Gözümün Nuru Namaz

'Dini Konular' forumunda Semerkand tarafından 8 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Gözümün Nuru Namaz

    Namaz günahları siler

    Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bana, (dünyanızdan) koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nuru ise namazda kılındı." [Nesâî, İşretu'n-Nisâ 1, (7, 61).]


    Kılınan her namaz temizliktir, aydınlıktır. Kalpte yanan ışıktır. Yaprakları döken güz rüzgârı gibi günahları döken bir mübarek esintidir


    Huzurdadırlar.
    Alınlarında secde izleri,
    Rükûda kıyamdadırlar.
    Tekbir, salât ve selamlarda...
    Huzurda oldukça huzurdadırlar.
    Huzur ve emniyettedir çevreleri.
    Çünkü taş toprak secde yeridir.
    Zikirdir namaz, duadır...
    Şükürdür, teslimiyettir, tevazudur...
    ?Sana geldik' demektir.
    Her ne ki bize lazım, hepsi namazdadır.
    Dünya ve ahiretten tüm nasibimiz ondadır.

    Hollandalı siyahi bir genç vardı. Çehresi temiz, yüzü nurlu, bakışı aydın, alnı pırıl pırıl. Huzur ve itimat telkin eden simasını belli belirsiz bir hüzün, kalın dudaklarını hafif bir tebessüm süslüyordu. İç alemindeki berraklık dışına aksetmiş gibiydi. Muhabbetle bağrınıza basıp kucaklamak hissine kapılıyordunuz.

    Bu gencin tam yanında oturan bir adam da en az onun kadar dikkat çekiciydi. Elli, elli beş yaşlarında, hafif kambur bu adam da yanındaki gençle aynı ten rengini taşıyordu.Fakat büyük bir fark vardı. Sanki gecelerin karanlığı bu adamın yüzüne çökmüştü. Sağa sola dönen gözleri korku filmlerindeki karanlık tipler kadar ürkütücüydü. Yüzünün her yerine sinmiş kasvet, bakanın yüreğini sıktıyor, daraltıyordu.

    Ak alınlı aydın bakışlı bu gençle daha sonra babası olduğunu öğrendiğimiz diğer adamın farkı neydi? Niye biri muhabbet saçarken diğeri kasvet dağıtıyordu? Çok geçmeden mesele anlaşılmıştı. Genç iman etmiş, müslüman olmuş, bir de tasavvufa gönül vermişti. Secde izleri bir nur olarak alnında parlıyor, kalbinden yansıyan imanın aydınlığı, Allah'ın boyasıyla boyanmış esmer çehresini nur topu haline getiriyordu.

    Babası ise henüz kabuğunu kıramamış, hidayet ufuklarına doğru bir iki adım atmışsa da gerisini getirememişti. Bir sosyologdu. Düşünen bir beyindi, ama henüz aşamadığı noktalar vardı. Konuşmaya kapalıydı. Tek açık bir noktası vardı o da hâl ve gönül dili idi.


    Yüzdeki secde nişanı

    Bu nasıl olabilir? İmanla küfür, secde ile secdesizlik nasıl olur da bu kadar dışa akseder? Her halde söz konusu aydınlıkla karanlığın "misal alemi"ne yansıyan, bir de fotoğrafı olsa gerektir.

    Allah Tealâ müminleri tarif ederken bu inceliğe dikkat çekerek şöyle buyuruyor: "Yüzlerinde secde izinden nişanları vardır." (Fetih, 29). Onları her yerde tanırsınız. Özellikle teheccüd namazına devam edenlerin yüzleri her zaman ay gibi parlar. Onların pırıl pırıl yüzlerini gördükçe içinizden ister istemez bir muhabbet, bir mehabet ve bir hürmet hissedersiniz. Hatta kılık kıyafetinden hiç belli etmediği halde yolda, otobüste karşılaştığınız bu insanlara "hocam" diye hitap edersiniz. "Yüzlerinde nimetin parıltısını tanırsın." (Mutaffifîn, 24)

    Şuurlu ve olabildiğince gafletsiz namaz kılan mümin, her yerde farklıdır. Ahirette "Bir takım yüzlerin ağardığı gün" (Âl-i İmran, 106) ışıl ışıl parlayan abdest uzuvları ve secde emareleriyle öndekilerden daha öndedir. Belki de herkese parmak ısırtırcasına "Çekilin Hz. Muhammed s.a.v.'in ümmeti geliyor" dedirtecek saffetiyle melekleri dahi imrendirecektir.


    Namaz günahları siler

    Kılınan her namaz temizliktir, aydınlıktır. Kalpte yanan ışıktır. Karanlığı yakıp yok eden bir nurdur. Yaprakları döken güz rüzgârı gibi günahları döken bir mübarek esintidir.

    Sahabilerden biri iki büklüm vaziyette Allah Rasulü s.a.v.'in huzuruna gelmişti. İşlediği günahın utancıyla sanki eriyip bitmişti. "Ya Rasulallah, mahvoldum. Gözüm bir kadına ilişti" veya "ona dokundum" diyordu.

    Onun bu kırık gönlü sanki Arş'ı titretmiş ve Cebrail Aleyhisselam'ı şu ayetle imdadına yetiştirmişti: "Gündüzün iki tarafında (sabah, öğle ve ikindi) gecenin de yakın saatlerinde (akşam ve yatsı) namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahları) giderir." (Hûd, 114)

    Hadis-i şerifte açıklandığı üzere beş vakit namaz arada işlenen günahları, Cuma namazları da kendi aralarındaki günahları temizler. Tıpkı bir nehirde günde beş defa yıkanmış gibi manevi temizlik verir. Biz de Rabbimizin rahmetinden büyük günahlarımızı da küçük günahlarımızın arasına katıp affetmesini diler ve umarız.


    Semerkand Dergisi / Mustafa Bahadıroğlu / Ekim 2006 94. sayı