Hamilelik öncesi yapılacak aşılar nelerdir

'Sağlık bilgisi' forumunda Gazel tarafından 6 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Hamile kalmayı planlıyorsanız ve gerçekten dikkatli ve özenli bir anne adayı iseniz mutlaka yaptırmanız gereken bazı testler var. Tabi yapmanız gerekenlerde var ama onlara başka bir konuda değineceğiz (sigara ve alkolü bırakmak gibi)

    Doktorunuzla şimdiye kadar yaptırdığınız aşılarınızı konuşup, su çiçeği ve kızamıkçık gibi hamile kalmadan önce tamamlamanız gereken aşıları planlayabilirsiniz.

    Hamilelikte geçirilebilecek bazı hastalıklar hem anne hem de bebek açısından ciddi risk oluşturabilmektedir. Bu nedenle hamile kalmayı planlayan bir kadının hamile kalmadan önce bu hastalıklara karşı korunuyor olduğundan emin olması gerekmektedir. Bu hastalıklar içerisinde en önemlisi kızamıkçıktır. Kızamıkçık hamilelik döneminde geçirildiğinde Doğumsal Kızamıkçık Sendromu adı verilen ve anne karnında gelişmekte olan bebek üzerinde kızamıkçık virüsünün yarattığı etki ile meydana gelen bir tablodur.

    Hamileliğin ilk üç ayı içerisinde kızamıkçık geçiren bir annenin bebeğine de kızamıkçık virüsünü bulaştırması sonucunda bebeklerin %95'i sağırlık, göz defektleri, kalp defektleri, zeka geriliği gibi doğumsal bir sakatlıkla doğmaktadır. Hamileliğin erken dönemi (ilk 12 hafta içinde) enfeksiyonun en tehlikeli olduğu dönemdir. Kızamıkçık enfeksiyonuna bağlı sakatlık görülme ihtimali, enfeksiyon hamileliğin geç dönemlerinde geçirilirse azalmaktadır (20 haftalık hamilelikten sonra).

    Bu nedenle hamile kalmayı planlayan doğurgan yaştaki kadınların kızamıkçık geçirdiklerini ve buna bağlı olarak kızamıkçığa karşı bağışık olduklarını göstermeleri (kan testi ile) ya da kızamıkçık geçirmediler ise mutlaka kızamıkçık aşısı ile korunuyor olmaları gerekmektedir. Kızamıkçık aşısı olacak anne adaylarının unutmaması gereken en önemli nokta aşıdan sonra en az bir ay süreyle hamile kalmamalarıdır. Kızamıkçık aşısı hamile kadınlara uygulanmaz.

    Suçiçeği hastalığı hamilelikte geçirildiğinde bebek açısından hastalığın geçirildiği dönem ve ağırlığına bağlı olarak risk yaratabilmektedir. Hamileliğinin ilk 6 ayında Suçiçeği geçiren anne adaylarının bebeklerinin yaklaşık olarak %2'sinde Doğumsal Suçiçeği Sendromu adı verilen çeşitli organ bozukluklarının bir arada görüldüğü bir tablo oluşur. Bu organ bozuklukları genellikle kol ve bacakların gelişmemesi, katarakt, göz kürelerinin küçük kalması, görmeyi sağlayan göz tabakalarının etkilenmesi, ses telleri felci ve merkezi sinir sistemi bozuklukları gibi çeşitli sakatlıklar yaratacak ciddi bozukluklardır. Hamileliğin 7. ve 21. haftaları arasında Suçiçeği geçirilmesi bebeğin anne karnında etkilenip yukarıdaki bozuklukların oluşması için en riskli dönemdir. Bu nedenle hamilelik öncesinde suçiçeği geçirmemiş ve aşılanmamış ve hamile kalmayı planlayan anne adaylarının en az 1 ay ara ile iki doz olarak suçiçeği aşısı yaptırmaları önem taşımaktadır. Eğer suçiçeği geçirilip geçirilmediği hatırlanmıyor ve laboratuar tetkikleri ile de ortaya konma olanağı yok ise anne adayı mutlaka aşılanmalıdır. Bu arada yine unutulmaması gereken nokta suçiçeği aşısı uygulandıktan sonra en az 1 ay süreyle hamile kalınmaması gerektiğidir. Hamilelikte suçiçeği aşısı uygulanmaz.

    Hamile kalmadan önce ya da planlanmamış bir hamilelik geçiriyorsanız hamilelik sırasında yaptırabileceğiniz bazı aşılar sizin için olduğu kadar bebeğiniz için de büyük önem taşımaktadır. Vücudumuzun bağışıklık sistemi hastalıklara karşı bizi korur. Vücuda giren mikroplar çoğalarak hastalığa neden olur. Bağışıklık sistemi ilk defa karşılaştığında bu mikropla ile tanışır ve antikor adı verilen ve bu mikroba karşı koruyucu görev yapan proteinler üretmeye başlar. Ancak antikor üretimi belli bir süre alacağı için bu arada hastalık başlar. İlk karşılaşmada üretilmiş olan antikorlar kanda yıllarca kalır ve aynı mikropla yeniden karşılaşınca hemen tanır ve mikrobu hızla yok ederek hastalığı önler. Yani hastalık etkeni ile vücut yeniden karşılaştığında halihazırda antikorları bulunduğu için hemen harekete geçip onu çoğalıp hastalık oluşturmasına fırsat vermeden yok eder. Bağışıklık sistemi son derece başarılı bir sistemdir ve bizler bu yüzden aynı mikroplarla yüzlerce kez karşılaşmamıza rağmen hastalıkları sadece bir kez geçiririz.
    Aşılarla vücuda, hastalığa neden olan mikrobun inaktive (ölü) veya canlı ancak hastalık yapamayacak kadar zayıflatılmış hali verilir. Bağışıklık sistemimiz aşılarla verdiğimiz mikroplara karşı da aynen doğal mikropla ile karşılaştığı zaman geliştirdiği cevabı verir. Sonuçta aynen hastalığı geçirdiğimizde elde ettiğimiz gibi uzun süreli hatta bazen ömür boyu koruma elde ederiz. Sonuçta cevap mekanizması aynıdır, tek fark aşıların koruyucu cevabı bizler hastalanmadan oluşturmasıdır.