Hacı Abdullah Efendi Kimdir Kısaca

'Hakkında bilgi' forumunda zamaneanne tarafından 9 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. Hacı Abdullah Efendi Kimdir



    Hacı Abdullah Efendi Hakkında Bilgi



    Hacı Abdullah Efendi Seydişehir’de yaşayan büyük velîlerdendir. Bozkır’ın Karacahisar köyünde 1806 (H.1222) senesinde doğdu. Babası Müderris Yeğen Mehmed Efendidir. Âilesinin tek çocuğu olan Abdullah Efendi, küçük yaşta annesini kaybetmesine rağmen tahsîlini aksatmayıp, sıbyan mektebinden mezun oldu. Bu arada babasını da kaybetti.Tahsîline devâm etmek için babasının talebelerindenMehmed Kudsî Efendinin yanına gitti. Mehmed Kudsî Efendi Nakşibendiye yolunun büyüklerindendi. Bu büyük zâtın yanında ilim ve edep öğrenen Abdullah Efendi, hocasının vefâtı üzerine yerine geçti.

    Talebelerinden Bergamalı İbrâhim Efendi, ziyâret maksadıyla Seydişehir’e geliyordu. Eskişehir’de bir gece bir arkadaşında misâfir oldu. Hacı Abdullah Efendiyi ziyârete gittiğini söyleyince ev sâhibi; “Ben de seninle ziyâret için gelip, o mübârek zâtın hayır duâsını alayım.” dedi. Ertesi gün birlikte yola çıktılar. Abdullah Efendi o gün talebelerinden birine; “Oğlum! Kasaptan et al eve götür. Hacı anneye söyle, eti topluca pişirsin. Helva ile pilav da yapsın. Akşam üzeri misâfirlerimiz gelecek. Onlar gelinceye kadar hazır olsun. Geldiklerinde yemekleri aldırırız.” dedi. Talebe bu emri yerine getirdi.

    Akşam üzeri iki misâfir geldi. Abdullah Efendi hizmetlerini gören talebesine; “Oğlum! Misâfirlerimiz aç, yemek getir.” dedi. Biraz sonra ağızları kapalı yemekler tepsi üstünde önlerine konulunca, Eskişehirli olan hemen yemek tabaklarının kapaklarını açıp, baktı. O anda derhal ayağa kalkıp, Abdullah Efendinin elini öpüp, af diledi ve şöyle dedi: “Yolda hayli acıkmıştım. Şehre yaklaşınca; “Şeyh Efendi olgun bir zât ise, et, bir helva, bir de pirinç pilavı hazırlatır. Bize ikrâm eder.” diye kalbimden geçirdim. Aynı yemekleri önümde bulunca çok şaşırdım. Beni bağışlayın.”

    Hacı Abdullah Efendi de; “Bizde bir şey yok. Her şeyi Allahü teâlâ emreder, kulları yapar. Karnınızı doyurmaya bakın, buyrun âfiyet olsun.” dedi.

    Abdullah Efendi, hocasının işâreti üzerine Seydişehir’e yerleşerek, buradaki medresede talebe yetiştirmeye başladı. Kendisine başvuranların dertleriyle ilgilenir ve çâre bulurdu. Namazlarını SeyyidHârûn-ı Velî Câmiinde kılardı. Devlet erkânı sık sık sohbetlerinde bulunur, onun hayır duâsını alırdı.

    Bir gün Konya Vâlisi Ferîd Paşa, Hacı Abdullah Efendinin ziyâretine geldi. Birkaç gün Seydişehir’de kalan Paşa, Abdullah Efendinin sohbetlerine katıldı. Paşa ayrılmak üzere izin isteyince, Abdullah Efendi, işlerinin hayırlı olması için Paşaya duâ etti. Paşa ayrılırken; “Duâ buyurun efendim! İlk fırsatta ziyâretinize tekrar geleceğim.” deyince, Abdullah Efendi; “Seydişehir’e son gelişiniz, bir daha görüşemeyeceğiz.” buyurdu. Bu sözlerden Ferîd Paşa üzülünce,Abdullah Efendi; “Merak etmeyin netice hayırlıdır.” dedi.Seydişehir’den ayrılan Ferîd Paşa AntalyaSancağına teftiş için gitti. Burada sadrâzam olduğuna dâir telgraf alarak hemen deniz yoluyla İstanbul’a gitti. Bir daha Seydişehir’e gelmek nasîb olmadı.