Hangi Namazın Kazası Olmaz

'Bunları biliyormusunuz' forumunda By RiZeLi tarafından 20 Haziran 2010 tarihinde açılan konu


  1. Hangi Namazın Kazası Olmaz
    Hangi Namazın Kazası Olur
    Namaz



    "Kur'an'da Yüce ALLAH namazın kazasından bahsetmemektedir. Orucun kazasından bahsetmektedir. Orucun kazasından bahsetmesine rağmen namazın kazası konusunu gündeme getirmektedir. Oruç tutarken, rahatsızlanan veya sefere çıkan, orucunu kazaya bırakabilir. Ama Nisa 101'de sefere çıkanın namazını kılacağını söylemektedir. Ayrıca Nisa 102'de savaş halindeyken de namazın kılınacağını buyurmaktadır. Diğer taraftan Maide 6'da su bulamadığımız takdirde teyemmüm alıp namazımızı kılmamız emredilmektedir. Eğer namazın kazası olsaydı seferilikte, savaşta ve susuzluk hallerinde kazaya bırakmamız uygun görülürdü. Şartlar ne olursa olsun, namaz kılınmalıdır.

    Hz. Peygamber kaza namazı kılmamıştır. Kırk yaşında peygamber oldu, 9 yıl sonra namaz farz kılındı. Kılmadığı namazları kaza etmiş midir? Tabiki böyle bir namaz kılmamıştır. O zaman Yüce ALLAH'ın demediğini, peygamberin uygulamadığını nasıl söylüyorlar? Onların böyle fetva vermeleri ibadet eğitimi bakımından çok sakıncalı olmuş, olmaya devam etmektedir. Genç ve orta yaşlılar şöyle düşünüp söylüyorlar: Nasıl olsa namazın kazası oluyor. Elli yaşımızdan sonra kazalarımızı kılarız, şimdi kılmayabiliriz. İşte kaza fikri insanları namaz kılmamaya sevk etmektedir"

    Âyet-i celîlerden anlıyoruz ki, her müslümanın bu gıdaya ihtiyacı vardır. Nasıl ki, maddî hayatlarında büyüme ve gelişme çağlarında yeterli, dengeli beslenemeyenler hastalıklı, cılız ve güçsüz olurlar ise, manevî gıdalarını düzenli almayanlar da manevî açıdan sağlıksız; yani câhil, zâlim, cimri, şehvet-perest, nankör, aciz, hırslı, huysuz, zayıf, egoist, tembel, vahşi, sadist vb. olurlar.

    Öyleyse, maddî bedenin gelişmesi için günde üç öğün yemek yendiği gibi, manevîyâtın gelişmesi için de kişinin Rabbine itaatkâr olması, dua ve niyazda bulunması; namaz kılması gerekir.

    Nasıl ki, gıdasını zamanında almamış bir insana, yıllar sonra, vaktinde yemediği besinleri toptan yedirmek, onu güçlü ve sağlıklı yapmıyorsa veya hastalıklı bir adamın vaktinde almadığı ilaçlar yıllar sonra topluca ona içirildiğinde onu tedavi etmiyorsa, mazeretsiz olarak terkedilen namazlar da daha sonra toptan kılınmakla insanın geçmişini temizlemez.
    Kılınmamış namazları, Allah'a ödenmemiş bir borç kabul edip sonra da topluca kılıverip, �ben namazlarımı kaza ettim, namaz borcum yok� gibi ödeşme mantığı, namazın farz oluş gayesine ve esprisine de aykırıdır.

    Bu açıklamalarımız yanlış anlaşılmamalı ve başka mecralara çekilmemelidir. İnsan çetele tutmadan, Allah'ın rızasını kazanmak ve O'nu memnun etmek için (borç alış-verişi, ödeşme düşünmeden) bol bol namaz kılmalıdır. Namazsız geçen dönemleri için de Allah'a çokça tevbe etmelidir.