Grip Aşısı yapılmalı mı?

'Sağlık Rehberi' forumunda Dark tarafından 3 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Grip Aşısı

    Grip aşısı inaktive (ölü) bir aşıdır ve her yıl tek doz olarak uygulanması önerilmektedir. Grip aşısı her yıl tek doz olarak uygulanması önerilen bir aşıdır. Grip aşısının her yıl tek doz olarak uygulanmasının nedeni grip virüsünün hemen her yıl genetik yapısını değiştirmesi ve farklı bir virüs olarak ortaya çıkması ve dolayısıyla grip aşılarının da aynı şekilde hemen her sene içeriğinin değişmesidir.

    Grip aşısı 8 yaş altındaki çocuklara ilk kez uygulanacağı zaman bir aya ara ile iki doz olarak önerilmektedir. Takip eden senelerde tek doz aşı uygulanması yeterli olmaktadır. 8 yaşından büyük çocuklara ve erişkinlere grip aşısı ilk kez uygulanacağı zaman da dahil olmak üzere tek doz olarak önerilmektedir. 3 yaşın altındaki çocuklara grip aşısı yarım doz olarak uygulanmalıdır ve ilk kez uygulandığında bir ay ara ile iki kez yarım doz olarak uygulanmalıdır.

    Grip aşısının etkinliği dolaşımdaki virüs tipleri ile uyuma, yaşa ve aşılanan kişinin sağlık durumuna göre değişmekle birlikte %70-90'dır. Sağlıklı erişkinlerin %90'ını hastalıktan korumaktadır. Yaşlılar ve altta yatan hastalığı olan kişilerde gribe karşı koruyuculuk oranı bir miktar azalmakla birlikte grip nedeniyle gelişebilecek komplikasyon ve ölümleri önlemekte etkindir. Yaşlılarda hastaneye yatışları %50-60, ölümleri %80 oranında azaltmaktadır.

    Grip aşısının uygulanması için en uygun zamanlar Eylül-Ekim-Kasım aylarıdır. Ancak salgınlar Mart-Nisan aylarına kadar devam edebildiği için hastalığı geçirmedikçe ve aşı bulunabildiği sürece Ocak-Şubat ayları ve sonrasında da aşı uygulanabilmektedir.

    Grip aşısından sonra kesin koruyuculuğun başlaması için en az 10-14 günlük bir süre gerekmektedir.

    Grip aşısının uygulanmasının önerildiği gruplar;
    Gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka aşılanması önerilenler:

    65 yaşından büyük kişiler
    6-23 aylık sağlıklı çocuklar
    Hamile kadınlar
    Şeker hastaları (diyabet)
    Astım hastaları
    Kronik akciğer hastaları (Bronşit vb.)

    Kronik kalp ve damar sistemi hastaları (koroner arter hastaları)

    Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı -hemoglobinopati- olanlar, kanser, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar)

    Huzurevi, bakımevi vb ortamlarda yaşayanlar
    İkincil risk grupları: Yukarıdaki risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar ve

    * 50-64 yaş arası kişiler
    * kronik tıbbi rahatsızlıkları bulunan huzur evi ve diğer kronik bakım kuruluşlarının tüm yaşlardaki sakinleri;
    * astım dahil pulmoner ve kardiyovasküler sisteme ait kronik hastalıkları bulunan erişkinler ve çocuklar;
    * bir önceki yılda (şeker hastalığı dahil) kronik metabolik hastalıklar, böbrek disfonksiyonu, hemoglobinopatiler, veya (ilaçların veya insan bağışıklık eksikliği (HIV) virusunun neden oldukları dahil) immunosupresyon nedeniyle düzenli tıbbi takip veya hospitalizasyon gerektirmiş olan erişkinler ve çocuklar;
    * Sağlık Personeli
    * Yukarıda belirtilen risk grupları ile aynı ortamda yaşayanlar
    * Huzurevi, bakımevi ve benzeri yerlerde çalışan personel

    Ayrıca

    * Sık seyahat edenler
    * Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyen kişiler (iş adamları, üretimde çalışanlar, sporcular vb)