle diğer modeller arasında büyük bir fiyat uçurumu var.

    Bağlanabilirlik

    Günümüzde televizyonlar artık sadece tek başlarına çalışan cihazlar değiller. Sadece bir analog anten kablosu ve güç girişi kimseye yetmiyor. Televizyonlar giderek birer medya merkezi olmaya başladılar. DVD ve Blu-ray oynatıcılar, oyun konsolları, sabit diskler, USB bellekler ve daha birçok şey artık televizyonlara bağlanabiliyor.

    Televizyonlarda artık Ethernet girişi bile bulunuyor

    Hatta artık durum öyle bir hale geldi ki televizyonların üzerinde ethernet girişleri bulunuyor. Böylece televizyon aracılığı ile İnternet içeriğini görebiliyorsunuz. Şimdilik çok gerekli bir özellik değil belki ama yine de gelecekte bu tür modellerin artacağını söyleyebiliriz. Yeni bir HD TV alırken dikkat etmeniz gereken asıl önemli girişler ise HDMI, DVI, USB ve ses sistemleri için olan girişler olmalı. Bu girişler varsa, televizyonunuzu her türlü cihaza bağlayabilirsiniz.

    Güç tasarrufu

    Tüketici elektroniği alanında düşük güç tüketimli, çevreci ürünler giderek yaygınlaşmaya başladı ve HDTV'ler de bu geleneği takip ediyorlar. Üreticiler artık modellerinde "ekonomik modlara" yer veriyorlar. Örneğin ortam ışıklandırmasının seviyesini ölçüp ona göre ekran parlaklığını otomatik olarak ayarlayan modeller mevcut.

    Ancak bir modelin az güç harcadığını anlamanın en iyi yolu üzerinde Energy Star 3.0 logosu olup olmadığına bakmaktır. Bu işareti gördüğünüz ürünler ortalama değerin %30 altında güç harcıyor demektir. Mayıs 2010'a kadar geçerli olacak olan bu standart, daha sonra daha düşük güç tüketim sınırına sahip dördüncü sürüme geçecek. Daha az güç harcanması elektrik faturalarına da olumlu yansıyacağından, güç tasarrufu konusunu göz ardı etmemelisiniz.