Hacı Şerif Zendeni Kimdir Kısaca

'Biyografi' forumunda Masal tarafından 13 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. Hacı Şerif Zendeni Hayatı


    Hacı Şerif Zendeni Biyografisi


    Hacı Şerîf Zendenî hazretleri, Afganistan evliyasındandır. 1215 (H. 612) senesinde, Çeşt şehrinde yüz yirmi yaşında vefât etti. Keşif ve kerâmetler sâhibi bir mürşid idi. Lakabı Neyyirüddîn'dir.

    On dört yaşından îtibâren hiç abdestsiz bulunmamıştır. Dâimâ eski elbiseler giyer, kanâatkâr ve mütevâzî bir hayat yaşardı. Çok ibâdet eder ve zarûret miktârı yerdi. Sohbetine dünyâya düşkün biri gelse, zâhid ve müttekî (yâni dünyâya düşkün olmayan ve Allahü teâlâdan korkarak haramlardan sakınan birisi) olurdu.

    Senelerce sahrâlarda yalnız dolaştı. Hep aç bulunur, üç günde bir, çölde biten yeşil bir ottan tuzsuz olarak bir mikdâr yerdi. Zikr esnâsında ve namaz kılarken kendinden geçerdi. Bulunduğu bir mecliste Allahü teâlânın ismi anılınca Rabbine olan muhabbetinin ateşiyle yanar, kendini kaybederdi. Zikir sırasında neden böyle kendinizden geçiyorsunuz? diye sorduklarında; "Âşık olanlar, mahbûbun, sevgilinin ismini işitince kendinden geçmelidir. Böyle olmasa henüz o olgunlaşmamıştır." buyurdu.

    Sultan Sencer vefât edince, biri onu rüyâsında gördü ve; "Allahü teâlâ sana ne muâmele yaptı, hâlin nasıldır?" diye sordu. Sultan Sencer; "Hacı Şerîf Zendenî hazretlerine olan muhabbetimden dolayı, onun bereketiyle kurtuldum." demiştir.

    Hacı Şerîf hazretlerinin sohbetine devâm eden talebelerinden biri, bir gün ona bir mikdâr para getirip vermek istedi. Fakat Hacı Şerîf hazretleri kabûl etmedi. Dünyâya ve paraya düşkün olmadıklarını söyledi. O zât ise parayı kabûl etmesi için çok ısrârlı davranıyordu. O zât ısrârında devâm edince, ona dönüp sahrâya bak buyurdu. Dönüp baktı ve bakar bakmaz hayretler içinde kaldı. Çünkü sahrâda suyun aktığı gibi hazîne (altın, gümüş vs.) akıyordu. Hemen Hacı Şerîf'in ayaklarına kapanıp af diledi. Hacı Şerîf hazretleri bunun üzerine; "Gayb hazînesine sâhib olan bir kimsenin başka birinin getireceği bir şeye ihtiyâcı yoktur." buyurdu.