Hace Muhammed Bin Ebû Ahmed El-Çeşti Kimdir Kısaca

'Hakkında bilgi' forumunda EyLüL tarafından 8 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. Hace Muhammed Bin Ebû Ahmed El-Çeşti Kimdir




    Hace Muhammed Bin Ebû Ahmed El-Çeşti Hayatı

    Büyük velîlerden. Lakabı Ahmed Nasihuddîn'dir. Tasavvufta icâzeti, diplomayı babasından almıştır. Babası vefat ettikten sonra onun yerine geçti. Babasının yerine geçtiği zaman, henüz yirmi dört yaşındaydı. Hace Muhammed, zühd ve verâ sâhibi idi. 1020 (H.411) yılında Çeşt şehrinde vefat etti.

    Annesi, Hâce Muhammed'e hâmileyken, karnından Lâ ilâhe illallah zikrini işitirdi. Babası bunu öğrenince, ona:"Sana müjdeler olsun; sâlih bir çocuk dünyâya getireceksin. dedi. Bir gün otururken babası, ana rahminde olan bu oğluna, "Esselâmüaleyke yâ velîyullah." diye hitâb ettiği zaman, Allahü teâlânın kudreti ile "Ve aleykesselâm ey babam!" sesini duydu. Dünyâya geldiği gece, babası rüyâsında Peygamber efendimizi gördü ve kendisine: "Ey Ebû Ahmed, oğluna benim ismimi koy." buyurdu. Bunun üzerine babası adını Muhammed koydu.

    Kısa zamanda Kur'ân-ı kerîmi öğrendi ve tamâmını okudu. Yedi yaşına gelince, babasının sohbetlerine gitmeye başladı. Çoğu zaman namaz kılınan yerden dışarı çıkmaz, ibâdetle meşgûl olurdu. Uyumak için sırtını yere koymaz, bir yere dayanmazdı. Yedi günde sâdece bir hurma yerdi. Zâhirî ve bâtınî ilimleri Hızır aleyhisselâmdan öğrendi.

    Bir gün Mahmûd Sebûk Tekin gazâya gitmişti. HâceMuhammed'e gelmesi için haber gönderdi. O zaman yetmiş yaşındaydı. Talebelerinden birkaçı ile yola çıktı. Mahmûd Sebûk Tekin'in ordusuna yetişince, müşrik ve putperestlerle savaştı.

    Harb esnâsında bir an müşrikler gâlipti. Hâce Muhammed'in Çeşt'te değirmenci bir talebesi vardı. Adı Muhammed Kâkû idi. Müşriklerin gâlib geldikleri anda, Hâce Muhammed, Muhammed Kakû yetiş!" diye seslendi. Oradakiler derhalKâkû'nün muharebe ettiğini gördüler. İslam askerleri gâlib gelinceye kadar Kâkû savaştı. Kâfirler hezimete uğradı. Aynı anda Muhammed Kâkû'yü, Çeşt'te değirmenin kapı ve duvarını döğerken gördüklerini söylediler.

    Ne zaman beni görmek istersen, bütün perdeler aradan kalkıp, vâsıtasız olarak benimle görüşebilirsin." buyurdu. Merdân, bu sözü duyduktan sonra oradan ayrıldı. Aynen hocasının buyurduğu gibi, ne zaman hocasını görmek istese, aradaki bütün perdeler kalkar, hocasıyla görüşürdü.