Hapishane Sözleri

'Karışık Sözler' forumunda Aysell tarafından 20 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hapishane Mesajları
    Mahkum Sözleri
    Mapushane Sözleri
    Hapishane Şiirleri
    Hapishane Mektupları




    Mapushane

    Mapushane yanar tüter, sesim bülbül olmuş öter
    Bu kadar yattığım yeter bırak gidem mapushane

    Beş yıldızlı baş gardiyan suç işlesem nerde o an?
    Bütün Mahkumlara selam, bırak gidem mapushane

    Koğuşları katlı katlı, idarelerinde mahkum saklı
    Anam, babam beni ister bırak gidem mapushane

    Yazan ;Kürşat Korucuklu


    Cezaevi suları bulanık akar toplanır mahkumlar bulaşık yıkar görüş günü herkes kapıya bakar aç kapıyı gardiyan anam gelecek görüş günü çarşamba bak geliyor bir ana elinde bir torba içinde tek bi sigara söyleyin dertli anama ağlamasın yana yana dört duvar arasında deliriyoruz be ana


    Cezaevi dediğin nedirki gençliğimizi öldüren bir katil ölüm dediğin nedirki dönüşü olmayan bir tatil


    Bulutlardan haber saldım sen gelecektinyağmur yağdı gözlerime sen silecektin ama taş duvarlar sıkar beni gönlüm dağlarda resmin çizdim hasret kokan duvarlarıma güller diktim penceremin ön tarafına kelepçeler sıkar seni demir kapı sıkar seni gönlüm dağlarda gözüm yollarda


    Boğar beni karanlıklar yatarımda uyuyamam,dört yanımı sarar mazi uğraşırda unutamam,Baş ucumda döner döner bazen yanar bazen söner bağrımı ikiye böler hep bu hasretBazen gündüz bazen gece birgün değil senelerce sürüp gider bu işkence hep bu hasret


    Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları

    Senin adını
    kol saatımın kayışına tırnağımla kazıdım
    Malum ya, bulunduğum yerde
    ne sapı sedefli bir çakı var,
    ne de başı bulutlarda bir çınar
    Belki avluda bir ağaç bulunur ama
    gökyüzünü başımın üstünde görmekbana yasak
    Burası benden başka kaç insanın evidir?
    Bilmiyorum
    Ben bir başıma onlardan uzağım,
    hep birlikte onlar benden uzak
    Bana kendimden başkasıyla konuşmak
    yasak

    Ben de kendi kendimle konuşuyorum
    Fakat çok can sıkıcı bulduğumdan sohbetimi
    şarkı söylüyorum karıcığım
    Hem, ne dersin,
    o berbat, ayarsız sesim
    öyle bir dokunuyor ki içime
    yüreğim parçalanıyor

    Ve tıpkı o eski
    acıklı hikâyelerdeki
    yalnayak, karlı yollara düşmüş, yetim bir çocuk gibi bu yürek,
    mavi gözleri ıslak
    kırmızı, küçücük burnunu çekerek
    senin bağrına sokulmak istiyor
    Yüzümü kızartmıyor benim
    onun bu an
    böyle zayıf
    böyle hodbin
    böyle sadece insan
    oluşu

    Belki bu hâlin
    fizyolojik, psikolojik filân izahı vardır
    Belki de sebep buna
    bana aylardır
    kendi sesimden başka insan sesi duyurmayan
    bu demirli pencere
    bu toprak testi
    bu dört duvardır

    Saat beş, karıcığım
    Dışarda susuzluğu
    acayip fısıltısı
    toprak damı
    ve sonsuzluğun ortasında kımıldanmadan duran

    Alıntı