Güneydoğu Anadolu bölgesinin manileri

'Sözel Dersler' forumunda YAREN tarafından 8 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Güneydoğu Anadolu bölgesi manileri

    Güneydoğu Anadolu bölgesi Mardin Manileri

    Tane tane üzümsün
    Benim iki gözümsün
    Sanma ki unutmuşum
    Gece gündüz sözümsün.

    Arpa ektim iz iken
    Topladım temiz iken
    Gel yarim sarılalım
    Ortalık sesiz iken

    Ağızları kaparım
    Sanma yoldan saparım
    Amca oğlu ne imiş
    Sevgilime taparım

    Ak yarim, çağla yarim
    Hem gül, hem ağla yarim
    Sonunda kavuşmak var
    Bana bel bağla yarim.

    Alçacık duvardayım
    Herkesten hovardayım
    Nerde bir güzel görsem
    Gece gündüz ordayım
     



  2. Cevap: Güneydoğu Anadolu bölgesinin manileri

    Güneydoğu Anadolu bölgesi Batman manileri

    Ekmek atlı ben yaya Bülbülem bağ gezerem
    Yetişmek kaldı Allah’a Mecnunam dağ gezerem
    Anna bedduanı al geri Seksen yerden yaram var
    Biraz da yalvar Allah’a El bilir sağ gezerim


    Ben bir bahtsız dilberim Bu dağlar bele bağlar
    Hem ağlar hem giderim Hayasız arsız bağlar
    Kaynana çok sevinme İşte ben gider oldum
    Oğlunu alıp giderim İşte siz işte bağlar


    Dicle boyu sazlıktır Bülbülem hava bilmem
    Ablam sana aşıktır Dertliyem deva bilmem
    Oğlan yine bilmezsin Bana bir sevda gelmiş
    Geçtiğim yollar taşlık Başımdan sava bilmem


    Dicle geçit vermez Bahçede barksız adam
    Mezrabota ovası Aynasız yarsız adam
    Sevda başımdan gitmez Kalaysız kaba benzer
    Yaram gönül yarası Dünyada yarsız adam


    Koyun sağar berivan Bu dağı aşam dedim
    Sevdiğini düşlerken Aşam dolaşam dedim
    Bahar çiçekleri ile Bir vefasız yar için
    Boynu bükük beklerken Aleme paşam dedim


    Oğlan kızı gördükçe Bayıra serdim kilim
    Tutulmuş dilleri Gel otur benim gülüm
    Gözleri kör olurmuş Ne dedim ne söylerim
    Bilmezmiş kimseleri Lal olsun benim dilim
     



  3. Cevap: Güneydoğu Anadolu bölgesinin manileri

    Güneydoğu Anadolu bölgesi Urfa manileri

    Koyınlar kuzliyanda
    Yaralar sızliyanda
    Ben seni nerde bulım
    Göynım arzuliyanda
    Bu dörtlüğün ayaklı ve cinaslı olmaması ve her mısranın aynı güçte olmaması zaten dikkati çekmektedir.
    Urfa’da söylenen mani ve hoyratların özelliği 6 mısradan oluşanlarının da varlığıdır.

    Kara beni
    Üzınde kara beni
    Ataş beni yahmazdı
    Yahtı bir kara beni
    Gece gündüz yanarım
    Yatırın kara beni
    Kara gözler
    Humardır kara gözler
    Yar biye güman etmiş
    Taha da kara gizler
    Gemim deryada kaldı
    Kaptanı kara gözler

    Urfa mani ve hoyratlarının konuları ise aşk gurbet yiğitlik alay ölüm evlenme hikmet özlem ve doğadır. Bu konular her manide ve hoyratta değişik açılardan işlenir. Hoyrat ve mani okuyanların (söyleyenlerin değil) repertuarları oldukça geniştir.
    Mani ve hoyratların daha önce belirtildiği üzere belki bir makamı yoktur. Fakat bazı hoyratlar bazı makamlara yakışmalarından bir alışkanlıkla mesnevi isfahan nevruz beşiri gibi aynı makamlarla okunmaktadır. Hoyrat ve mani icrası yüksek ve yanık bir sesle yapılır.
    Özellikle şehrin güneyinde meydana gelen gecekondulaşma olayından önce var olan mağaralarda kesmelerde Ehber’de Merkefe’de bahar aylarında hoyrat eksik olmazdı. Zaman zaman mağaradan mağaraya hoyratla seslenilir mağaradan mağaraya mesaj iletilirdi. Söz gelimi tuz isteme birini çağırma çiğköfte veya peynirli helva isteme gönderme gibi haberleşmeler hoyrat aracılığıyla yapılırdı. Bir tuz isteme hoyratı:

    Yaz yolla
    Bahar yolla yaz yolla
    Çiğ köfte hamur oldı
    Kardaş bize duz yolla
    Aynı hoyratın;
    Yaz yolla
    Bahar yolla yaz yolla
    Kebap yandı köz oldı
    Kardaş bize duz yolla
    biçiminde bir varyantı da vardır.
    Urfa hoyrat ve manilerinin üzerine yapılan tartışmalardan biri de yazıya nasıl geçirileceğidir. Akademik çevreler ulusal kültürün bütünlüğü için bunların normal Türkçeyle yazıya geçirilmesini istemektedir. Ancak bir kültür mozayiğinin apayrı bir rengi olan Urfa ağzının unutulmasına ve ölümüne göz göre göre razı olmak anlamına gelen bu yöntemi kabullenmek bize kelimenin tam manasıyla “giran” gelmektedir.
    İşte size birkaç özgün örnek:

    Nahana mı
    Yarpız mı nahana mı
    Heste heberi geldı
    Esseh mı mahana mı
    Sürme göze
    Yakışır sürme göze
    Sürmeye mabal attım
    Aman ha sürme göze
    Rahtı bıdır
    Çiftemin rahtı bıdır
    Gettiy amma gelmediy
    Ayrılıh vahtı bıdır
    Mert nerde
    Namert nerde mert nerde
    Namerdı bi yana koy
    Mühbe olmayın merde
    Suyı tasla aşladım
    Dövmelere başladım
    Kapıdan sesi geldı
    Tıtremağa başladım
    Kınıfıriy has mıdır
    Sahsı mıdır taş mıdır
    Dar yere düştım bögın
    Keder mıdır yas mıdır
    Çapıtta durır bastıh
    Onbeş yaşına bastıh
    Her gişiye varmanıh
    Biz Kur’an’a el bastıh
    Aya damlar
    Yaldızlar aya damlar
    Seher üzını açtı
    Sebbehtir ay adamlar
    Ağam benim
    Birdımış ağam benim
    Benim mehle şeniğim
    Derdim dağdağam benim
    Maşarayda ne’ne var
    Sözleriyde me’na var
    Eliyden çoh çekmişem
    Üz astiy gene ne var
    Yazı benim
    Hat benim yazı benim
    Ardımdan ağlamayın
    Bı kara yazı benim
    Bağlarında mayana
    Suyı verdim o yana
    Demirden ürek ister
    Bı sözıme dayana
    Al alma dörd olaydı
    Yiyene derd olaydı
    Bı almanın sehebi
    Sözine merd olaydı
    Kişe tavuğım kişe
    Başıya bitler düşe
    Fransız kuyu eşmiş
    İnşallah gendi düşe
    Kulıyam
    Kurbanıyam kulıyam
    Mevlam kulım demezse
    Ya ben kimin kulıyam
    Altın tasın kenarı
    İçine kırdım narı
    Tuttım ecele verdin
    Sırma buyıhlı yarı
    Alma yanı
    Kızarmış alma yanı
    Nasıl kebre koyarlar
    Mırazın almayanı
    Bala ben
    Düştim haldan hala ben
    Çöp yığdım yuva yaptım
    Uçurmadım bala ben
    Uyah geldim
    Yatmadım uyah geldim
    Ömür der bin yaşadım
    Göyil der bayah geldim
    Ağlama naçar ağlama
    Gündür geçer ağlama
    Bı kapi örten Mevlam
    Bi gün açar ağlama
    Aldadi
    Dünya bizi aldadi
    Altında bi tas zéher
    Üsti verir bal dadı
    Her ayından
    er yılın her ayından
    Günde bi ker düşer
    Ümrımın serayından
    Gamda gül
    Gamda bülbül gamda gül
    Nadanlar her gün güler
    İgıd isey gamda gül
    Bahçada yeşil hiyar
    Boyı boyıma uyar
    Ben dedim gizli sevim
    El arıftır tez duyar
    Urfa’da inci tutar
    Dolanır genci tutar
    Bi can bi canı sevse
    Alemi sancı tutar
    Kınıfır ezenım yoh
    Taslara süzenim yoh
    Yıhılsın babam evi
    İçinde gezenım yoh
    Dam üstinde fotraf
    Gelin kızlar otırah
    Otırmahtan ne çıhar
    Gelin olah kurtılah
    Ağ çuha kara çuha
    Çuhanın dibi yuha
    Ne söledim huylandi
    Vay benim gözüm çıha
    Bahçıya serdim halı
    Boyı kınıfır dalı
    Gören maşallah desin
    Kimin var bele yarı
    Gör bı dağın başını
    Topla çağıl daşını
    Ele bi öksemişem
    Kaynımın kardaşını
    Ay doğar bedir
    Allah Bı sevda nedir
    Allah Ya yara bi merhamet
    Ya biye sabır Allah
    Beyaz ağıl balıyam
    Kardaş ben Urfalıyam
    Canım çıhsa vazgeçmem
    O yara sevdalıyam