Hayvan Isırıkları

'Sağlık Rehberi' forumunda Ezlem tarafından 26 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hayvan Isırıklarında ilk yardım,Hayvan Isırıklarında neler yapılır,Hayvan sokmaları,hayvan sokmalarında ilk yardım,yılan sokmalarında neler yapılır,arı sokması ilk yardım,akrem sokması ilk yardım

    HAYVAN ISIRIĞI VE SOKMALAR

    YILAN SOKMALARI

    Genel bir kural olarak yılanlar ürkek ve çekingen yaratıklardır. Bunlar kışkırtılmazlarsa, kızdırılana ve yaralanana kadar (üzerlerine basmak gibi ) genellikle ısırmazlar.Yılan ısırıklarının çoğu nisan ve ekim ayları arasında hayvanlar aktifken olur.

    Isırık yerinde yanıcı ağrı, şişlik, morluk, mavimsi renk değişikliği olur. Kişide halsizlik, terleme, bayılma ve şok bulguları görülebilir. Yılan tarafından ısırılan bir kişinin heyecandan bayılması ile şok durumu birbirine karıştırılmamalıdır. Bayılma kişinin yatırılmasıyla kısa sürede düzelir. Şok ise ısırılmadan çok sonra oluşur.


    Ülkemizde genellikle engerek türü yılanlar zehirlidir.


    İlkyardım

    1- Kişi ilkyardımın ABC si yönünden değerlendirilir. Gerekenler yapılır.

    2- Kişi sakinleştirilir, yatırılır, hareketsiz kalırsa zehrin sistemlere yayılışının yavaşlayacağı anlatılır.

    3- Şok varsa uygun pozisyon verilir.

    4- Dokudaki şişme sonucu dolaşım bozukluğu olmaması için yüzük, bilezik gibi tüm takılar çıkartılır.

    5- Isırık alanı hareket ettirilmeden nazikçe su ve sabunla yıkanır.

    6- Diş izlerinin 5er cm. üzerinden ve altından boğucu sargı uygulanır. Bu turnikeler iyice sıkıldıktan sonra uçta kalan bölümdeki nabız alınmaya başlayana kadar gevşetilir. Bu şekilde dolaşımla ilgili diğer problemlere maruz kalınmaz. Bu manevranın amacı zehrin yayılımını sınırlamaktır.

    7- Bir atelle uzvun hareketi tamamen engellenir.

    8- Dokuda zehir birikmesine bağlı erken belirtiler (şişme, renk değişikliği, lokal ağrı) oluşmuşsa ve kişi 30 dk. içinde hastaneye nakledilemeyecekse zehir lokal olarak çıkarılabilir. Isırıktan sonra zehir genellikle 30 dk. kadar dokuda lokal olarak kalır. Diş izleri arasında uzvun uzun ekseni boyunca diş izlerini de içine alan 0,5 cm. derinliğinde mümkünse steril kesi yapılır. Zorunlu olmadıkça ağız kullanılmadan , buradan yeterince kanama sağlanır.(zehri mekanik olarak çıkartmak için kullanılan emme çubukları vardır) Kesi çok derin olmamalıdır. Çünkü sinirler,kan damarları,kasların bazı bölümleri kesilebilir. Bu teknik sadece uzuvlardaki ısırıklarda kullanılır. Baş veya vücutta kesinlikle kullanılmaz.

    9- Ağızdan kişiye hiçbir şey özellikle de sakinleşmesi için alkol verilmez.

    10- Kusma için uyanık olunmalıdır. Genelde zehrin etkisinden çok heyecana ve gerginliğe bağlı olarak sıklıkla görülür.

    11- Kişi yılan serumu uygulanmak üzere acilen nakledilir. Çevrede yılan serumunun bulunduğu kurumlar önceden bilinmelidir.

    12- Yılan öldürülmüşse , uygun serumun kullanılması açısından onu da birlikte hastaneye götürmekte fayda vardır.

    13- Nadiren de olsa uzuvlar dışında , gövdede ısırık oluşursa turnike, atel, kesi gibi müdahaleler yapılamaz. Kişi yatırılmalı ve olabildiğince çabuk nakledilmelidir.


    AKREP SOKMALARI

    Yılan ısırıklarına benzer bir tablo oluşur. Isırık yerinde şişme, ağrı ve renk değişikliği olur. Akrebin cinsine ve zehrinin olduğu şiddetine göre değişik sistemik belirtiler ortaya çıkabilir. Yapılacak ilkyardım yılan ısırıklarında ki gibidir.


    ARI SOKMALARI


    Balarısının iğnesi keskin uçlu ve kancalıdır,bundan dolayı geri çekmek zordur.
    Eşekarılarının iğneleri kancalı olmadığından tekrar tekrar sokabilirler.


    Balarısının sokma organı arı uçup gittikten sonra bağlı olduğu kastan dolayı 20 dk. kadar zehri enjekte etmeye devam eder, çünkü iğne yarada kalır. Balarısının soktuğu kişiye yardım eden ilkyardımcı nazikçe iğneyi çıkarmalıdır, iğne sıkıştırıldığında daha fazla zehir enjekte ettiğinden cımbız vs. kullanılmamalıdır. İğneyi yaradan çıkarmak için bıçak ağzının köşesi ile cilt nazikçe kazınabilir.



    İğne yerine buz konarak zehrin emilimi azaltılmaya çalışılır. Zehrin yayılımını sınırlamak üzere sokma sahasının altına ve üzerine boğucu sargı uygulanabilir.



    Arı zehirlerine karşı allerjik olan bazı kişilerde genel bir kaşıntı ve yanma, cilt döküntüleri, dil ve dudaklarda şişme, hırıltılı soluk alıp verme, öksürük, solunum güçlüğü, karın krampları gibi belirtilerin olduğu allerjik bir reaksiyon ortaya çıkabilir. Bu tablo çok tehlikelidir, ölüm meydana gelebilir. Bu gibi allerjisi olan kişiler, astımlılar, ağızdan sokulanlar, çok sayıda arı tarafından sokulanlar tam ABC desteği verilerek acilen nakledilmelidirler.



    KÖPEK ISIRIKLARI

    Bir tahrik olmaksızın ısıran kedi veya köpeğin kuduz olmasından şüphe edilmelidir. Kudurmuş bir hayvan normal hareket edebilir, huysuz görünebilir, aşırı tükürük salgılayabilir veya anormal hareket edebilir. Kuduz hayvan davranışlarıyla kesin olarak tanımlanamaz.



    Köpek ısırıklarında en büyük kaygı kuduz hastalığının kapılmasıdır. Kuduz virüsünün ısırık yoluyla insana geçmesi sonucunda sinir sisteminin etkilendiği ölümle sonuçlanan bir hastalık olan kuduzun kesin tedavisi yoktur. Özellikle aşılanmamış başıboş köpekler hastalığın taşıyıcısı olabilirler. Isırılmış kişide hastalığın önlenmesi antibiyotikler ve aşı ile uzun süreli zor bir tedavi gerektirir. Hastalık kişide iyice gelişmişse etkili bir tedavi yoktur.

    Köpek ısırıklarında kişi genellikle üzgün ve korkmuştur. Bazı ısırıklar parçalanmış , onarım için cerrahi girişim gerektirecek kadar büyük olabilir. Ancak bütün köpek ısırıkları mikrop kapmış yaralar olarak kabul edilir. Özellikle el ve yüzde olursa mikrop kapma riski daha fazladır.

    Isırık yeri bol su ve sabunla yıkanır. Yara kuru , steril bir malzeme ile örtülür. Kişi yürütülmeden en yakın sağlık kuruluşuna nakledilmelidir.

    Mümkünse ısıran köpeğin öldürülmeden bağlanması ve kontrol altında tutularak izlenmesi gereklidir.