Hamilelikte Spor Yapmak

'Bebek Bakımı' forumunda EyLüL tarafından 1 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Hamilelik (Gebelik) Dönemi ve Hamilelikte Pilates Uygulaması
    Hamilelik Dönemi ve Hamilelikte Pilates Yapılırmı
    Hamilelik (Gebelik) Dönemi ve Hamilelikte Pilates


    Hamilelik (Gebelik) Dönemi ve Hamilelikte Pilates Uygulaması
    [​IMG]
    Annelik aslında oldukça kendine has ve özel bir durumdur yani her anne adayı, içinde bulunduğu koşullara bağlı olarak bu olayı diğerlerinden daha farklı bir şekilde yaşar. Ama yine de bazı değişimler vardır ki bunlar normal seyreden tüm hamileliklerde benzer şekilde yaşanırlar. Annenin yaşayacağı fiziksel ve psikolojik değişimler hakkında önceden bilgi edinmesi ise hamileliğe daha bilinçli ve pozitif yaklaşmasını sağlar.

    İlk Üç Ay
    Hamileliğin ilk üç ayı genelde kendisini daha çok fiziksel değişimlerle belli eder; geciken adet dönemi, pozitif çıkan gebelik testi, yorgunluk mide bulantısı ve diğerleri... Duygusal durum ise genelde çok büyük bir değişiklik göstermez. Ama yine de durumunu dikkatli gözleyen bir anne adayı hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan inişli – çıkışlı ruh halini atlamaz. Hamilelikte önemli rol oynayan başlıca iki hormon östrojen ve projesterondur. Kadının ruh hali bu hormonlara bağlı olarak büyük sevinç ve üzüntü halleri arasında gidip gelebilir. Küçücük bir neden onun gözyaşlarına boğulmasına yol açarken birdenbire niçin olduğunu bilmediği bir mutluluk bile hissedebilir. Bu durum onun için olduğu kadar eşi için de zor ve kafa karıştırıcıdır.

    Bütün bunları yaşayan baba adayı kesin bir çözüm sağlamasının mümkün olmadığını bildiği için genelde durumu görmezden gelme yolunu seçer. Oysa tam o sıralarda sürekli olarak ilgi ve sevgiye ihtiyaç duyan anne adayı kendisini duygusal açıdan boşlukta hissedebilir. Bu durumun gebelik dönemi için çok normal olduğunu bilen çiftlerse hazırlıklı olmanın rahatlığıyla bu dönemi daha rahat ve sorunsuz geçirirler. Hamilelik planlı bir şekilde gerçekleştirilmiş ve çift uzun zamandır bu anı bekliyor olabilir; Ama bu etkenler bile anne adayının bazı endişeleri hiç yaşamayacağı anlamına gelmez.

    Bu endişelerin başında anne adayının her şeye rağmen zamanlamanın doğru olup olmadığına dair kararsızlığı gelebilir. Özellikle kariyer yapan ve iyi bir çalışma hayatı olan kadınlar, hamilelik ve bebekle birlikte bu alandaki hedeflerinin gerçekleştirilmeden kalabileceğinden çok korkarlar. Tabii her şeyin yolunda gidip gitmeyeceğine dair endişeler de hamilelik döneminde en yoğun yaşanan sıkıntılardandır.

    Bebeğin ilk kalp atışlarını (yaklaşık 12. Haftaya kadar) duyana kadar bu durumun gerçekliğini tam olarak kavrayamayan anne, bundan sonra gerçekten içinde bir bebek olduğuna inanır ve endişeleri daha yoğun olarak hissetmeye başlar.

    İkinci Üç Ay
    İkinci üç ayın ilkiyle kıyaslandığında çok daha sakin geçtiğini söylemek mümkün. Bu dönemde mide bulantısı gibi sıkıntılar kaybolur, düşük riski ise çok azalır. İkinci üç ayın en önemli özelliği artık bebeğin hareketlerinin hissediliyor olmasıdır. Bebeğinin hareketlerini hissetmek anne adayı için eşsiz bir tecrübedir. Artık bebeğinin gerçek bir kişi olarak kabul eder ve heyecanı doruk noktasına ulaşır.

    Bazı kadınlar bu heyecanla birlikte kendilerini çok enerjik ve mutlu hissederler. Çoğu kadın hamile kıyafetleri giymeye bu dönemde başlar. Hamilelik, doğum ve bebeklerle daha çok ilgilenme, hamilelik seminerlerine katılma, bu konularla ilgili kitaplar alma yine bu dönemde yaşanır.

    Son Üç Ay
    Hamileliğinin son üç ayına giren anne adayı artık bebeğine kavuşmak için iyice sabırsızlanmaya başlar. Tabii bu arada artık iyice belirginleşen karnının keyfini de sürer; kalabalık yerlere girdiğinde ona gösterilen ilgi, oturması için uzatılan iskemleler, paketlerini taşımak için yardım teklifinde bulunanlar onu çok mutlu eder.

    Hatta bu dönemde gerçekten yardıma ihtiyacı olmasa bile birçok kadın durumunun ayrıcalığını biraz kullanmaktan kendisini alamaz. Hamileliğin son haftalarına giren anne adayının psikolojik sıkıntı ve korkuları, fiziksel sıkıntılarının da yoğunlaşmasıyla birlikte iyice artar. Rahat bir pozisyon bulamadığı için uykusuz kalır. Ağırlaşan vücudu kendisini çirkin bulmasına yol açabilir. Ve eşinin onu artık hiç çekici bulmadığına inanır.

    Erkekler bu duruma olan eşlerine bu hislerinin yersiz olduğunu anlatmak amacıyla ilgi göstermelidir. Hamileliğinin son günlerini yaşayan bir kadına eşi tarafından gösterilecek ilgi onun moral düzeyinin yüksek olmasını sağlayacaktır.

    Anne adayı bir yandan hamilelikle ilgili sıkıntılarının bitmesini istemekte ama bunun belki de daha zor bir dönemin başlangıcı olduğunu bildiği için çelişen sıkıntılar yaşamaktadır. Ayrıca doğum da onun için başlı başına büyük bir olaydır ve öncesinde korkular yaşaması son derece normaldir. Eşinin ve çevresinin desteği bu dönemi rahat geçirmesi açısından oldukça gereklidir.


    Hamilelik Korkuları
    Hamilelik sırasında yoğun bir korku hissetmek o kadar yaygın bir durumdur ki bunu hamileliğin semptomları arasında saymak yersiz olmaz. Hemen hemen her anne adayı hamileliği ve doğumu sırasında bir şeylerin ters gitmesinden endişe duyar. Bu durumun yaygın olduğunu bilmek tabii ki korkuların geçmesi için fayda sağlamayacaktır. Bu durumda anne adayının yapacağı en akıllıca iş çevresindekilerin sorularına, tavsiyelerine ve yorumlarına kulak asmadan sadece doktorunu dinlemek olmalıdır. Çünkü niyetleri hiç de kötü olmasa bile çevredekilerin yapacağı yorum ve tavsiyeler hamilenin yersiz yere endişeler kapılmasına yol açabilir.


    Hamilelikte Pilates
    Hamilelikte yapılan egzersizlerin oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır. Hamilelik durumunda pilates kişide belli amaçlara yönelik yapılabilir. Bunlar;



    Hamilelik Boyunca Annenin Bedensel Uygunluğunu Korumak

    Anne adayının doğum sırasında ortaya çıkabilecek ağrı ve korkusunu azaltmak:
    Doğum sonu normale dönüşü kısaltmak üzere doğum öncesi - doğum sonrası egzersizler ile kas tonusu, kalp damar sistemi uyumu ve anne adayının kendine güvenini sağlamaktır.


    Neden Hamilelikte Pilates?
    Pilates, doğum öncesi, sırası ve sonrasında kadını güçlendiren, doğuma hazırlayan ve doğum sonrası eski formuna hızlı bir şekilde dönmesini sağlayan sistemdir. Pilates, özellikle bel ve karın kaslarını çalıştırarak omurgayı rahatlatır. Böylece güçlenen kaslar, ağırlığı paylaşarak omurgaya destek olurlar. Pilates’in 5 temel felsefesi vardır. Bunlar: Konsantrasyon, nefes, kuvvet, hareket akışı ve gevşemedir.

    Pilates'te yapılan esneme egzersizleri, kasılmaları rahatlatıp, tutulma ve ağrıları azaltır. Nefes egzersizleri, karın içi basıncın artması ile diyafragma kasının, göğüslerin büyümesi, göğüs ve sırt kaslarının kısalması ve hormon etkisiyle zayıflayan göğüs kaslarının kuvvetlenmesini sağlarken; normal doğum icin iyi bir hazırlıktır. Aynı zamanda, egzersizler; hem doğum esnasında annenin daha rahat olmasını hem de güçlenen rahim kasları doğum sonrasında rahmin kendini daha çabuk toplamasını ve cinsel hayatın normale dönmesini sağlar. Ayrıca, el ve ayak bileklerindeki ve bacaklardaki ödemin atılmasına, şişliklerin inerek derinin rahatlamasına ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olur. Amerika'da yapılan bir araştırma; hamilelikte yapılan egzersizlerin, anneye olduğu kadar bebeğe de yararlı olduğunu ortaya koydu. Kansas City Üniversitesi'nden Dr. Linda E. May ve ekibi tarafından yapılan çalışmanın sonuçlarına göre; hamilelik süresince egzersiz yapan annelerin bebeklerinin otonom fonksiyonları, yapmayanlara göre daha iyi çalışıyor. Otonom sinir sistemi; vücuttaki kalp atışı, tansiyon, nefes alma oranı ve iç organların fonksiyonları gibi istem dışı faaliyetleri kontrol ediyor.


    Hamilelikte Pilates Uygulamasına Ne Zaman Başlanmalı?
    Hamilelerde Pilates, gebeliğin ortalama 12.– 16. haftasında başlanmalı ve haftada 1 kez düzenli olarak doğuma kadar devam edilmelidir. Genellikle bu eğitim 4 – 12 kişilik gebe toplulukları ile yapılmaktadır.


    Hamilelere Son Oneriler
    Hamilelikte gereksiz endişeye son verin...

    Anne olacağınızı öğrendiğiniz andan itibaren hep bebeğinizi düşünüyorsunuz. Belki de çoğu zaman onun sağlığı ile ilgili endişelere kapılıyorsunuz. Oysa hamilelik akıllara takılan birçok soru genellikle önemsiz bir endişeden öteye gitmiyor.

    "Evhamlı bir insan olduğumu itiraf ediyorum. Ancak, hamile kaldığımı öğrendikten sonra bu durumum çok daha ciddileşti. Kahve içmeyi bıraktım. Mikrodalga fırın çalışırken mutfaktan çıktım. Bilgisayar karşısında çok fazla vakit geçirmemek için yazılarımı elle yazmaya çalıştım. Özellikle 5. aydan sonra çevremdeki şaşkın bakışları arasında gün geçtikçe beter bir hal aldım."

    Yoksa siz de bu ve buna benzer endişeler içinde misiniz? Ancak, şunu bilmelisiniz ki; sağlınızı düşünmek iyi olmakla beraber her şeyi bu kadar sorun yapmanız kesinlikle doğru değil. İşte anne adaylarını en fazla endişelendiren 10 nokta...

    Yüzme, yürüyüş, basit jimnastik hareketleri uygun egzersizler olarak kabul ediliyor. Ancak gebelik öncesi hiç egzersiz yapmamış bir kadınsanız, bu dönemde egzersize başlamanız doğru değil. Bununla birlikte özellikle hamilelere yönelik olan kurslarda öğretilen hareketler anne ve bebek sağlığı açısından önem taşıyor.


    Hamilelikte Göz Yaşlarına Boğulmayın
    Aileye yeni bir bireyin katılacağı haberi başta anne adayı olmak üzere herkesi tarifsiz bir sevince boğuyor. Özellikle gelen konuk “ilk” ise, bu sevinç bir kat daha artar. Ancak anne adayları bu dönemde bedenlerindeki ve duygularındaki değişimin etkisinde kalarak, zaman zaman fazla hassas davranıyorlar...

    Hamilelik, bir kadın için hayatının en önemli dönemlerinden biri. Bu dönemde tüm kadınlar fiziksel olduğu kadar, duygusal bir etki içine de giriyorlar. Hamilelikte duygusal gelişim aslında kadının anne olacağı haberini almasıyla başlıyor. Bu dönemde anne adayının kendisine en çok sorduğu soru "Bu bebek için hazır mıyım?". Gebelik döneminde anne adayı sadece bebeği dünyaya getirmekle ilgili kaygıları taşıyor, aynı zamanda dünyaya getirdiği çocuğunu nasıl yetiştirmesi gerektiğini, bunun için gerekli enerji ve ekonomik düzeye sahip olup olmadığını da düşünüyor.

    Hamile kadın hassastır!
    Bebek bekleyen kadınların çoğu, vücutlarındaki değişimin de etkisiyle normal zamanda belki de hiç üzerinde durulmayacak kadar basit bir konuyu büyütebilir, üzülmeyi gerektirmeyen bir olayda gözyaşı dökebilirler. Bu dönemde gebeler, kendilerinde oluşan bu değişikliğin her ne kadar farkında olsalar da, bir türlü kendilerine engel olamıyorlar.

    Giderek vücudunun şekil değiştirdiğini gören gebe kadın, kendini önceleri bu yeni haliyle benimsemekte zorluk çekiyor, eski haline hiç dönemeyeceğini düşenerek endişe duyuyor. Böyle bir zamanda eşlerinin ya da çevrelerindeki insanların kendisini çok çirkin bulduğunu bile düşünerek yersiz kuruntulara kapılıyor. Dolayısıyla hamile kadının arkadaşlarına, ailesine ve en önemlisi eşine önemli görevler düşüyor. Burada asıl sözümüz beylere! Gebelik döneminin her safhasında, eşinize destek olmayı unutmayın!

    Aşırı duygusallığa karşı önlemler:
    Anne adayının öncelikle kendisini meşgul edecek aktiviteleri olmalı. Eğer çalışıyorsa, doktorunun izin verdiği süreye kadar çalışmasını devam etmesinde yarar var. Bunun dışında yorucu olmayan, doktorunun izin verdiği sosyal aktivitelere katılmak, resim yapmak ya da el işleriyle uğraşmak gibi hobileri olması son derece faydalı.

    Doğum anını daha rahat geçirmek için gebelik kurslarına katılarak bilgi almak ve yapılan fiziksel egzersizlerle doğuma hazırlanmak da anne adayının kendisini daha iyi ve güçlü hissetmesini sağlayıyor. Böylece anne adayının doğuma karşı korkusu azalıyor.

    Anne adayı bu dönemde hissettiği sıkıntıları ailesine ve kendisinden önce doğum yapmış, bu konuda deneyim sahibi arkadaşlarına açmaktan çekinmemeli. Sıkıntıları paylaşmak, dertleşmek ve yaşanan yoğun duyguların normal olduğunu görmek, anne adayını rahatlatıyor.

    Doğuma yaklaştıkça bu konuyla ilgili kitaplar okumak ve bu çok özel ana hazırlanmak önemli. Ayrıca gebe kadın doktoruyla da konuşarak, doğum anında yaşayacaklarının aslında hiç de endişe edilir türden duygular olmadığını anlayabilir. Sonuç olarak unutmayın ki aslında doğum ve arkasından gelen annelik, her kadının yaşamak isteyeceği ve bilinçli bir şekilde yaklaşılırsa, büyük mutlulukları beraberinde getiren, kadınlara verilmiş en güzel armağandır!