Gözle İlgili Atasözleri

'Güncel Bilgiler' forumunda Violet tarafından 14 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. Göz İle İlgili Atasözleri,



    abdalın karnı doyunca gözü pabucundadır (yolda olur)
    çıkarına düşkün kimselerin arkadaşlığı işi bitinceye kadardır.

    *aç gözünü, açarlar gözünü
    yaptığın işlerde uyanık davranmazsan çok kötü durumlarla karşılaşır, gözünü dört açmak zorunda kalırsın.

    *aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır
    yoksulluk insanı öldürmez ama türlü türlü üzüntü ve sıkıntı içinde yıpratır.

    *aç tokun gözüne bakmakla doymaz
    yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.

    *açın gözü ekmek teknesinde olur
    kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir.

    *açın karnı doyar, gözü doymaz
    tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez.

    *açtı ağzını, yumdu gözünü
    öfkelenerek veya kızarak ağır sözler söyledi.

    *ağanın gözü ata tımardır
    iş sahipleri denetimlerini sürekli yaparlarsa işler yolunda gider.

    *ağanın gözü öküzü (ineği) semiz eder
    ana babalar çocuklarına, mal sahipleri de mallarına iyi bakarlarsa iyi sonuçlar alınır.

    *ağanın gözü, yiğidin sözü
    çalışanlarını gereği gibi yöneten ve çalıştıran kişi iyi bir yöneticidir, sözünün eri olan kimse de yiğittir.

    *ağaran baş, ağlayan göz gizlenmez
    belirtileri meydanda olan yaşlılık ve izleri ortada duran üzüntü ne yapılsa gizlenemez.

    *ağlar gözden, sahte sözden kendini sakın
    kendini acındıranlardan kork.

    *ağlayıp da gözden mi olayım?
    meseleyi büyütüp sıkıntıya girmek gereksiz.

    *ağrılardan göz ağrısı, her kişinin öz ağrısı
    herkesi en çok ilgilendiren kendi derdidir.

    *ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden belli olur
    bir kişinin tutum ve davranışları, o kişide birtakım eksiklikler bulunduğunu gösterir.

    *ağzını açacağına gözünü aç
    dikkatli ol, uyanık ol.

    *akıl (göz) var, izan (mantık, yakın) var
    1) herhangi bir şey bilgiye ve mantığa dayalı olarak yapılmalıdır; 2) her şey ortadadır.

    *alakargada alacağım olsun, alamazsam gözümü oysun
    borçlu olmaktansa alacaklı olmak iyi bir şeydir.

    *Allah sağ gözü (eli) sol göze (ele) muhtaç etmesin
    Tanrı kimseyi kimseye, en yakınlarına bile muhtaç etmesin.

    *arığa su gelene kadar kurbağanın gözü patlar
    yapılması geciken iyilikler, bekleyenleri sıkıntı içinde bırakır.

    *artık mal göz çıkarmaz
    ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.

    *aslan kocayınca sıçan deliği gözetir
    güçlü olduğunda ağır ve büyük işler yapan, büyük kazançlar elde eden kimse, güçten düşünce pek küçük işlerle uğraşır, azla yetinir.

    *âşığın gözü kördür
    kendisini aşka kaptıran kimse, sevgilisinin kusurlarını görmediği gibi çevresinde olup bitenlerle de ilgilenmez.

    *azıksız yola çıkanın gözü el torbasında kalır
    ileride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler.

    *bakan göze bağ (yasak) olmaz
    herkesin gözü önündeki şeye bakılması önlenemez.

    *bekâr gözü, kör gözü
    bekâr erkek, evlenme istek ve heyecanı içinde olduğundan alacağı kızın kusurlarını göremez.

    *besle kargayı, oysun gözünü
    elinde büyüttüğün kişi gün gelip sana nankörlük edebilir.

    *bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz
    bir başa bir göz ne kadar gerekli ise bir anneye bir kız da o denli gereklidir.

    *bir başa bir göz yeter
    azla yetinmek gerekir.

    *bir göz ağlarken öbür göz gülmez
    keder veya sıkıntı varken dostlar, akrabalar eğlenmemelidir.

    *caminin (mescidin) mumunu yiyen kedinin gözü kör olur
    kendisini yetiştiren kimsenin malına hıyanet eden, el uzatan kimse cezasını bulur.

    *civcivde gözün, et yemeye yüzün olsun
    kişi, karşılık beklediği işten istediğini alabilmek için gereken harcamaları yapmalıdır.

    *çuvaldız yurdusu (gözü) kadar yerden deve denli soğuk girer
    1) soğuk küçücük bir delikten bile girebilir ve rahatsızlık verebilir; 2) bazı küçük olaylar büyük olaylara yol açabilir.

    *devletli gözü perdeli olur
    zengin, işi yolunda kimse yoksulların hâlinden anlamaz.

    *dört göz bir evlat için
    anne ve babanın bütün emek ve didinmesi evlat içindir.

    *durdu durdu, turnayı gözünden vurdu
    uzun süre bekledi ancak sonunda isteğini elde etti.

    *el için ağlayan gözden olur
    başkası için yapılacak fedakârlığın bir sınırı vardır.

    *el terazi, göz mizan
    elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.

    *ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma
    insan hiçbir şeyi incelemeden, gözü kapalı biçimde almamalıdır.

    *esirgenen (sakınan) göze çöp batar
    üzerine çok düşülen şeyler genellikle kazaya veya zarara uğrar.

    *fazla mal göz çıkarmaz
    ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.

    *gece gözü, kör gözü
    geceleyin iyi iş yapılamaz.

    *göle su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar
    yapılması geciken iyilikler, bekleyenleri sıkıntı içinde bırakır.

    *gören gözün hakkı vardır
    yiyecek veya imrenilecek bir şeyi görene o şeyden vermek gerekir.

    *göz gördüğünü (ağız yediğini) ister
    kişi, her zaman gördüğü, (yemeye) alıştığı güzel şeyleri arzular.

    *göz görmeyince gönül katlanır
    yakınımızda bulunmayanların özlemine, acısına daha kolay dayanabiliriz.

    *göz görür, gönül ister (çeker)
    kişi, görmediği şeyi istemez; görüp beğendiği şeye karşı istek duyar.

    *göz görür, gönül katlanır
    kişi, sevdiği bir kimsenin uzak yere gitmesi durumunda onunla görüşmekten umudunu keser, ayrılığa katlanır.

    *göz terazi, el mizan
    elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.

    *gözden ırak olan gönülden de ırak olur
    ayrı düşenlerin arasındaki sevgi de zamanla azalır.

    *göze yasak olmaz
    bir kimseye veya nesneye bakılmasını kimse önleyemez.

    *gözlüye gizli yoktur
    görmesini bilen kişiden hiçbir şey gizlenemez.

    *gözü göz değil
    iyi insan olmadığı bakışından belli oluyor.

    anede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
    her zaman çıkar peşinde koşan kişi, tehlikelerden uzak kalamaz.

    *horoz ölür, gözü çöplükte kalır
    yaşanılmış, alışılmış, erişilmiş bir durum veya makam yitirildikten sonra, göz o durum veya makamda kalır.

    *imam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz
    bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur.

    *kaş ile göz gerisi söz
    güzellik, her şeyden önce kaş ve göz güzelliğidir, vücudun başka yerlerinin güzel olması önemli değildir.

    *keçinin uyuzu, çeşmenin gözünden su içer
    değersiz kişiler kendilerini değerli ve en güzel şeye layık görürler.

    *kel ölür, sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur
    bir kimse veya bir şey yok olduğunda değer kazanır.

    *kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur
    bir kimse veya bir şey yok olduğunda değer kazanır.

    *körler memleketinde tek gözlü kraldır
    hepsi bilgisiz olan bir çevrede azıcık bilgisi bulunan başa geçer.

    *körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz
    istenilen şey fazlasıyla elde edildi.

    *körün istediği bir göz, iki olursa ne söz
    istenilen şey fazlasıyla elde edildi.

    *körün istediği iki göz, biri ela biri boz
    istenilen şey fazlasıyla elde edildi.

    *körün yanına varırsan, sen de bir gözünü kapa
    birtakım eksiklikleri bulunan bir kimsenin yanında ona eksikliğini sezdirip onu mutsuz edecek davranışlardan kaçınılmalıdır.

    *kul kullanan, bir gözünü kör, bir kulağını sağır etmeli
    işçi çalıştıran kimse, işin aksamaması için işçinin yaptığı yanlışları her zaman görmemeli, söylediği uygunsuz sözleri işitmemelidir.

    *lodosun gözü yaşlı olur
    lodos genellikle yağmur getirir.

    *oduncunun gözü omçada
    herkes işine yarayan şeyi elde etmeye çalışır.

    *oduncunun gözü omçada, dilencinin gözü çömçede
    herkes işine yarayan şeyi elde etmeye çalışır.

    *sakınılan göze çöp batar
    üzerine çok düşülen şeyler genellikle kazaya veya zarara uğrar.

    *tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır
    kirli işler yaparak çıkar sağlayan kişi, buna elverişli olan durum sona erince sersemleşir, hiçbir iş yapamaz.

    *vardığın yer körse, sen de bir gözünü kapa
    girdiğin çevrede rahat etmek istiyorsan sana ters gelse bile çevrene uyum sağlamasın.

    *ver yiyeyim, ört uyuyayım; gözle, canım çıkmasın
    başkalarının sırtından geçinmeye alışmış kişi en hayati sorunlarının bile çözümünde kendisine hizmet edecek birini arar.