Hangi Hallerde Ramazanda Oruç Tutulmayabilir

'Sorularla İslamiyet' forumunda Elfida tarafından 4 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hangi hallerde ramazanda oruç tutulmayabilir
    Hangi hallerde oruç tutulmayabilir

    İ slâm dini, kisileri güçleri nispetinde sorumlu tutmus, güçlerini asan veya
    sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylastırıcı hükümler getirmistir.
    Asagıdaki mazeretlere sahip kimselerin Ramazanda oruç tutmakla yükümlü
    olmayıp daha sonra kaza etmelerine veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıstır:

    a) Yolculuk:
    Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmistir.
    Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur’an’da “Ey
    inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındıgı gibi, Allâh’a karsı gelmekten
    sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. çinizden hasta olan veya
    yolculukta bulunan, tutamadıgı günler sayısınca diger günlerde tutar. Oruca
    dayanamayanlar, bir düskünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik
    yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eger bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.”
    buyrulmaktadır (Bakara 2/183-184).
    Geceden oruca niyetlenip de, gündüz yolculuga çıkan kimse, dilerse bu orucunu
    bozar, dilerse tamamlar. Geceden oruç tutmaya niyetlenip gündüz ise yolculuga
    çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse orucunu bozabilir. Ancak
    orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethi için sefere
    çıktıgında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmustur (Buharî, Savm,
    34; Müslim, Sıyam, 15). Bu uygulama sefere çıkınca orucun bozulabilecegini
    göstermektedir.

    b) Hastalık:
    Oruç tuttugu zaman, hastalıgının artmasından veya uzamasından endise edilen
    kimse ile, hastalıgı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kisilerin Ramazan ayında oruç
    tutmayıp, iyilestikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmistir. Yukarıda zikredilen
    ayet buna isaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması halinde hasta
    olacagı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

    c) Hamilelik ve Çocuk Emzirme:
    Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi halinde, hamile
    kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve
    çocuklarının zarar görebilecegi durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna
    müsaade etmistir (Nesâî, Sıyam, 50-51, 62; bn Mace, Sıyam,3).

    d) Zor Ve Mesakkatli islerde Çalısmak:
    Oruç tuttugu takdirde saglıgına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu
    tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli oldugu günler veya uygun zamanlarda
    tutamadıkları oruçları kaza ederler.
    Bir zorunluluk olarak, agır islerde çalısmak zorunda olan kisilerin oruçlu olarak
    çalıstıkları takdirde saglıkları risk altında kalacaksa ramazan ayında tutamadıkları
    oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.
    Kur’an bu durumu su ayetlerle açıklar: “Ey iman edenler! Allah’a karsı
    gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındıgı gibi, size de farz
    kılındı. Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadıgı
    günler sayısınca baska günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu
    fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla
    verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eger bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha
    hayırlıdır. (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, dogru yolun ve hak ile
    batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildigi
    Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulasırsa onu oruçla geçirsin. Kim de
    hasta veya yolcu olursa tutamadıgı günler sayısınca baska günlerde tutsun. Allah size
    kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulastırmasına
    karsılık Allah’ı yüceltmeniz ve sükretmeniz içindir.” (Bakara, 2/183-185)

    e) Yaslılık:
    Oruç tutamayacak kadar yaslı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler.
    Bakara suresinin 184. ayetinde, bu sekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç
    tutmayıp fidye vermeleri gerektigi hükme baglanmıstır. yilesme umudu olmayan
    hastalar da aynı hükme tabidir.