Güneşin Ölümü şiiri

'Dini Konular' forumunda Semerkand tarafından 31 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Güneşin Ölümü şiiri
    Güneşin ölümü

    Büşra Arslan MEÇİN

    Med-cezire kalkan ruhumuzun inşirah bulduğu leyl’e
    andolsun ki
    ölüm vadilerini aşarak….
    özgürlük desenli yengiyle başladık hayata
    .
    puslu aynalarında kavganın
    hükmü verilse de tüm zamanların
    kadim uykulara bölüştürerek yüreğimizi
    soluk benizli çocukça düşlerimizin sinesinde
    güneşi gamzelerinde batıran bir çığlık olduk
    gönül çilesiyle çevrili ebabil yüzlerde

    ciğerlerine kan sıçradığında kartal suratlı cellatların
    ejderha pençeli mabetler devirdik içimizde
    keskin poyraz / yağız bir sessizlik
    ve içimizde katıksız bir nebi azığı
    mushaf mushaf yol aldık bir mazlumun ıslak gözlerinde
    ki ıslaksa bir mazlumun
    yangın alevi düşen siyanit gözleri
    çiğ düşmez güllere
    üşür kelebekler
    ve firar eder mayın döşeli cümleler
    /zift dolu gönüllerin yaşam sokağında
    iyiliğin kanına susayan dudaklarınız,
    zulüm ve şehvet kokan yüzlerinizi utanç yalasın! /

    tine
    zeytine
    ve azametiyle emin beldeye andolsun
    gidecek yurdum yok kalbinden başka..
    mezar taşına asılı ölümüm şimdi
    uzat kollarını ölümcüllüğüm /recmedilmeye hazırdır gönlüm
    aşk muammalı ıssız şehrinde
    mintanımda talan edilmiş bir çoban yalnızlığı
    dudaklarımda
    güneş perdeli peygamber sessizliği..
    bir avuç zaman tortusunun en kırık yerinde
    yasak meyveler düşerken gecenin rahmine
    ben
    kamburu çıkmış bir sabahı doğuruyorum

    şems ve mah’a andolsun ki
    kovulsam da cennetinden
    gidecek yurdum yok kalbinden başka..
    Musa’ya
    İsa’ya
    Muhammed’e andolsun…

    Büşra Arslan MEÇİN

    [​IMG]