Güneşimi Vurdular

'Karışık Şiirler' forumunda Pardus tarafından 15 Şubat 2010 tarihinde açılan konu


  1. dalgalar sırılsıklam, dökülmüş elleri kolları
    yorgun argın, güneşi kıyıya sürüklüyorlar
    kıran kırana vuruşuyor hüzün mavisi ışıkları
    ıskalayan tüm kurşunlar onda karar kıldılar
    çoktan gelmiş olmalıydı göğün ak kanatlıları
    beni alıp götürmedi, neden bu sabah sular
    sahi,
    unutmuşum,
    güneşimi vurdular

    denize düşerken gördüm aldırmıyordu insanlar
    bulutların arasından yuvarlandı koya
    önce burna çarptı çığlık çığlığa kayalıklar
    sonra can havliyle devrildi suya
    ah…bayram etti cümle balıklar
    ama bir gariplik var, hiç ağlamazdı kuşlar
    sahi,
    unutmuşum,
    güneşimi vurdular

    ışıktan öpücük konduruyor sahile sular
    ellerim hatırassı, güneş bulaşıığı ellerim
    abdest organlarımda hâlâ izi var
    şafağın bitmesini boşuna beklemişim
    gözlerime ne oldu, neden bir tuhaf oldular
    sahi,
    unutmuşum,
    güneşimi vurdular

    ne geceler atardım önüne, hepsini de yerdi
    ayrılığı felaket, yanımdayken burnuma tüterdi
    eyvah ki yalnız beni değil yıldızları da kırdılar
    onlarsız yapamaz, bilirim, hep koynunda yatardı
    geç oldu, hâlâ anlayamadım, saati niçin sordular?
    Sahi,
    unutmuşum,
    güneşimi vurdular

    tam alır yerinden yemiş kurşunu güneş
    melekler her ahından bir cehennem yontarlar
    güneş ki masum kadınların iffetine eş
    göklerin maksadı ne ki kırılıyor gerdanlar
    neden beni okşayan melekler uykudalar
    sahi,
    unutmuşum,
    güneşimi vurdular.

    1992-96

    Mustafa İslamoğlu