Hazarların Slavlar üzerindeki yetkisi

'Ders notları' forumunda küLkedisi tarafından 3 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Hazarların Slavlar üzerindeki yetkisi

    "Hazar Barışı"nın sağladığı sükünet ve huzurla gelişen ticarî faaliyet, tarihin mühim hadiselerinden biri olmak üzere, Rus-İslav devletinin teşekkülüne yardım etmiştir. İskandinavya-Bizans ticaret yolu üzerinde, ormanlarında kıymetli kürklü hayvanları ve orman-bozkır sınırı boyunca arıları bol bölgelerde oturan, daha çok avcılık ve bal istihsali ile uğraşan İslav-Fin karışımı kabileler, aynı ticarî maksatlarla buraya gelen İskandinavya'lı gözü pek denizci Vareg (Norman)'lerden Rus (Ross, Rhosilmen gölü çevresinde yerlilerden aldıkları kürk, bal, balmumu gibi mallar sayesinde Bizans ile alış-verişe girişen Vareg-Ruslar o civarda bazı kasabalar da kurmağa çalışıyorlardı. 9. yy. 2. çeyreğinde İlmen'in kuzeyindeki Novgorod şehrinin, Rurik adlı bir Vareg-Rus'un knezlik (beylik) merkezi olduğu ve bu "knez" (kelime aslen Germence'dir)'in oralardaki bazı İslav kabileleri tarafından "hükümdar olması için" nasıl davet edildiği Rusların "ilk kronik" (Nestor Tarihi. 12. asrın ilk çeyreği)'inde efsane vasfında anlatılır.

    Devletini kurmuş olan Rurik, Hazarlara bağlı orta Dnyeper sahasındaki Hazar merkezi (kalesi) Sambata'ya gelerek, (862'de) tabilik statüsü altında, ticarî-siyasî faaliyetlere girişmiş ve Rurik'den sonra halefi Oleg, aynı yerde o sıralarda gelişen Kiyef şehrini kendi hakimiyetine geçirmeğe muvaffak olmuştur (882). Bu münasebetle adı ancak Türkçe ile açıklanabilen Kiyefin, Sambata gibi, Türkler tarafından kurulduğu ileri sürülmüştür. Bu devirde Rus knezliklerinde Türk tesirleri açıktır. Daha 839'da ilk kurulan "Rhos" (Rus) birliğinde başkanın unvanı "chacanus" (khakanus=hakan) idi.

    988'de Hıristiyanlığı kabul eden prens Vladimir ve sonra knez Yaroslav (1036-1050) hala resmen "kagan" unvanını taşımağa devam ediyorlardı. İbn Rusta (920'lerde) Gerdîzî ve Frank kroniği (Annales Bertiniani 839 dan) ve Metropolit Hilarion (11. yüzyıl) hep Rus "hakan"larından bahsederler. 10 yüzyılda Kiyef şehrinin bir kısmı "Kozari" diye anılmakta idi. Kiyefe Türkçe "Mankermen" (=büyük hisar) de denilmiş ve Moskova'daki Kremlin (=hisar, kale) sarayı adının Türkçeden geldiği belirtilmiştir. İlk Rus kanunnamesi "Russkaya Pravda"'da "drujina" (idareciler) ile teb'a münasebetlerinin açıklanmasında adeta bir Hazar-Türk topluluğunu sezinlemek mümkün görülmüştür.