Halid-i Cezeri

'İslami Bilgiler' forumunda halvetiyye tarafından 8 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. İnsanları Hakk'a dâvet eden, onlara doğru yolu gösterip, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i aliyye” denilen büyük âlim ve ve velîlerin otuzuncusudur.
    Anadolu’nun manevi zenginliği olan (c.c.) dostlarındandır. Cizre’de doğdu. Cizre eşraflarından olan Hacı Zuraf(Özkan ailesi) olarak bilinen aileye mensup olup aynı zamanda Cizre de Hacı Zuraf ın öz amcasıdır.Evli ve 4 kız babasıdır.Şeyh Halid-i Cezeri nin büyük kızı ilimde mucizi diploma sahibi Salih-i Sıbki de 2. kızı ilimde mucizi diploma sahibi Muhammed Mardini de 3. kızı Cizre deki Ensari Ailesinde 4. kızı da ilimde mucizi diploma sahibi Şeyh İbrahim de.
    Doğum tarihi bilinmemektedir. 1255 (m.1839) yılında vefat etti. Türbesi, Şimas’ın Basret köyünün karşısındaki kabristanındadır. Aşağıda Basret köyü ve türbesi görünmektedir.
    Şeyh Halid –i Cezeri’den kalan ve üzerinde 4 cüz Kuran-ı Kerim yazılı bulunan bir tası bu ailenin elinde mevcuttur.Birçok ailm ve hocanın yanında tahsil görür taa ki Mevlana Halid-i Bağdadi’nin yanına gidene kadar.Irakta olan Mevlana Halid-i Bağdadi’nin(zülcaneheyn) yanında zahiri ve batini ilimlerini tamamlayarak rabbani ilimlerinin sahibi olan Halid-i Cezeri irşad diploması alarak Mevlana Halid-i Zülcanaheyn’in sözü üzerine Cizreye döner ve Cizre halkını irşad etmeye başlar.Mevlana Halid-i Bağdadi hz. emirleri üzerine Cizreden ayrılmaz taki ;
    Birgün Cizre’nin kenarında akmakta olan Dicle nehrini geçmek için kullanılan gemide günlerce sahipsiz bulunan bir heybenin birisi tarafından alınıp götürüldükten sonra .Bu olayı duyan Cizre halkı kendisine ait olmayan heybeyi alan adamı dışlıyor ve adamı Cizre den kovuyorlar.Cizrelileeden kendisine ait olmayan bir heybeyi alan adama karşı olumlu davranış ve hassasiyetlerini gören Şeyh Halid-i Cezeri hazretleri Cizrelilerin artık bu kadar İslami ahlakla müheccen ve insani duygularla irşad olduklarını görünce Şeyh Halid-i Cezeri şükür eder ve Cizrenindışına artık çıkabileceğine kanaat getirir.Zira mürşidi Hz. Mevlana Halid-i Bağdadi kendisine demişki;Cizreliler irşat oluncaya kadar Cizreden çıkmana müsaade yoktur diye.Cizre halkı irşad olunca artık başka yerlerde yaşayıp irşad faaliyetlerini orada sürdürmek amacıyla Botan bölgesinin Kerhver(demirboğaz) köyüne yerleşiyor daha sonrada Basret(inceler) köyünü mıntıkanın Nakşi Halid Payitaht olmasına öncelik ediyor.
    Basret: Botanın Dirşev ve Hacı Aliya aşiretleri arasında Basret köyü yıllar boyu mücazaa ve fitneye sebep oluyor hem bu münazaaya son vermek ve hemde zahiri ve batını ilimlere hizmet mekanı olsun diye 2 aşiretin ileri gelenleri ortak arazileri olan ve bi akarsuyun 2 ye ayırdığı Basret köyünün 2 yakasını daha önce Botan’ın Siirt/Eruh ilçesinin Kerhver(demirboğaz) köyünde bulunan Şeyh Halid-i Cezeri’nin emirlerine verince artık 2 aşiret arasında kavga edecek sebep kalmıyor ve aralarında herhangi bi münazaa vuku bulmuyor.
    Şeyh Halid-i Bağdadi Bağdattan Şam a hicret ettiğinde ipek yolu üzeriyle Cizre’ye bohtan dağı üzerindeki Basret e çıkarak halifesi Şeyh Halid-i Cezeriyi ziyaret edip Şam a gitmiştir.Bu vesileyle Mevlana Halid-i Bağdadi nin 1400 halifesi içinde tek ziyaret ettiği halifesidir. Ve Mevlana Halid Bağdadi; bir mürşid gül ağacıdır arı ise gülden bal yapandır. Bir üstad gül ağacına benzer ihvansa ağaçtan gülünü alır memleketinde balını yapar bu Mevlana Halid-i Bağdadinin tasavvuftaki bir sözüdür.
    Bulunduğu bölgede, ayrıca Siirt ve Mardin yörelerinde adı duyulup, pek çok insan sohbetine geldi. Devrin ve bölgenin meşayihi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin vefatından sonra sohbet dinleyecek alim bulamayınca Şeyh Halid-i Cezerinin sohbetlerini dinlemek için Molla Halid Siirdî de merkebine binerek yanına talebesi olan Şeyh Hasan-ı Nurani yi de alarak onun bulunduğu Basret köyüne kadar gider, sohbetinde bulunurdu.Şeyh Hasan-ı Nurani ye Şeyh Halid-i Cezeri nazar ederek Molla Halid-i Siirdi den ilmi bitirdikten sonra Halid-i Cezerinin yanına gelerek tarikata girerek amel etmeye başladı.
    Şeyh Seyyid Sıbğatullah-i Arvasi Hazretleri Halid-i Cezeri Hazretlerinin yanında zahiri ve batini ilimleri tamamlamak üzere “Bende nasibin yok” diyerek amcası Seyyid Taha Hazretlerinin yanına göndererek Seyyid Taha’dan icazet almasını söyledi.
    Şeyh Halid Cezerî Hazretleri’nin en büyük kerameti, şer’i şerife uyması idi. Pek çok insanın saadete kavuşmasına vesile olmuştur. Halifesi büyük damadı Şeyh Salih-i Sıbkî’dir.
    Şeyh Halid-i Cezerinin halifelerinden Şeyh Salih-i Sıbki Hazretlerinin talebelerinden hilafete hak kazanan Şeyh Halid-i Cezeri’nin damadı Şeyh İbrahim, Şeyh Hasan-i Nurani ve damadı Şeyh Hamid-i Mardini’ye der ki; “Siz hilafete hak kazandınız ancak edeben gidin üstadım olan Şeyh Halid-i Cezeri’den hilafeti alınız! Demiştir ve bu üç zat da gelip Şeyh Halid-i Cezeri’den hilafet almışlar.

    Yüce sırrını mukaddes ve mübarek kılsın Mevlana Halid-i Bağdadi Hazretleri Bağdat’tan Şam’a hicret ederken İpekyolu üzeri ile gelip Cizde’den Buhtan’a çıkıp Basret Köyünde halifesi olan Halid-i Cezeri Hazretlerini ziyaret etmiş, daha sonra Şam’a gitmiştir. Bu vesile ile Mevlana Halid-i Bağdadi Hazretleri 1.400 halifesi içerisinde ziyaret ettiği tek halifesi Şeyh Halid-i Cezeri Hazretleri olmuştur.


    Kaynaklar :
    1) Kitâbu Ahvâl-üd-Dürriyye fî Silsilet-iz-Zibâriyye
    2) Pamuk Yayıncılık İstanbul ve Anadolu Evliyaları Ansiklopedisi s.776
    3) Türkiye Gazetesi Evliyalar Ansiklopedisi Cilt.11
    4) Tezkire-i Meşayih-i Amid Diyarbekir Velileri I-II M.Şefik Korkusuz
    5) Cizre.biz.forum</SPAN>