Hazreti peygamberimiz (sav) inin sünnetlerinden bazıları

'Ayetler ve Hadisler' forumunda Demet tarafından 4 Kasım 2014 tarihinde açılan konu

  1. Demet

    Demet Editör


    Hazreti peygamberimiz (sav) inin sünnetlerinden bazıları
    En çok Pazartesi ve Perşembeleri oruç tutardı. Neden böyle yaptığı Pazartesi ve Perşembe Allah’a sunulur.sorulduğunda da şu cevabı verirdi: ” Ameller her pazartesi ve perşembe Allah’a ( c.c.) sunulur. Oruçlu iken amelimin Allah’a (c.c.) arz olunmasını severim. Her Müslüman affedilir. Ancak dargın olan kişi müstesna. Cenab-ı Hak meleklere onlar için “bunları geri bırakın” der.

    Cumartesi ve pazar günleri de umumiyetle oruç tutardı. ve şöyle derdi: ” Bu iki gün müşriklerin bayram günleridir. Onlara muhalif olmaktan hoşlanırım.

    Yüzüğü gümüştendi, yüzüğü akik taşıydı.

    Gözleri uyurdu lakin kalbi uyumazdı.

    Umumiyetle cuma günü yıkanırdı, bazen de terk ederdi.

    Çocuklara karşı çok merhametliydi.

    Su içtiği zaman 3 defa nefes alır, üç nefeste içerdi ve ” Bu daha mutlu, daha afiyetli ve daha sağlıklıdır. ” buyurdu.

    Gece kalktığı zaman ağzını misvaklardı.

    Son derece merhametliydi. Birisine bir şey vaad ettiği zaman imkanı olduğunda mutlaka o vaadini yerine getirirdi.

    Sukunu uzun, gülmesi azdı.

    Hizmetçiye söyledikleri sözlerden biri de ” Bir ihtiyacın var mı? ” idi.

    Eza veren kötü huyu olmazdı. Birisinin diğeri aleyhine olan sözünü de kabul etmezdi.

    Kendisine meleklerin gelmesi ve Hz. Cebrail (as) ile konuşması sebebiyle pırasa, sarımsak, soğan gibi şeyler yemezdi.

    Yaslanarak yemek yemezdi. Arkasından iki kişi yürüyemezdi.

    Gece ağzına misvak sürmeden kalmazdı.

    Gusulden sonra abdest almazdı.

    Tebbessüm etmeden kesinlikle konuşmazdı.

    Ramazan Bayramında bir şey yemeden camiye çıkmazdı.

    Kurban Bayramında kurban kesilmeden evvel bir şey yemezdi.

    Gece veya gündüz uyuyup da uyandığı zaman mutlaka misvak kullanırdı.

    İkram edilen kokuyu geri çevirmezdi.

    Bir yudum su ile dahi olsa iftar etmeden akşam namazını kılmazdı.

    Hastayı ancak üç günden sonra ziyaret ederdi.

    Şu beş şeyi hiçbir zaman yanından ayırmazdı; Ayna, sürme kabı, tarak, misvak ve ustura.

    Lamba ile kendisine aydınlık yapılmadıkça karanlık evde oturmazdı.

    Bir yerden kalkarken mutlaka ” Subhaneke Allahümme Rabbi vebi hamdike la ilahe illa ente estağfiruke ve etübi ileyke” der ve şöyle buyururdu: ” Yerinden kalkarken kim bunu söylerse mutlaka mecliste kendisinden südur eden günahları bağışlanır.”

    Hiçbir şeye hayır demezdi. Kendisinden bir şey istendiği zaman eğer yapmak isterse evet derdi. İstemezse sükut ederdi.

    Abdestini kendisi alırdı. Kimseden yardım istemezdi. Vereceği sadakayı da bizzat kendi eliyle verirdi, kimseyi bunun için rahatsız etmezdi.

    Ne yemek ne de başka bir şey O’nu akşam namazından alıkoyamazdı.

    Dişlerini temizlemeden uyumazdı.

    Daima misvağı başucunda bulunurdu, öylece uyurdu. Uyanınca hemen onunla dişlerini fırçalardı.

    Kahkaha ile gülmezdi.

    Sarığın kuyruğunu sağ taraftan kulağa doğru sarkıtırdı.

    Yanına çocuklar geldiği zaman onları tebrik eder, güzel karşılar ve onalara dua ederdi.
     



  2. Yazilan hadislerin kaynaklari yoksa hepsi mechuldur sahih degildir.. Dikkat edin..