Güneş ile ilgili atasözleri ve deyimler

'Atasözleri ve Deyimler' forumunda By_TuaL tarafından 17 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. GÜNEŞ İLE İLGİLİ ATASÖZLERİ

    Güneş girmeyen eve doktor girer.
    Anlamı: Güneşin insan sağlığı açısından önemi tartışma götürmez. Güneşin girmediği yerlerde mikropların daha çabuk çoğaldığı, güneş yüzü görmeyen insanların da daha çabuk soluklaştığı bilinen gerçeklerdendir. Güneş birçok hastalığa iyi gelirken, sağlığın da baş koruyuculuğunu yapar. Görülüyor ki güneşli evde hastalık olmaz.

    Gün doğmadan neler doğar.
    Anlamı: Yüce Allah`tan başka kimse yarının ne getireceğini bilemez. Yarın birçok değişikliklere gebedir. Beklenmedik bir sırada umut verici durumlarla da karşılaşma imkânı vardır.

    Güneş balçıkla sıvanmaz.
    Anlamı: Açıkça meydana çıkmış, hemen herkesin bildiği gerçeği inkâr etmek, gizlemeye çalışmak, yalan dolanla değiştirmeye yeltenmek mümkün değildir. Buna güç yetirecek insan yoktur.

    Güneş battığı vakit küçük yıldızlar parıldar. (R. Soutbwell)

    Güneş kötüleri bile aydınlatır. (Seneca)

    GÜNEŞ İLE İLGİLİ DEYİMLER

    -Başına güneş geçmek
    Anlamı: Güneş çarpmak.

    -Güneş açmak
    Anlamı: Önündeki bulutlar dağılıp güneş görünmek.

    -Güneş almak (görmek):
    Anlamı: Güneş ışıklarının erişeceği durumda olmak.

    -Güneş banyosu
    Anlamı: Vücudun tümünü yada bir bölümünü güneş ışınlarına tutma, güneşlenme.

    -Güneş çarpmak
    Anlamı: Sıcak bir havada güneş ışınları insanı hasta etmek.

    -Güneşe karşı işemek: (kaba)
    Anlamı: Saygı gösterilmesi gereken şeylere saygısızlık göstermek.

    -Güneşin alnında (altında):
    Anlamı: Güneşin yakıcı ışınları altında.


    - (bir yer) güneş almak (görmek)
    güneş ışınlarıyla aydınlanacak durumda olmak: “O ev güneş görmüyor. Soba yanmazsa her şey nemleniyor.” -A. Ümit.

    - (birinin) üstüne güneş doğmamak
    güneş doğmadan önce kalkmak.


    - güneş batmak
    gün sonunda, güneş ufukta kaybolmak: “Akşam iyice yaklaşmış, güneş batmaya yüz tutmuştu.” -O. C. Kaygılı.

    - güneş çavmak
    hlk. güneş yayılmak, güneş doğmak.

    - güneş doğmak
    sabahleyin güneş ufuktan yükselmek.

    - güneş görmek
    güneş ışığından yararlanır durumda olmak: “Balık beslenen havuz mutlaka güneş görmelidir.” -İ. H. Baltacıoğlu.

    - güneşe karşı işemek
    kaba saygı gösterilmesi gereken şeylere saygısızlık göstermek.

    - güneşi üzerine doğdurmamak
    güneş doğmadan önce yataktan kalkmak: “Ömrübillah güneşi üzerine doğdurmamış olmakla övünüyor.” -H. Taner.

    - güneşin alnında (altında)
    güneşin yakıcı ışınları altında.

    - günlük güneşlik görünmek
    sıkıntısız, sorunsuz, huzur ortamında bulunmak.

    - ruhunda güneş açmak
    1) rahatlamak, huzura ermek; 2) sevinmek, neşelenmek, coşmak: “Saz dinleyenlerden bazılarının gözlerinde yaş olur, ruhlarında güneş açardı.” -A. Ş. Hisar.

    - üzerine bir iki güneş doğmak
    hlk. üstüne bir iki güneş doğmak.