Girişimcilik Haftası İle İlgili Hikayeler

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Yasemin tarafından 2 Mart 2013 tarihinde açılan konu


  1. Girişimcilik Haftası İle İlgili Hikaye


    Girişimcilik hikayeleri Yaşanmış Başarı Hikayelerinden bazılarını paylaşıyorum sizlerle.Sizlerde eğer bu hikayeler gibi girişimcilikle ve başarı ile hikayelerinizi bizlerle paylaşabilirsiniz arkadaşlar..

    Tarlada balık yetiştiriyor

    Bir çiftçi, 8 dekarlık tarlasını gölet haline getirip, deneme amacıyla ürettiği süs balıklarının 15 binini hasat etti.

    Adana'nın Yumurtalık ilçesinde Kırmızıdam köyünde yaşayan çiftçi Mustafa Boyacı, karpuz ve pamuk gibi yöreye özgü ürünlerin üretiminden istediği geliri elde edemeyince, başka arayışlara girdiğini kaydetti.

    Yaklaşık 2 yıl önce, bu konudaki merakı ve hobisinin de etkisiyle, süs balığı yetiştirmek için araştırma yapmaya başladığını ifade eden Boyacı, ''Süs balığı yetiştiriciliği uzun zamandır ilgimi çekiyordu. Tarlamın bir kısmını gölete dönüştürdüm ve havuzlar oluşturdum. Ardından, Adana'daki akvaryumculardan 400-450 adet anaç Japon Balığı getirerek, gölete bıraktım. Yaklaşık 10 bin TL masraf ettim'' dedi.

    İlk başta acemilikten dolayı bazı sorunlar yaşadığını dile getiren Boyacı, ''Tamamen kendi çabamla üretim yapmaya çalıştığım için bazı konuları yaşayarak öğrendim. Balıklar uzun süre yumurta bırakmayınca, konuyu araştırdım. Ortamda yabancı balık ya da canlı olduğunda yumurtlamadıklarını öğrendim. Yaptığım araştırmada gölette kaplumbağa bulunduğunu ve araya başka balık türlerinin karışmış olduğunu gördüm. Onları havuzdan çıkarınca, balıklar yumurtladı'' diye konuştu.

    Çalışmaları sonunda, yavru elde ettiğini ve önceki gün hasadını gerçekleştirdiğini ifade eden Boyacı, ''Yaklaşık 15 bin adet yavru balık elde ettim. Bu balıkları, Mersin'de faaliyet gösteren bir toptancıya deneme amacıyla verdim. Ancak, balıklar yeterince kaliteli olmadığı için henüz satılıp satılmayacağı belli değil. Satılsa da ancak masrafı karşılayacak. Türkiye, Endonezya ve Singapur gibi ülkelerden yılda 1 milyar dolarlık süs balığı ithal ediyor. Hedefim üretimi kaliteli hale getirip hem çiftçiliğe göre daha yüksek gelir elde etmek, hem de ülkeme katkı sunmak. Bu konuda devletten de destek bekliyorum'' dedi.

    Balıkları alan Mersinli iş adamı Caner Özkurt ise Türkiye'de süs balıklarına karşı yoğun ve tutarlı bir talep olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

    Türkiye süs balığı ihtiyacının hemen tamamını yurt dışından karşılıyor. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın bu alanda üretim yapmak isteyen girişimcileri desteklemesi ve bu konuda somut projeler gerçekleştirmesi sektör açısından çok olumlu bir adım olacaktır.

    Renkli olan bu balık halkımız tarafından en fazla tercih edilen balık türü. Burada havuzlardan topladığımız balığı içine su doldurduğumuz büyük poşetlerle sevk ediyoruz. Balıkların yolculuk sırasında zarar görmemesi için poşetlere saf oksijen ilave ediyoruz.'
     



  2. Cevap: Girişimcilik Haftası İle İlgili Hikayeler

    Gerçek Bir başarı hikayesi Dil bilmeden Berlin’e

    Aynur Özdemir Boldaz, şöyle başlıyor anlatmaya: “1968 Tunceli doğumluyum. İlkokulu okudum ve 1987’de Almanya’ya gelin gittim. Evlenip gitmeden önce köyde doğa ile baş başa bir hayatım vardı. Vize almak için 1 ay İstanbul’da kaldım sonra da Berlin’e gittim. İnanılmaz bir kültür şoku yaşadım. Dil bilmiyordum. Anadilim Zazaca’ydı o kadar. Sosyal uyum için ‘dil öğrenmen şart’ dediler. Kurslara gittim.”

    Geçici işçi, müdür oldu

    Aynur Özdemir Boldaz, 9 aylık bir kurstan sonra biraz Almanca konuşmaya başladığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Eşim Almanya’da demiryollarında çalışıyordu. Ben tek başıma hiçbir yere gidemiyordum. Almancam biraz ilerleyince iş aradım ve hastane temizliği yapan bir şirkette yaz aylarında izne giden elemanların yerine geçici olarak girdim. Sevinçle, coşkuyla işe gidiyordum. Sabaha karşı 03.00’te kalkıp 04.00’te iş alıyordum. Aşırı sorumluluk duygusuyla çalışıyordum. Beni kalıcı işçi yaptılar. 1 yıl sonra 150 personelin vardiya kayıtlarından sorumlu yaptılar. 1 yıl sonra da müdürlük teklif ettiler. Dil geliştikçe cesaretim de artmıştı.”

    Eğitim almalıyım

    Tunceli’den ilkokul mezunu olarak gittiği Berlin’de daha büyük işler yapmak için mutlaka eğitim alması gerektiğini gören Aynur Özdemir Boldaz, Şirket yöneticilerime Ben çıkışımı istiyorum. Çünkü eğitim almam gerek’ dedim. Ardından 1 yıl farklı konularda seminerlere katıldım. 1.5 yıl da girişimcilik eğitimi aldım diyor.

    Siyasetle çevre yaptım

    Hıristiyan Demokrat Parti’ye de üye olduğunu anlatan Aynur Özdemir Boldaz, şöyle konuşuyor: “Aktif görevler alarak siyaset yapmaya başladım. Gençler sorumlusu, kadın sorumlusu oldum. Haftada 3 gün parti toplantılarına katıldım. Hıristiyan Demokrat Partiye girdim çünkü Türklere karşı önyargıları varda. Bir de üyelerinin çoğu işverendi. Onlarla da tanışmak ve çevre yapmak istiyordum. 1999 sonunda kendi şirketimi kurdum. Ben bir takı dükkanı açmak istiyordum ama Alman yetkililer beni ‘temizlik şirketi’ kurarsam daha başarılı olacağıma ikna etti.”

    Türkiye’de şirket kurdum Avrupalı müşteriler aldım
    2009 yılında da Türkiye’de şirket kurduğunu ve Forever Clean markasıyla burada da iş başı yaptığını belirten Aynur Özdemir Boldaz, şöyle konuşuyor: “Türkiye’de henüz yatırım aşamasındayız. Antalya, Bursa, Ankara, Antalya ve Adapazarı’nda işe başladık. Kız kardeşim Ankara’daki ofisimizi yönetiyor ve çok da başarılı. Almanya bana fırsat verdi ben de ona fırsat verdim. Şu anda Türkiye’deki operasyonumuzda 87 kişi çalışıyor. Müşterilerimizin yüzde 90’ı Alman ve Avrupalı. Ankara’da Avrupa Komisyonu binasını, Alman Büyükelçiliğini, İstanbul’da Alman Konsolosluğunu, TNT’yi, Vatan Bilgisayar’ı temizliyoruz. Türkiye’de 20’den fazla müşterimiz oldu. Personel eğitimlerimiz tamamlandıkça yeni müşteriler alıyoruz.”

    Kiliseleri bankaları marketleri temizliyoruz
    ALMANYA’daki şirketinin GmbH (Ltd) olduğunu ve Forever Clean markasıyla hizmet verdiğini anlatan Aynur Özdemir Boldaz, “2000 yılında Almanya’da 1 çalışanım vardı. Şimdi 105 kişi çalışıyor. Şu anda 31 engelli çalışıyor bizde. Müşteri grubumda 3 kilise de var. Berliner Volkbank’ın şubelerinin yüzde 80’ini biz temizliyor. Berlin Bauhause’u da Einstein Kaffee’leri de biz temizliyoruz. 2.5 milyon Euro da ciro yapıyoruz” diyor. Berlin’deki restoranı Zerne’de de 11 kişinin çalıştığını belirtiyor.