Hacivat karagöz konuşmaları kısa ve komik

'Eğlence' forumunda Demet tarafından 6 Ekim 2015 tarihinde açılan konu

  1. Demet

    Demet Editör


    Hacivat karagöz Kısa diyalogları


    KARAGÖZ İLE HACİVAT KONUŞMALARI : MANGAL SEFASI

    Hacivat: " Karagözüm, sucuk aldım. Gel mangal sefası yapalım. "

    Karagöz: " Birer kangal alalım ama benim bahçe küçük, kangala dar gelir. "

    Hacivat: " Kangal demedim Karagözüm, mangal dedim. Mangalda sucuk pişirelim. "

    Karagöz: " Kangalla çocuk bir arada olmaz. Yaşar'ı kangal ısırır. "

    Hacivat: " Canım, ne Yaşar'ı, ne kangalı, sucuk dedim, mangal dedim. "

    Karagöz: " He öyle söylesene, sucuğu mandalla tavana asarsın. "

    Hacivat: " O neden? Neden sucuğu tavana asıyorsun? "

    Karagöz: " Kurusun diye. Kuru sucuğun tadı farklı olur. "

    Hacivat: " Tamam Karagözüm, sucuğu kuruttum, mangalı bahçeye oturttum. "

    Karagöz: " Ben senin bahçeye gelmem, Hacivat. "

    Hacivat: " Gelmezsen gelme. Ben de kendime ziyafet çekerim. "

    Uzaklaşıp giden Hacivat'ın arkasından Karagöz söylenir:

    " Seni gidi beni bilmez. Kangalı kesmiş, sucuk yapmış, mangalda pişirecekmiş. Bende o sucuğu yiyecek göz var mı? "

    SON


    Yazan: Serdar Yıldırım



    KARAGÖZ İLE HACİVAT KONUŞMALARI : TURŞU

    Hacivat: " Hanım turşu kurduydu. Turşular bir olmuş. "
    Karagöz: " Hanım tarla kurduydu. Kuş mu olmuş? "
    Hacivat: " Canım Karagözüm. Ne kurdu, ne kuşu? "
    Karagöz: " Kurt Bozkurt, kuş Zümrüdü Anka Kuşu. "
    Hacivat: " Hanım turşu kurduydu. Turşular olmuş dedim. "
    Karagöz: " Hani masalda Bozkurtlar Zümrüdü Anka Kuşu'nu tepelemiş. "
    Hacivat: " Eee. "
    Karagöz: " Ben de seni tepelerim. "

    Karagöz Hacivat'ın üstüne yürür.
    Hacivat: " Dur Karagözüm, ben ne yaptım? "
    Karagöz: " Daha ne yapacaksın? Tepeme çık öt bari. "
    Hacivat: " Tepene çıkıp öteyim mi? Ne gibi ötmemi istersin Karagözüm? "
    Karagöz: " İster horoz gibi öt, ister bülbül gibi öt. "
    Hacivat: " Eşek gibi öteyim mi? "
    Karagöz: " Eşek ötmez anırır. İstersen anırabilirsin. "
    Hacivat: " Ben anıramam ama sen iyi anırırsın, Karagözüm. "

    Hacivat tarafından eşek yerine konmak Karagöz'ü çileden çıkarır. Hacivat'ın üstüne hamle yapar. Hacivat geri dönüp kaçmaya başlar. Karagöz Hacivat'ı evinin önüne kadar kovalar. Hacivat evine girer ve kapıyı sürgüler. Kapının önünde bağırıp çağıran Karagöz'e pencereye çıkan Hacivat'ın hanımı söylenir:
    " Aaa yeter be! Git kendi evinin önünde bağır. "

    Hacivat'ın hanımının sözleri karşısında Karagöz sessizce oradan uzaklaşır. On gün ne Hacivat'ı arar ne de onun evinin önünden geçer. İki ayrılmaz dost sonradan barışırlar.

    SON


    KARAGÖZ İLE HACİVAT KONUŞMALARI : LEYLEK ETİ

    Hacivat: " Karagözüm, ziyafet var. "
    Karagöz: " Hı.. "
    Hacivat: " Ziyafet var, ziyafet. Al hanımı, Yaşar'ı. Bu akşam bize gelin. Levrek aldım, pişirip yeriz. "
    Karagöz: " Bu akşam size gelemeyiz, leylek eti yiyemeyiz. "
    Hacivat: " Leylek demedim Karagözüm, levrek dedim. Levrek balığı. "
    Karagöz: " Bırak ya Hacivat, ne zamandan beri leylekler balık oldu. "
    Hacivat: " Leylekler balık olmaz, tıpkı benim Karagöz olamadığım gibi. "
    Karagöz: " Keşke Karagöz olsan, bana benzesen Hacivat. "
    Hacivat: " Aman, hayatta isteyeceğim en son şey sana benzemek. Ben bu halimden memnunum. "
    Karagöz: " Tamam, bana benzeme. Git Halim'le Memduh'a benze. "
    Hacivat: " Sen ne diyorsun Karagözüm? Halim'le Memduh da kim? "
    Karagöz: " Sizin mahalleden yeni taşınmışlar. Bizim mahalleye geldiler. "
    Hacivat: " Eee sonra? "
    Karagöz: " Bizim mahalleyi beğenmediler. Sizin mahalleye geri dönecekler. "
    Hacivat: " O neden? "
    Karagöz: " Çünkü onları dövdüm. Alaycı konuşmaya devam edersen seni de döverim. "
    Hacivat: " Sustum Karagözüm, yeter ki beni dövme. "
    Karagöz: " Leylek eti falan da yemem. "
    Hacivat: " Yeme Karagözüm, leylek eti yeme. "

    SON

    KARAGÖZ İLE HACİVAT KONUŞMALARI : KÖSE

    Güzel, güneşli bir yaz gününde Pınarbaşı Meydanı'nda bir sürü adam toplanmış, kahkaha patlatıyordu. Şişiren ağızdır da balonu patlatan iğnedir. Ağızdan çıkan iğneli sözler, adama nasıl kahkaha patlattırır, dilerseniz bunu öğrenelim.

    Hacivat: " Ak akçe kara gün içindir. "
    Karagöz: " Akçe yok ki kara güne saklasam. "
    Hacivat: " Bir elin nesi var, iki elin sesi var. "
    Karagöz: " Kurnada oturanın elinde hamam tası var. "
    Hacivat: " Söz gümüşse sükut altındır. "
    Karagöz: " Söz altınsa sükut tenekedir. "
    Hacivat: " Olur mu Karagözüm, sükut yani susmak altındır. "
    Karagöz: " İyi, o zaman susalım, konuşmayalım. Buradaki kalabalık hemen dağılır. İnsanlar, işini bırakıp bizi dinlemeye geliyorsa sözüm altın değerinde olduğu içindir. "

    Karagöz kalabalığa dönerek:
    " Beni haklı görenler alkışlasın. " diye bağırdı. Bir alkış fırtınasıdır koptu.
    Bu sefer Hacivat kalabalığa dönerek:
    " Beni haklı görenler alkışlasın. " diye bağırdı. Bir alkış boranıdır koptu. Eee ne diyelim onları alkışlayanlar sayıldığında birbirine eşit olduğu görüldü. Yalnız karşıda duran ve Karagöz ile Hacivat'ın her iğneli vuruşuna kahkahasını patlattıran köse kimseyi alkışlamadı. Sonradan sordum, benim oyum ikisine, dedi.

    SON

    KARAGÖZ İLE HACİVAT KONUŞMALARI : Ramazan geldi!

    hacivat : yar bana bir eğlenceeee! karagözüm acele çık pencereyeee
    karagöz : ne bağırıyorsun hacı cav cav kulağımın dibinde
    hacivat : sevgili karagözüm 11 ayın sultani ramazan geldi ne güzel, ne bereket
    karagöz : nee! sultan bizim eve mi geldi?
    hacivat : yok karagözüm can özüm ramazan ayından bahsediyorum. hani, ayların en güzeli, en bereketlisi
    karagöz : viy viy viy yine mi kaçtı katibin kedisi?
    hacivat : yahu karagözüm hep yanliş anliyorsun
    karagöz : viy viy viy haci cav cav sen de iyice kaşiniyorsun. (iftar topu atılır:gümmm!)
    hacivat : yaşasinnn! top patladi karagözüm gel iftar yapalim.
    karagöz : evin kapisini açik mi birakalim?
    hacivat : yahu karagözüm gelde iftarimizi edelim, şerbetimizi içelim.
    karagöz : şerbet dedin beni mest eyledin! kundurami giydim tez yanına geldim (karagöz hacivat’ın evine gider)
    hacivat : hoş geldin sevgili karagözüm, sefa getirdin iftar vakti evime neşe getirdin soframa bereket getirdin bu icabetinle de beni mest eyledin
    karagöz : sende sopayı iyice hakettin (gülerek:) şaka şaka gülüşerek yemeğe başlarlar

    SON


    KARAGÖZ İLE HACİVAT KONUŞMALARI :Karagöz Okumaya İkna Oluyor

    HACİVAT – Hoş geldin Karagöz’üm, arkadaşım.

    KARAGÖZ – Hoş bulduk, Hacı Cavcav adaşım.

    HACİVAT –Yahu Karagöz’üm biz seninle adaş mıyız?

    KARAGÖZ – Ben nereden bileyim neyiz, adaş mıyız, dadaş mıyız?

    HACİVAT – Karagöz’üm aynı ismi taşıyanlara adaş, Erzurumlulara dadaş denir

    KARAGÖZ – Onları bilmem ama peynir ekmekle karpuz çok güzel yenir.

    HACİVAT – Karagöz’üm yemeğe olan düşkünlüğün okumaya da olsa her şeyi bilirdin.

    KARAGÖZ – Sen de şunu bilseydin keşke Hacı Cavcav “Aç ayı okumaz”

    HACİVAT – Dostum o sözün doğrusu “Aç ayı oynamaz” olacaktı.

    KARAGÖZ – Sen karpuzu ver ayıya, bak nasıl oynuyor görürsün.

    HACİVAT –Karagöz’üm sana okumanın faydalarından bahsetmek istiyorum.

    KARAGÖZ – Sen karpuzdan bahset daha iyi, okuyunca karnımız mı doyacak sanki?

    HACİVAT – Karagöz’üm yemeye içmeye olduğu kadar okumaya da ihtiyacımız var.

    KARAGÖZ – Okursam, bana karpuzlu peynirli bir sofra kuracak mısın Hacı Cavcav?

    HACİVAT – Karagöz’üm okursan daha iyi düşünürsün.

    KARAGÖZ – Bir de güzel yemek görünce üşüşürsün

    HACİVAT – Karagöz’üm okursan daha güzel cümleler kurarsın.

    KARAGÖZ – Leblebiden fazla yeme, çok çabuk susarsın.

    HACİVAT – Öyle deme Karagöz’üm bazen bilgiye de susarsın.

    KARAGÖZ – Tazesinden vazgeçme sakın, bayat yersen kusarsın.

    HACİVAT – Karagöz’üm okuma zihni açar, sıkıntıdan kurtarır.

    KARAGÖZ – Hacı Cavcav, lahmacun koku saçar, gözümü parlatır.

    HACİVAT – Karagöz’üm okursan konuşman gelişir.

    KARAGÖZ – Limon görünce senin de yüzünün şekli değişir.

    HACİVAT – Karagöz’üm okursan bilgin ve görgün artar.

    KARAGÖZ – Parasını ödersen eğer manav da karpuzları tartar.

    HACİVAT – Çok okumak, hayattaki başarımızı yükseltir.

    KARAGÖZ – Kahvaltıya katılman da sofradaki kaşarımızı eksiltir.



    HACİVAT – Karagöz’üm okumak düşünceleri olgunlaştırır.

    KARAGÖZ – Halı, kilim dokumak da keseyi dolgunlaştırır.

    HACİVAT – Karagöz’üm ben kitabı satır satır süzerim.

    KARAGÖZ – Hacı Cavcav bende sıkılınca mahalleyi gezerim.

    HACİVAT – Karagöz’üm kitapçıya gidip kendime yeni kitaplar alacağım.

    KARAGÖZ – Ben de zıpkınla balık avlamak için derinlere dalacağım.

    HACİVAT – Kitap anlayışımızı ve konuşmamızı kuvvetlendirir.

    KARAGÖZ – Izgaradan damlayan yağlar da mangalı alevlendirir.

    HACİVAT – Kitap okuma kelime hazinemizi zenginleştirir.

    KARAGÖZ – Tereyağı da karışık tostun üzerinde ne güzel erir.

    HACİVAT – Karagöz’üm bırak artık şu yemeyi içmeyi.

    KARAGÖZ –Doydum zaten Hacı Cavcav şimdi okuyalım biraz.

    HACİVAT –Karagöz’üm anladın demek okumanın esasını.

    KARAGÖZ – Bilmeyen mi var Hacı Cavcav, okumanın faydasını.

    HACİVAT – Karagözüm unutma bilmemek değil, öğrenmemek ayıp.

    KARAGÖZ –Hacivat’ım yazık boşa geçti bunca zaman, büyük kayıp.

    HACİVAT – Atasözü, bilmece, okurum gündüz gece.

    KARAGÖZ – Elliyi geçmiş olsa da yaşın, bilgi ile dolar başın.

    HACİVAT – Hikâyeler, romanlar, şiirler, masallar

    KARAGÖZ – Okuyan öğrencilerin geleceği ışıldar.

    HACİVAT – Onlar yazmasaydı nasıl edinirdik kıymetli bilgileri?

    KARAGÖZ – Okumadan anlayamazdım gezegeni, evreni.

    HACİVAT – EYY HAY-İ HAK, perde kurduk, ışık yaktık, Oyunumuz gölge hayal...

    KARAGÖZ – Gerçeğin aynasıdır bu perde, sanılmaya martaval.

    HACİVAT – Bu perde başka perde, Gölge oyunu perdesi...

    KARAGÖZ – Bu günlük yeter kapanıyor Hacivat’la Karagöz’ün perdesi.


    Yazan, Bülent BALCI / 2012 Antalya