Habib baba

'Dini Konular' forumunda Deniz tarafından 13 Haziran 2008 tarihinde açılan konu




  1. HABİB BABA

    Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır,fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir. Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul'a gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider...

    Niyeti; şöyle iyice bir keselenip, paklanmak, bedenini de ruhuna denk kılmaktır. Fakat hamamcı Habib Baba' yı içeri sokmak istemez. 'Bugün' der, 'Sultan Murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.' Habib baba üzülür... Rica, minnet eder, yalvarır... 'Ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım.'
    ' Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum.' Binbir dil döker...
    Hamamcı ehl-i insaftır.Dayanamaz. Kabul eder. Hamamın en sonundaki odayı göstererek:
    ' Baba şu odada hızla yıkanıp çık, para da istemem. Yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.'

    Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar. Bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onun da görünümü fakirdir; ama sadece görünümü... İkinci müşteri kılık değiştirmiş 4.Murad'dır. O gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
    ' Hele bir bakalım ' demiştir, ' bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler? '
    Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.

    Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır:
    Hamamcı vezirler der almak istemez. Padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir. Habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek genç padişahın kulağına fısıldar:
    ' Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sen de sar peştemali beline, gir yanına...Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... Aman ha! Vezirler varlığınızı bilmesinler.'

    4.Murad da Habib Baba'nın yanına süzülür. Beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır. Habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz kirlenmiş
    gibi gelir ona. Allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir...

    Ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden Habib Baba yumuşak bir sesle konuşur:
    ' Evladım ' der, 'Sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim.'
    Padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve bü yük bir haz duyar. Haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir. Memnuniyetle Habib Baba'nın önünde diz çökerken: 'Buyur baba' der, 'ellerin dert görmesin.'

    Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib Baba, 4.Murad'ın sırtını bir güzel keseler. Fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.
    'Baba' der, 'gel ben de senin sırtını keseleyeyim de ödeşmiş olalım.' Habib Baba, teklifin

    kimden geldiğinden habersiz, tebessümle; 'Olur evlat' deyip, sultanın önünde diz çöker. Bu arada, Sultan Murad kese yaparken bir yandan da Habib Baba'yı yoklar, ağzını arar.
    'Baba' der, 'görüyor musun şu dünyayı... Sultan Murad'a vezir olmak varmış... Bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi...'

    Habib Baba Sultan Murad'ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler. Sultan Murad'ın Habib Baba'dan duydukları, ağzını açık bırakıp, keseyi elinden düşürten cinstendir:

    'Be evladım' der, Habib Baba, 'Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanı' na kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir.
    ..
     



  2. 'Be evladım' der, Habib Baba, 'Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanı' na kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir...

    demekki ihtiyar alemlerin sultanı'na kendini sevdirmişki rabbimde ona sultan murad'a sırtını kese yapmayı vesile eylemiş rabbim bizlerede gerçek iman nasip eylesin :)

    bu güzel paylaşımına teşekkürler deniz abla günün üyeliğini kutlarım
     



  3. 'Be evladım' der, Habib Baba, 'Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanı' na kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir

    ablacım neydi bu böyle harika bir hikaye :f40:
    inan çok beğendim ders alabilene aşk olsun ne güzel söylemiş Habib Baba :f63:
    ağzına sağlık teşekkürler ablacım seninde gönlüne yüreğine sağlık :f118: :f118:
     



  4. çok güzel bir hikaye idi:f118: emeğine yüreğine sağlık DENİZ:f118:
     



  5. Emeğine sağlık Abla
    Paylaşım için teşekkürler.
     



  6. Çok güzel bir hikayeydi Deniz ablacım önemli olan insanların değil Rabbimin sevmesi, önemli olan insanların kıymet bilmesi değil Rabbimin bilmesi!!! emeğine sağlık...
     



  7. Vavvvvvvvvvvvv Dedim Inan Canim Sonunu Okuyunca Harika Bir Hikayeydi Paylaşimina Tşk
     



  8. İnanki hocam çok duygulandım. Paylaşım için çok teşekkürler...
     



  9. Çok güzel bir hikayeydi ablacım. Öyle güzel ders veriyor ki... Önemli olan insanların değil rabbimin sevmesi ve yapılan iyiliğin Allah rızası için yapılmış olması.:f40:
     



  10. çok duygulu bir hikayeymiş. çok beğendim. habib babanın sözü hepimize ders olsun. önemli olan bizleri rabbimiz sevsin. paylaşımına teşekkürler deniz. eline sağlık.:f118: :f118:
     



  11. Ablacığım gerçekten çok güzel bir hikayeydi emeğine sağlık :f40:

    Allahım inşl bizleride sevdiği kullardan eyler:)
     



  12. eline yüreğine sağlık abla harika bir hikayeydi :f118: :) :)