Geniz Eti ve Bademcik

'Sağlık Rehberi' forumunda Dark tarafından 3 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Bademcik ve Geniz Eti

    Bademcik (Tonsil) ve geniz eti (Adenoid) olarak isimlendirilen dokular lenfoid hücrelerden oluşmuştur. Lenfosit yapımında rolü vardır. Yeni doğanda anneden geçen immünglobulinler nedeniyle küçüktürler. 4-5 yaşlarda daha sık olmak üzere enfeksiyonlara bağlı olarak büyürler. İleri yaşlarda küçülme eğilimi gösterirler. Geniz etinin büyük olması burundan solunuma engel oluşturur. Ayrıca kulak ve sinüslerin boşalımını bozarak değişik boyutta problemlere yol açarlar. Bu çocuklarda işitme kayıpları, horlama, ağızdan soluma, gece öksürükleri, burun akıntıları gözlenmektedir. Kronik geniz eti iltihapları veya büyümeleri ortodontik bozukluklar, yüz gelişiminde bozukluklar ve konuşma bozukluğuna yol açabilmektedir.
    Bademcik ve geniz eti büyümeleri üst solunum yolunu daraltacak boyuta ulaştığında horlama ve apne dediğimiz uykuda nefessiz kalma gibi ciddi sorunlar başlatır. Bu durumlarda bir KBB uzmanı ile görüşülmesinde yarar vardır.
    Romatizmal ateş olarak bilinen hastalık A grubu beta hemolitik streptokoklara karşı oluşturulan antikorların yol açtığı bir komplikasyondur. Kalp kapakçıklarında bozukluklara yol açabilmektedir.

    BADEMCİKLER VE GENİZ ETİ HANGİ DURUMLARDA ALINMALIDIR?
    Bademcik ve geniz eti ameliyatları KBB kliniklerinde sık uygulanmaktadır. İlaç tedavisinden fayda görülmediğinde cerrahi olarak bunların çıkartılmasına baş vurulmaktadır. Bu ameliyata karar vermek için kullanılan iki kriter vardır.
    Kesin ve göreceli olarak ameliyatın gerekliliği belirlenir.
    Kesin ameliyatı gerektiren durumlar:
    Üst solunum yolunun bademcik ve geniz eti büyüklüğüne bağlı olarak tıkanması
    Bademcik etrafında abse (Peritonsiller abse)
    Kötü huylu tümör şüphesi
    Çene yapısını bozan geniz eti ve bademcik büyümeleri.
    Göreceli kriterlerin en başında sık tekrar eden bademcik enfeksiyonları gelmektedir. Bademcik ameliyatlarının %40'ı bu nedenle yapılmaktadır.
    Son bir yılda 7 defa veya son iki yılda yıl başına 5 'şer defa veya son üç yılda yıl başına 3 'er defa yada daha sık ateşli bademcik iltihaplanması geçirilmesi
    Difteri (Kuş palazı) mikrobu taşıyıcıları
    Kalp kapak bozukluğu olan kişiler.
    Bademcik ve geniz eti iltihaplanmasına bağlı olarak sık orta kulak iltihabı geçirilmesi.
    Bu gibi durumlarda kronik bademcik iltihaplanması olarak adlandırılır. Çözümünde cerrahi tedavisi önerilir, planlanır.


    BU AMELİYATLAR HANGİ YAŞTA YAPILIR?
    Bademcik hastalıkları çocuk yaş grubu sorunu olarak bilinmekle birlikte erişkin işinde aynı kurallar geçerlidir. Ameliyata engel oluşturacak herhangi bir ciddi sağlık problemi olmayan erişkinlerde de bademcik ameliyat uygulanmaktadır. Alt yaş sınırı zorunlu haller dışında 3-4 yaş olarak belirlenmiştir. Üst yaş sınırını belirlemek mümkün değildir. Genel olarak ileri yaşlarda bu hastalığın görülme oranı düşüktür ve çoğu zaman basit çözümler tercih edilmektedir.


    BADEMCİK AMELİYATI RİSKLİ MİDİR?
    Bademcik ameliyatları riski oldukça düşük orandadır. Ameliyat sonrası kanama oranı 5/1000 gibi düşük orandadır. Bademcik ameliyatından sonra vücudun savunma sistemi ile ilgili bir çok bilimsel çalışma yapılmış ancak net bir sonuç elde edilmemiştir. Bademcikleri alınmış insanlarda lenfositlerin bazı tiplerinin sayısında azalma gösterilmiştir. Ancak bunun klinik olarak sorun doğurduğuna rastlanılmamıştır. Bademcik ameliyatından sonra daha kolay farenjit olunduğu yolunda bir inanış vardır. Bademciği alınmış yada alınmamış insanlarda farenjit görülme oranı aynı sıklıktadır. Bademciklerin alınması farenjit olma oranını artırmamaktadır.

    RADYOFREKANS YÖNTEMİ İLE AĞRISIZ, KANAMASIZ BADEMCİK AMELİYATI

    Bademcik ameliyatları için uzun yıllar boyunca ameliyat sırasındaki kanamayı, ameliyat sonrası ağrıyı ve kanama ihtimalini azaltmaya yönelik birçok teknik denenmiştir. Denenen bazı teknikler standart cerrahiye üstünlük sağlamadığı veya ilave sorunlar çıkardığı için (laserle ağrının çok olması gibi) terkedilmiştir.

    Son yıllarda radyofrekans tıbbın birçok alanında olduğu gibi bademcik ameliyatlarında da kullanılmaya başlanmıştır.

    RADYOFREKANS NEDİR?

    Radyofrekans Cihazları; radyo dalgaları ile doku içerisinde kontrollü ısı oluşturarak işlem yapan cihazlardır. Elektrokoter gibi cihazlarda doku ısısı 400 C lere varmaktadır. Aynı işlem radyofrekansla 80 C de yapılmaktadır.Bu doku hasarını azaltmakta iyileşme süresini kısaltmakta ve ağrıyı azaltmaktadır.

    Bu sayede dokuda oluşturabilen ısı düzeyi kontrol edilmekte ve tonsillektomi(bademcik) ameliyatı için geliştirilmiş özel problarla cerrahi uygulanabilmektedir.

    Radyofrekans yöntemi ile bademcik ameliyatında ağrı son derece az olmakta, kanama riski minimale inmekte hasta çok kısa sürede normal yaşamına dönebilmektedir.