Haccettepe Üniversitesi ANKARA

'Bilgi Rehberi' forumunda DiScOvErEr tarafından 24 Kasım 2009 tarihinde açılan konu


  1. ANKARA Haccettepe Üniversitesi Beytepe

    Kuruluş Tarihi 8 Temmuz 1967 (892 Sayılı Kanun)
    Rektörü Prof.Dr. Tunçalp ÖZGEN
    İletişim Bilgileri Hacettepe Üniversitesi Tanıtım Ofisi (06532) Beytepe-ANKARA
    Telefon:
    Alan Kodu: (+90) (312)
    Beytepe Santral Telefonu: 305 50 50
    Sıhhiye Santral Telefonu: 305 50 00
    Diğer birimler için
    E-Posta adresi: tanitim@hacettepe.edu.tr
    Web adresi: Hacettepe Universitesi Tanitim Ofisi
    Öğrenim Dili Türkçe/İngilizce/Fransızca/Almanca
    Üniversite Türü Devlet
    Yerleşimi Üniversite Fakülte, Enstitü ve Yüksekokulları Sıhhiye, Beytepe, Beşevler, Keçiören, Polatlı ve Bala olmak üzere 6 kampüste bulunmaktadır. Ana Kampüslerden Ankara şehir merkezinde olan Sıhhiye Kampüsü 210.238 m2 lik, Beytepe Kampüsü ise 5.877.628 m2 lik alan üzerinde kurulmuştur.
    Üniversite birimlerinin dağılımı 11 Fakülte, 95 Bölüm / Anabilim Dalı / Program 13 Enstitü, 35 Araştırma ve Uygulama Merkezi, 1 Konservatuar, 13 Yüksekokul
    Toplam Öğrenci Sayısı 25800
    Toplam Akademik Personel Sayısı 3479
    TARİHÇE

    Hacettepe Tıp Fakültesi'nin başlangıcı sayılan Çocuk Sağlığı Kürsüsü 2 Şubat 1954 tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne bağlı olarak kurulmuştur.

    Hacettepe Üniversitesi, Çocuk Sağlığı Enstitüsü ve Hastanesi olarak 1957 yılında Hacettepe'de çalışmaya başlamış ve 1958 yılında da eğitim, öğretim, araştırma çalışmalarına ve kamu hizmetine geçmiştir. 1961 yılında Hacettepe'de Hemşirelik, Tıbbi Teknoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, 1962 yılında Beslenme ve Diyetetik alanlarında eğitim yapan Sağlık Bilimleri Yüksekokulu kurulmuştur. 1963 yılında ise Hacettepe Sağlık Bilimleri Yüksekokulu, Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi haline getirilerek Temel Bilimler, Hemşirelik, Fizyoterapi- Rehabilitasyon, Tıbbi Teknoloji ve Sağlık Teknolojisi Yüksekokulları bu Fakülteye bağlı olarak yeniden örgütlenmiş ve ayrıca yine Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne bağlı Diş Hekimliği Yüksekokulu kurulmuştur. 1965 yılında Hacettepe Üniversitesi eğitim kurumlarının koordinasyonunu sağlamak amacıyla Hacettepe Bilim Merkezi ve 1966'da Hacettepe Tıp Merkezi kurulmuş, aynı yıl Hacettepe Tıp Merkezi Hastanesi de hizmete girmiştir. Bu şekilde örgütlenen ve gelişen çekirdek kuruluşlar, 8 Temmuz 1967 tarih ve 892 sayılı kanunla Hacettepe Üniversitesi haline getirilmiş ve Tıp, Sağlık Bilimleri, Fen ve Sosyal Bilimler Fakülteleri ile eğitime başlamıştır. 1968 yılında Ev Ekonomisi Yüksekokulu kurulmuş ve 1969 yılında yüksekokul olarak kurulan Eczacılık ve Diş Hekimliği 1971 yılında fakülte haline getirilmiştir. Daha sonraki yıllarda kurulan yeni bölümler ve fakültelerle büyüyen Hacettepe Üniversitesi, ikinci yerleşkesini merkez yerleşkesine 20 km uzaklıkta Beytepe Mevkiinde 1500 hektarlık alanda kurmuştur.

    Hacettepe Üniversitesi 1982 yılında kabul edilen 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu kapsamında, 11 Fakülte, 14 Yüksekokul, 1 Konservatuar, 13 Enstitü, 35 adet Araştırma ve Uygulama Merkezi ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

    Hacettepe Üniversitesi kuruluşunun 40. yılında, ülkemizin önde gelen üniversitelerden biri olarak bilim, teknoloji ve sanat alanlarında toplumsal kalkınmaya ve evrensel değerlere katkılarını sürdürmektedir.

    LOGUMUZ VE ÖYKÜSÜ

    Prof.Dr. Yücel TANYERİ
    19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi
    KBB Anabilim Dalı Öğretim Üyesi


    İnsanlar ait oldukları kuruluşlarla gurur duyarlar. Vatandaşlık duygusu, hemşehrilik hissi, okul ve asker arkadaşlıkları bu tip duygular sonucu gelişir ve kuvvetlenir.

    Kuşkusuz, bu duyguların en önemlilerinden birisi de yetiştiğiniz üniversiteye ilişkin bağlılık duygularıdır. Gençliğinizin bilincine burada ulaşmış, gençliğinizin çok önemli bir bölümünü burada geçirmiş, nice acı tatlı anılarınız, güçlükleriniz, başarılarınız ve başarısızlıklarınız olmuş, sağlam dostlar ve dostluklar edinmiş, özgürlüğü doyasıya burada tatmış, ilk gençlik heyecanlarınız burada yaşamış veya yaşatmışsınızdır. Unutamazsınız... Oradan ayrılsanız da, uzak kalsanız da bağlarınızı kopartamazsınız... İsmini duyduğunuzda bile heyecanlanır, garip hisler duyar ve orası ile hep gurur duyarsınız...

    Hacettepe Üniversitesi'nden yetişmiş herkes bu duyguyu taşır ama Hacettepe'nin ilk öğrencileri olan bizlerin (1963-64 girişliler) gururu, sanırım daha sonraları aramıza katılanlardan biraz daha farklıdır...

    Bizler henüz daha üniversite olmamış, bırakın üniversite olmayı o dönemlerde ne olacağı pekte belli olmayan ve ismi de "Tıp Fakültesi" değil "Sağlık Bilimleri Enstitüsü" olan ve Hacettepe Üniversitesi'nin ilk çekirdeğini oluşturacak bu kuruluşa 30 yıl önce adımımızı attığımızda birçok kuşkularla yüklüydük.

    Büyük bir gecekondu mahallesinin ortasında, istimlak ve inşaatlar arasında kendimizi bulmuştuk. Biri Sayın İhsan DOĞRAMACI olmak üzere 3 profesör ve isimsiz 15-20 genç idealist hekimden oluşan öğretim kadrosu ve derme çatma binalarıyla doğruyu söylemek gerekiyorsa bizlere hiç güven vermiyordu. Ancak, buraya adımımızı attıktan sonra öyle sıcak ve samimi bir ortamla karşılaşmış, o kadar ilgi ve yakınlık görmüştük ki sonuçta hocalarla öğrenciler arasında anlatılmaz bir birlik ve beraberlik bağlantısı ortaya çıkmıştı.

    Artık Hacettepe bizlerle birlikte büyüyor, bizlerle birlikte gelişiyor ve bizlerde bu hızlı ve inanılmaz gelişmelerin en yakın tanıkları oluyorduk... Kısa zamanda fakülteye dönüşmüş ve hemen sonrasında da yasamızın çıkması ile üniversite olmuştuk... Gerçi üniversite olmasına üniversite olmuştuk ama henüz bir amblemimiz bile yoktu...

    Yıllardan 1967 idi. Aylardan yanılmıyorsam Şubat veya Mart idi ve ben, o tarihlerde Tıp Fakültesi Dönem II öğrencisi idim... O dönemleri yaşayanlar bilirler, o tarihlerde öğrenciler ve o zamanlarda çoğu uzman olan kıymetli hocalarımız hep birlikte Şaban Şifai Hastanesinin alt katındaki kafeteryada, aynı masalarda büyük bir sevgi ve saygı ortamında yemek yerlerdi. Böyle bir öğle yemeği sırasında Hoca bey (lakabı böyleydi Sayın İhsan DOĞRAMACI'nın) yanıma gelerek üniversite için çok acele bir amblem çizmemi istedi. Yakından tanıyanlar bilirler, Hoca bey her zaman çok acelecidir. Benden sadece amblem çizmemi istemekle de kalmadı hafta sonuna kadar da hazırlamamı emretti. Bunun anlamı üç günlük bir süre idi...

    O zamanlar Dönem II, Tıp Fakültesinin gerçekten en zor sınıfıydı. Her gün dersler, her hafta ara sınavlar ve her ay sonu final sınavları ile zaten yeterince doluyduk. Ayrıca, ben üniversitenin bir dizi sosyal etkinliklerinde de görev alıyordum... Hacettepe'nin ilk kurulduğu yıldan itibaren geleneksel olarak her 14 Mart Tıp Bayramı sırasında çıkardığımız "Mantar" isimli mizah mecmuasına yazılar yazıyor, karikatürler çiziyor, baskı ve matbaa işleriyle de ilgileniyordum. Ayrıca, iki yıl önce yine öğrenciler tarafından kurulan Hacettepe Tiyatro Kulübü'nün dergisini yayınlıyor, o dönemlerde sahneye koyduğumuz Ionesco'nun Kel Şarkıcı, Anton Çehov'un Ayı ve Augusta Gregory'nin Ay Doğarken gibi oyunlarının sahne dekorlarını yapıyordum.

    Ciddi bir amblem çalışması için ise çok daha geniş bir zaman ve sakin bir düşünce alanına ihtiyacım vardı. Halbuki Hoca Bey bunu bir kez istemişti ve geciktirmek, ertelemek gibi kelimeler onun lugatında yer almıyordu. Ok yaydan çıkmış, ve süre belirlenmişti. Hemen aklıma bir yıl kadar önce Tiyatro Kulübümüz için çizdiğim geyik figürlü amblem geldi. Bu figürü daha Hacettepe Üniversitesi ismi ortada yokken (daha önceleri isminin "Eti Üniversitesi" veya "Hitit Üniversitesi" olacağı söyleniyordu.) Tiyatro Kulübümüzde Hititleri ve Hacettepe'nin H ve T harflerini birlikte simgeleyen bir amblem olarak düşünmüş ve çizmiştim. Bu simge büyük beğeni kazanmış ve halen de çok popüler olmasa da kullanılıyordu.