Güzel Bir Hikaye

'Kısa Bilgiler' forumunda Birbey tarafından 11 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. Ileri derecede hasta iki adam ayni hastane odasındaydılar.Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu,cigerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanin yatagi odadaki tek pencerenin tam yanindaydi. Diger hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı.
    Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini,işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatirlardi birbirlerine. Pencerenin yanindaki hasta, her öğleden sonra oturmasina izin verdikleri saati diger hastaya pencereden gorebildiklerini anlatarak geciriyordu. diger hasta hep bir sonraki gunu iple cekmeye basladi, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için. Pencere,icinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yüzerken cocuklar model bot’larını suda yüzdürüyorlardı. Genç asıklar,gökkuşağının tüm renklerindeki çiçeklerin arasında kol kola dolaşıyorlardı. Ulu ağaçlar etrafı süslüyor, uzaktan sehrin silueti görünebiliyordu.
    Pencere kenarındaki adam bunları muhteşem bir detayla anlatırken, odanın diger ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteşem manzarayı hayalinde canlandırırdı. Sıcak bir öğleden sonra, pencerenin yanindaki adam gedmekte olan bir senlik alayını tarif etti. Diger adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde canlandırabiliyordu, pencere kenarındaki adamın tasviriyle. Günler ve haftalar geçti. Bir sabah banyo yaptırmak için su getiren gündüzcü hemşire pencere kenarında yatan hastanin cansız bedeniniyse
    karsılaştı: uykusunda, huzur icinde ölmüştü. Hüzünlendi, hastane görevlilerini cesedi dışarı taşımaları için çağırdı. Uygun zaman gectigine kanaat getirir getirmez, diger hasta pencerenin kenarındaki yatağa taşınmasının mümkün olup olamayacağını sordu. hemşire memnuniyetle isteğini yerine getirdi, hastanin rahat olduğundan emin olduktan sonra onu yalnız bıraktı. Yavaşça, duyduğu acıya aldırmadan, bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağından doğruldu adam.Sonunda,dışarıyı kendi gözleriyle görme zevkini yasayabilecekti. Pencereden dışarı bakabilmek için yavaşça dönmeye zorladı kendisini. Pencere, boş bir duvara bakıyordu. Adam hemşireye, vefat eden oda arkadaşının pencerenin dışında görünen harika şeylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabileceğini sordu. Hemşirenin cevabı, ölen adamın kör olduğu ve pencerenin önündeki duvarı görmediğiydi. "Sanırım seni cesaretlendirmek istedi" dedi. Epilog: Diger insanları mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir, kendi durumunuz ne olursa olsun. Paylaşılan dertler yarısı kadar üzüntü verir, paylaşılan muştuluklar ise iki katı artar. Kendinizi zengin hissetmek istiyorsanız, sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı her şeyi paylaşın. Bu gün bize bir hediyedir. Bu yazının kaynağı bilinmiyor, fakat okuyan herkese mutluluk getirecektir.
     



  2. Günün üyeliğine yakışmışsın Birbey.

    Hikayeyi daha öncede okuyup çok etkilenmiştim.
    Güzel ve çok anlamlı olan bu paylaşımın için teşekkürler.
     



  3. teşekkürler Birbey güzel ve anlamlı bir hikayeydi
     



  4. teşekkürler Birbey güzel ve anlamlı bir hikayeydi
     



  5. önce okuduğum ve çok beğendiğim bir hikayeydi :f118:

    teşekkürler birbey