Hacivatla karagöz'ün kısa konuşmaları

'Medya Bölümü' forumunda Yasemin tarafından 15 Ocak 2014 tarihinde açılan konu


  1. Hacivatla karagözün konuşmaları kısa


    Davul Bahşişi


    İki arkadaş konuşarak yürüyorlar

    HACİVAT - Aman Karagöz'üm, beni bazen kızdırsan da seni görünce rahatlıyorum, Nasılsın?...
    KARAGÖZ - Teşekkür ederim, iyiyim Hacı Cavcav!
    HACİVAT - Hayrola, kendi kendine niye gülüp duruyorsun?
    KARAGÖZ - Başıma gelenleri hatırladıkça gülmeden edemiyorum. Hah hah hah!...
    HACİVAT - Hah hah hah!... Demek seni bu kadar çok güldürecek kadar tuhaf şeyler oldu.
    KARAGÖZ - Pataklarım ha, sen gülme!
    HACİVAT - Canım nasıl gülmeyeyim, baksana çok komikmiş...
    KARAGÖZ - Köftehor, daha beni dinlemeye başlamadan neye gülüyorsun?
    HACİVAT - Tamam efendim, gülmüyorum. Haydi anlat?...
    KARAGÖZ - Biliyorsun, Ramazan gelince benim dededen kalma davulu köşesinden çıkarıyorum.
    HACİVAT - İyi yapıyorsun Karagöz'üm! Davulsuz Ramazan tuzsuz yemeğe benziyor.
    KARAGÖZ - İyi ya, ben de ilk günden davulumu gümbürdettim ki Ramazan şenlenir oldu.
    HACİVAT - Aferin, eline koluna sağlık!... Sonra?...
    KARAGÖZ - Dinleyeceksen çeneni kapat Hacı Cavcav!
    HACİVAT - Kapattım!...
    KARAGÖZ - Dün de davulumu sırtlayıp düştüm yollara... Komşu mahallede kapı numarası ile başlayıp salladım tokmağı...
    HACİVAT - Aman çal davulu Karagöz'üm, çal ki şu güzel Ramazan âdetimiz unutulmasın!
    KARAGÖZ - Pataklarım ha, yine çenen açıldı!
    HACİVAT - Canım efendim, verdiğin bilgilere senin adına seviniyorum da konuşmadan edemiyorum.
    KARAGÖZ - Davulun sesi bir güzel çıkıyor ki Hacı Cavcav, keyfime değme gitsin!...
    HACİVAT - Oh oh, maşallah, gelsin bahşişler!...
    KARAGÖZ - Bahşişler geldi de... Evin birisinde başıma bilsen ne işler geldi.
    HACİVAT - Aman Karagöz'üm, yanlışlık mı oldu?
    KARAGÖZ - Yanlışlık falan olmadı da... Huysuz Haydar beyin kapısında işler karıştı. Evde sesler var, bekle bekle bahşiş yok...
    HACİVAT - Efendim yoksa geç öteki kapıya... Herkes zorla para vermek zorunda değil ki...
    KARAGÖZ - Bana bak, alamadığım bahşişleri sonra senden isterim ha! Köftehor, vermeyeceklerse önceden söylesinler de boşuna tokmak sallamayayım.
    HACİVAT - Sen de haklısın Karagöz'üm! Pekâlâ, bekleyince ne oldu?
    KARAGÖZ - Ne olacak, ben davul çalmaya devam edince üstüme pencereden bir kova suyu boşalttı.
    HACİVAT - Çok ayıp etmiş ama bir şeye mi sinirlenmiş?
    KARAGÖZ - Ben kapısında davul çalmadan az evvel evini soyan hırsıza sinirlenmiş Hacı Cavcav!
    HACİVAT - Canım olsun, hırsıza kızıp davulcunun başına su boşaltılır mı?
    KARAGÖZ - Hay hay, boşaltılmaz ya... Huysuz Haydar beyin bütün parası çalınmış da bana verecek bahşiş bile kalmamış...
    HACİVAT - Vah vah vah!... Pekâlâ sen ne yaptın?
    KARAGÖZ - Ne bileyim!... Kafama su boşaltacağına, pencereden soyulduğunu söylesene, topladığım bahşişleri de verirdim.
    HACİVAT - Aferin Karagöz'üm! Eeee, sonra?...
    KARAGÖZ - Ben inadına kapıda çalmaya devam ediyorum.
    HACİVAT - Şey, davulun ıslanmamış mı?
    KARAGÖZ - Önce ıslanmamıştı. Çalıp söylediğim mâniyi duyunca kafama bir kova daha su boşlattı.
    HACİVAT - Ne mânisi söyledin bakayım?
    KARAGÖZ - Yarım kaldı uykusu,
    Sardı bahşiş korkusu,
    Haydar Bey pencereden
    Başıma boşalttı su.
    HACİVAT - Allah iyiliğini versin Karagöz'üm!... (Konuşarak yürümeye devam ederler.)

    Hacivat ve Karagöz’ün kısa bir repliği…


    HACİVAT - Hoş geldin sevgili Karagözüm!
    KARAGÖZ - Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm!
    HACİVAT - Nereden gelip, nereye gidiyorsun bakalım?
    KARAGÖZ - Bir yere gittiğim yok da, oğlumla kaç saattir okuma-yazma çalıştık... Biraz gezeyim dedim.
    HACİVAT - Tabii iyi yaptın efendim, kafan balon olmuştur.
    KARAGÖZ - Hay hay, kafam balon oldu da uçmasın diye boynuma yapıştırdım.
    HACİVAT - Hemen yanlış anlama, yani uzun zaman ders çalışmaktan kafan şişmiştir.
    KARAGÖZ - Kafam pişti de soğutmaya çıktım.
    HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Neyse, çalışmalar iyi gidiyor mu?
    KARAGÖZ - Hem de nasıl iyi gidiyor bilemezsin Hacı Cavcav! Sen söyle de müdür benim ilkokul diplomamı hazırlasın...
    HACİVAT - Efendim sen hele hepsini iyi öğren de diploma işi kolay...
    KARAGÖZ - Şey, okuma yazma öğrenirsem diploma başka başka ne işime yarayacak?
    HACİVAT - Bak, meselâ artık mühüre lüzum kalmayacak...
    KARAGÖZ - Yerine kimse bakmayacak mı?
    HACİVAT - Kimin yerine Karagözüm?
    KARAGÖZ - "Artık müdüre lüzum kalmayacak..." dedin ya!
    HACİVAT - Efendim müdür değil mühür! Hani imza yerine bastığın damga yok mu?
    KARAGÖZ - Öyle söylesene köftehor!